<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Gabriel Marquez&#8217;in &#8220;Yüzyıllık Yalnızlık&#8221; Eseri Üzerine &#8211; Ian Johnston yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.cafrande.org/marquezin-yuzyillik-yalnizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cafrande.org/marquezin-yuzyillik-yalnizlik/</link>
	<description>Yereli yaşa, evrensel düşün!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2017 21:36:58 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: murat		</title>
		<link>https://www.cafrande.org/marquezin-yuzyillik-yalnizlik/#comment-389400</link>

		<dc:creator><![CDATA[murat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2017 21:36:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cafrande.org/?p=54230#comment-389400</guid>

					<description><![CDATA[bu metin oldukça enteresan. içeriğinden daha çok notları yazanın, &quot;büyülü gerçekçilik&quot; akımı ve romanı kavrama konusundaki müthiş isteğine rağmen, kitaplarından alıntı yaptığı tüm yazarların romana ve akıma Avrupalı bakış açılarıyla yaklaşmalarından kaynaklı belirlemelere kapılıp habire yolundan sapması. yoldan çıktığını da farkettikçe geri dönmeye çalışıp yine yoldan çıka çıka ilerlediği bir kısırdöngüye sıkışmış. kurtuluşu azıcık da alıntıladığı azarlardan destek alarak hükümlere bağlamakta bulmuş ama kendi bile inanmadığı için kendini sakatlamış. ben biraz eğlendim. kusura bakmasın. ama marquez de okusaydı eminim eğlenirdi. yazarımız gerçeği birkaç boyutuyla aramak çabasının, alıntıladığı yazarların tek boyutlu gerçeği tarafından sekteye uğradığını farkedebileydi, Marquez&#039;in romanının gerçekliği tam da bu çok boyutluluğuyla verdiğini kolayca görüp, girdiği kısırdöngüden çıkacaktı. yazık olmuş. ama olsun, sürekli dönen kapalı bir oda içinde uçmaktan başı dönen sineğin habire duvara çarparak yalnızlığını farkettiği bir &quot;yüzyıllık yanızlık&quot; onunkisi. romanı yaşamak diye buna derim ben! ders notları yazarının bir kötü huyu da, büyülü gerçeklik akımının asyalı kökleri de olduğunu bilmiyor oluşu. keşke salman rüşdi okuyaymış, ya da marquezin açık açık referans verdiği &quot;binbir gece masalları&quot;nı. hele Aslı biçenin türkçesinden geceyarısı çocuklarını okuyabileydi, bu kadar güzel bir çevirinin ancak ruhunda büyülü gerçekliğin karıncaları dolaşan bir ahvada ait olduğunu da görebilir, büyülü gerçekliğin köklerini takip edebilirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bu metin oldukça enteresan. içeriğinden daha çok notları yazanın, &#8220;büyülü gerçekçilik&#8221; akımı ve romanı kavrama konusundaki müthiş isteğine rağmen, kitaplarından alıntı yaptığı tüm yazarların romana ve akıma Avrupalı bakış açılarıyla yaklaşmalarından kaynaklı belirlemelere kapılıp habire yolundan sapması. yoldan çıktığını da farkettikçe geri dönmeye çalışıp yine yoldan çıka çıka ilerlediği bir kısırdöngüye sıkışmış. kurtuluşu azıcık da alıntıladığı azarlardan destek alarak hükümlere bağlamakta bulmuş ama kendi bile inanmadığı için kendini sakatlamış. ben biraz eğlendim. kusura bakmasın. ama marquez de okusaydı eminim eğlenirdi. yazarımız gerçeği birkaç boyutuyla aramak çabasının, alıntıladığı yazarların tek boyutlu gerçeği tarafından sekteye uğradığını farkedebileydi, Marquez&#8217;in romanının gerçekliği tam da bu çok boyutluluğuyla verdiğini kolayca görüp, girdiği kısırdöngüden çıkacaktı. yazık olmuş. ama olsun, sürekli dönen kapalı bir oda içinde uçmaktan başı dönen sineğin habire duvara çarparak yalnızlığını farkettiği bir &#8220;yüzyıllık yanızlık&#8221; onunkisi. romanı yaşamak diye buna derim ben! ders notları yazarının bir kötü huyu da, büyülü gerçeklik akımının asyalı kökleri de olduğunu bilmiyor oluşu. keşke salman rüşdi okuyaymış, ya da marquezin açık açık referans verdiği &#8220;binbir gece masalları&#8221;nı. hele Aslı biçenin türkçesinden geceyarısı çocuklarını okuyabileydi, bu kadar güzel bir çevirinin ancak ruhunda büyülü gerçekliğin karıncaları dolaşan bir ahvada ait olduğunu da görebilir, büyülü gerçekliğin köklerini takip edebilirdi.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
