Servet Kocakaya türküleri ve “Şilele” klibi


1973 yılında Bingöl’de dünyaya gelen Servet Kocakaya, ailesinin zorunlu göçleri nedeniyle önce Antakya’da, ardından da Mersin’de yaşadı. İlköğretim yıllarını Mersin’de tamamlayan sanatçı, üniversiteyi Ankara’da okudu. “Hayatımın en önemli yılları” dediği zamanları Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde geçirdi. Uzun yıllar Ankara’da yaşayan Kocakaya, profesyonel müzik hayatına da burada başladı. Lise yıllarında göz kırptığı müziğe üniversite yıllarında ağırlık veren sanatçı, disiplinli olarak çalışmalarına devam etti.

Devamı…Servet Kocakaya türküleri ve “Şilele” klibi

Edebiyatın Doğal Biçimleri – W. Goethe

Edebiyatın sadece üç hakikî doğal biçimi vardır: Net anlatıcı, coşkun heyecanlı ve bizzat eyleyici: Nesir, nazım ve tiyatro. Bu üç yazma tarzı, bir arada veya birbirinden ayrı varlığını sürdürebilir. En küçük şiirde bunları çoğu zaman bir arada bulabilirsiniz ve üstelik işte bu en dar mekândaki birleşmeleri sayesinde en muhteşem oluşumu ortaya çıkarırlar, bütün milletlerin o en değerli baladlarında açıkça fark ettiğimiz gibi.
Eski Grek trajedisinde de bu üçünü aynı şekilde bir arada görürüz ve ancak belli bir zaman sırası içinde birbirlerinden ayrılırlar. Koro, baş kişiyi oynadığı sürece nazım üste çıkmıştır; koro daha ziyade seyirci olunca, ötekiler meydana çıkar ve nihayet, olayın bizzat ve ailecek toplandığı yerde, koro nahoş ve rahatsız edici hissedilir. Fransız trajedisinde başlangıç nesirdir, ortası dramatik ve tutkulu-coşkulu ilerleyen beşinci perdeye nazım denebilir.

Devamı…Edebiyatın Doğal Biçimleri – W. Goethe

Kültür Bakanlığı’ndan ırkçı sansür; ‘Türk kızı, Kürt çocuğa aşık olamaz!’


Hüseyin Karabey’in yönettiği, başrol oyuncusu   Ayça Damgacı’nın gerçek hikâyesinden uyarlanan   ve New York Tribeca gibi uluslararası, İstanbul Film Festivali gibi ulusal pek çok festivalden ödüller alan ‘Gitmek’ filmi, İsviçre’de iki gün önce başlayan, Türkiye’nin de konuk olduğu ‘Culturescapes-Türkei’ festivaline,  Kültür Bakanlığı’nın paralı sansürü ile engellendi. İsviçre’nin Tages Anzeiger gazetesinin haberine göre, festivale 400 bin Avro destek veren bakanlık, ‘Gitmek’ filminin çıkartılmasını talep etti. Gazeteye ‘pişmanım’ diyen festival direktörü ise bu talebi kabul etti.

Devamı…Kültür Bakanlığı’ndan ırkçı sansür; ‘Türk kızı, Kürt çocuğa aşık olamaz!’

Taraf gazetesi, birgün Tayyip’i eleştirdi bir ay maaşları ödeyemedi

Tayyiple gelen Tayyiple gider…
Taraf gazetesi, Aktütün saldırısından sonra Genelkurmay’a ağır eleştiriler yöneltmiş, komuta kademesini bu saldırıyı bildiği halde önlem almamakla suçlamıştı. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ bu yayın üzerine sert tonlu açıklamalar yaptı, “herkesi doğru yerde durmaya” davet etti.
Taraf gazetesi bu ağır eleştiri karşısında biraz daha üste çıktı, Başbuğ’a hitaben: “Tehdidi bırak, hesap ver” manşetini attı.

Devamı…Taraf gazetesi, birgün Tayyip’i eleştirdi bir ay maaşları ödeyemedi

Tanpınar Üzerine Notlar – Selahattin Hilav


Kültürlerin Çatışması ve İdeoloji (1)
Ahmet Hamdi Tanpınar, batı-doğu sorununu derinlemesine yaşayan ve düşünen bir yazar. Batı-doğu çatışması içinde, Türk toplumunun yüz elli yıldır yaşadığı bunalım, maddî-manevî değer kargaşası ve kültür kaybı, Tanpınar’ın biricik konusu. Ama işin ilgi çeken yanı, Tanpınar’ın, birçok Türk yazar ve düşünürden farklı olarak kolay bir çözüm yolunu benimsemeyişi. Tanpınar, kapitalizmin darbesi altında ufalanan geleneksel Asyavî-Osmanlı-Türk toplumunun maddî ve manveî parçalanışına, bir kültür yokluğuna mahkûm oluşuna çare ararken, yıllardır ileri sürülen ve genellikle kabul edilen ideolojik reçetelere kanmıyor.

Devamı…Tanpınar Üzerine Notlar – Selahattin Hilav

Sosyolojik eleştiri – Berna Moran


Sosyolojik eleştiri edebiyatın kendi başına var olmadığı, toplum içinde doğduğu ve toplumun bir ifadesi olduğu ilkesinden hareket eder. Yazarı, eseri ve okuru sosyal koşullar belirlediğine göre, yapılacak iş, bir bilim adamı gibi davranmak ve bu koşullar üzerine eğilerek sanatla ilgili sorunları açıklamaktır.
Sosyolojik eleştirinin başlangıcını Vico’nun La Scienza Nuova (1725) adlı kitabında bulurlar çoğu eleştiriciler. Vico kitabının bir yerinde Homeros’u psikolojik ve sosyal açıdan yorumlamaya çalışmıştı. Sonraları Almanya’da gelişmeye başlayan bu tutum Herder’de daha belirli bir hal aldı. Madame de Stael, De la Litterature consideree dans ses raports avec les instituons sociales (1800) eseriyle, sonraları, Fransa’da çok gözde bir yöntem sayılan sosyolojik yöntemi başlattı. Fakat bu yöntemi tam anlamıyla ilk defa Hippolyte Taine’in kullandığı kabul edilir.

Devamı…Sosyolojik eleştiri – Berna Moran

İki nehir arasında bir halk; Süryaniler ve Süryani Müziği

Daha önce Anadolu müzik çeşitliliğini ölümsüzleştirme çabalarında değişik müzik albümlerin geniş topluma yayılmasına öncülük eden Kalan Müzik, bu çalışmada Süryani toplumuna eğiliyor. ‘Süryaniler’ adlı kapsamlı albümde iki CD sunan Kalan Müzik, albüme Türkçe, Süryanice, Fransızca ve İngilizce basılan bir de kitapçık eklemiş. Ciddi bir çalışmanın ürünü olan ‘Süryaniler’ albümünde, Süryani dinsel müziği ilk CD’de toplanmış. 22 ezginin yer aldığı bu CD’de, değişik kiliselerde ve dinsel törenlerde söylenen ilahiler, kullanılan değişik makamlardan örnekler verilmiş. Bunlardan bazıları, ‘Dahto lo Nehte’nin sekiz makamının dışında mihrapta okunan özgün makamı ‘Kurole Allaho'(dinle), Doğuş Bayramı ilahisi Mor Yakup birinci makamı ‘Haleluya'(dinle), Elem haftasının özel duası ‘Mişiho Dephase'(dinle) ’ vb. [Aşağıdan albümden örnekler dinleyebilirsiniz)

Süryaniler, kökenleri 5000 yıl öncesine dayanan “Tarih yazan topraklar” olarak zikredilen Mezopotamya’nın, geçmişten bugüne uzanan zaman içinde pek çok kavime, topluluğa, devlete ve dine ev sahipliği yaptığını biliyoruz. İşte Süryaniler, genel hatlarıyla Fırat ve Dicle Nehirleri arasındaki bu topraklarda hayat bulan en eski köklü bir kültürün topluluklardan birisidir.

Devamı…İki nehir arasında bir halk; Süryaniler ve Süryani Müziği

Pakistanda yasaklara karşı büyüyen bir grup; Junoon, klipleri ve “Azadi” albümüyle cafrande


1990 yılında Pakistanda, gitarist ve söz yazarı Dr. Salman Ahmad tarfından Brian ve Ali Azmat’ın katılımıyla oluşturulan Junoon grubu, elektronik gitarı sufi şiirinin epik sükunetini birleştiren işlerle çalışmasına başladı. Pakistan gibi muhafazakar bir ülkede müzikal açıda başkaldırmayı denediği gibi, siyasal yönden, şarkıların, çoğunluğu resmi kurumlardan gelen baskılar,  radyo ve tv yayın yasağına karşı sansüre meydan okuyarak başarısını pekiştirdi.

Devamı…Pakistanda yasaklara karşı büyüyen bir grup; Junoon, klipleri ve “Azadi” albümüyle cafrande

Konfüçyus’tan anlamlı birkaç söz ve Konfüçyus’ü anlamak


Konfüçyus’un hayatı hakkında kesin bilgiler yok elimizde. Soylu bir aileden geldiği, önemli siyasal mevkilerde bulunduğu ve hatta adalet bakanı olduğu söylentilerden biri. Bir başka söylentiye göreyse, geçimini sağlamak için koyun çobanlığı bile yaptığıdır. Yaptığı geziler de bir tartışma konusu ama Çin’in pek çok ilini gezdiği konusunda kimsenin kuşkusu yok.

Devamı…Konfüçyus’tan anlamlı birkaç söz ve Konfüçyus’ü anlamak

Nazım Hikmet’in düşünce evrimini hızlandıran nedenler ve kadına bakış açısı


Londra Haringey City Radio’da (Londra’dan kültür ve sanat proğramı’nda) 6 hafta boyunca, Nazım Hikmet’e yönelik Nimet Sayar’in yönelttiği sorulara yanıt vermeye çalıştım. 2006 ‘nın Şubat ve Mart aylarında yapılan bu proğramlarda, her hafta 1.5 saatlik canlı yayınla tüm Dünya’ya ulaşmaya çalışmıştık. Nazım Hikmet’in yaşamı, sanatı ve mücadelelerini kaynaklara dayanarak anlatmaya çalıştım. Çok zorlanmadım, bu proğramlarda. Çünkü, Nazım geride yeterince kaynak bırakmıştı. Gerçekleri çarpıtmamak yeterli ve çok gerekliydi.

Devamı…Nazım Hikmet’in düşünce evrimini hızlandıran nedenler ve kadına bakış açısı

İnsanoğlunun ateşi 790 bin yıl önce yaktığı ortaya çıktı

İsrail’de yapılan yeni araştırma, insanoğlunun yaklaşık 790 bin yıl önce ateş yakabildiğini ve bu yetenek sayesinde Afrika’dan Avrupa’ya göç edebildiğini ortaya koydu.
İbrani Üniversitesi’nin, Ürdün nehri kıyısındaki arkeolojik bir alanda bulunan çakmak taşları üzerinde yaptığı analizler, erken medeniyetlerin ateş yakmayı öğrendikleri ve bunun bilinmeyen topraklara göç etmek için bir dönüm noktası olduğunu gösterdi.

Devamı…İnsanoğlunun ateşi 790 bin yıl önce yaktığı ortaya çıktı

Herşey Akar, Hiç Bir şey Durmaz – Alan Woods & Ted Grant

Her şey sürekli bir hareket halindedir, nötrinolardan süper-kümelere kadar. Yerin kendisi, güneşin etrafında yılda bir kez ve kendi etrafında günde bir kez dönmek suretiyle sürekli hareket halindedir. Güneş de kendi etrafında 26 günde bir kez dönmekte ve galaksimizdeki diğer yıldızlarla birlikte 230 milyon yılda galaksiyi dolaşmaktadır. Daha büyük yapıların (galaksi kümelerinin) da bir tür büyük dönme hareketi yapıyor olmaları muhtemeldir. Bu, atomların değişen hızlarla birbiri etrafında dönen molekülleri oluşturduğu atomik seviyeye varıncaya değin, maddenin bir karakteristiği olarak görünmektedir. Atomun içinde de elektronlar çekirdeğin etrafında çok büyük hızlarla dönmektedirler.

Devamı…Herşey Akar, Hiç Bir şey Durmaz – Alan Woods & Ted Grant

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den imaj düzelme ödülleri


Uzun zamndır erilmeyen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü yeniden hatırlanıp, sahiplerini belirledi. Cumhurbaşkanığı’ndan yapılan basın açıklamasına göre Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün, edebiyat dalında Yaşar Kemal’e, mimari dalında, Turgut Cansever’e, müzik dalında, Dr. Alaeddin Yavaşca’ya verilmesi kararlaştırıldı. Belli bir periyodu  olmayan Cumhurbaşkanlığı ödüllendirmelerin bu süreçte  ortaya çıkması hayra alamet sayılabilir mi?.

Devamı…Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den imaj düzelme ödülleri

Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan “Üç Maymun” sinemalarda


Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabası. Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak adınagerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle “Üç Maymun”u oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?
[filmin fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz]

Devamı…Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan “Üç Maymun” sinemalarda

Şiirsel Gerçeklik* – Paul Eluard


Ortaklıksız bir evrendir o, daha büyük bir evrene bağlı olmayan, yartıcısız bir evren, çünkü asla yalan söylemez, çünkü olacak olanı olmuş olanla asla karıştırmaz.
Bütün ozanların başkalarının yaşamlarına, ortak yaşama, alabildiğine girmiş olduklarını savunmanın hak ve görevine sahip olmalarının zamanı gelmiştir.
Evet, biliyorum, en tepede, bize bu mavalı anlatan birkaç kişi hep olmuştur, ama ne yazık ki bunlar o dedikleri yerde hiç bulunmadıklarından, orada yağmur yağdığını, gece olduğunu, soğuktan kakırdandığını bize anlatmayı becerememişlerdir; orada insanın ve onun açması yönünün anısının saklandığını da, aşağılık budalalığın

Devamı…Şiirsel Gerçeklik* – Paul Eluard