Rojin Trt Şeş’e Şeş’ti veyahut “Kim kürt olmak ister ki”


AKP’nin hiçbir yasal düzenlemeye dayanmadığı için  seçim yatırımı olarak açtığı idda edilen TRT Şeş’ten ilk istifa kanalın açılışını yapan Rojin’den geldi. Şarkıcı  Kendisine potansiyel suçlu muamelesi yapıldığını söyleyip zehir zemberek bir açıklama yaparak TRT’den ayrıldı. Rojin, ” TRT 6’da program yapma kararı benim için ne kadar zor olduysa, bu kanalda yaşadıklarımdan sonra bırakma kararını vermek de o derece kolay oldu… Bırakma sebebim asla ekonomik değildir. Asla tehdit ve yıldırmalardan değildir. Asla kapris değildir. Kendi özgür irademle verdiğim bir karardır” diyen sanatçı açıklamasını “Çok söz söylemektense az konuşmayı tercih ediyorum. Özgür olmadığım yerde kimse beni tutamaz. Sanatçı kimliğim ve duruşumla uyuşmayan bir yerde olmak istemiyorum. Girdim … gördüm… çıktım..” diyerek bitirdi.

Örneğin; kürtçe gazete ve televizyonların kapatıldığı, örneğin -geçen hafta- Yeşiller Partisi Türkiye Eş Başkanı Bilge Contepe, Kürtçe sadece spas  dediği için soruşturma açıldığını, örneğin; kanal yetkililerin Seda Sayan formatında program beklediklerini baştan belirtiklerini   hatırlayınca; Rojin’in TRT şeş’e şaşırmasına şaşırmamak elde değil. Ne diyelim beşerdir şaşar, darısı Nülüfer AKbal’ın başına. Bakarsınız oda Tayyip’in televizyonundan düşer..

ROJİN TRT ŞEŞ’TEN İSTİFA ETTİ (13.04.2009 – Radikal)

TRT Şeş’in yıldızı Rojin zehir zemberek bir açıklama yaparak TRT’den ayrıldı.

Kendisine potansiyel suçlu muamelesi yapıldığını söyleyen Rojin, “Bırakma sebebim asla ekonomik değildir. Asla tehdit ve yıldırmalardan değildir. Asla kapris değildir. Kendi özgür irademle verdigim bir karardır” dedi.

Rojin’in yaptığı açıklama şöyle: “Çok söz söylemektense az konuşmayı tercih ediyorum.

TRT 6’da program yapma kararı benim için ne kadar zor olduysa, bu kanalda yaşadıklarımdan sonra bırakma kararını vermek de o derece kolay oldu…

Hiç bir sunucu, sanatçı iyi giden programını bırakmak istemez, çok önemli sebepleri olmazsa. Hiç bir Tv’de raytingi yüksek olan programını bitirmez.

Programım sadece müzik ve eğlence programı olmadığı için ihtiyaçlarımızı doğru tespit ederek program içeriğini kendim oluşturdum. Müzik programı olsa işim çok daha kolay olacaktı. Program ağırlıkla kadınlara yönelik olarak kitap tanıtmaktan, tekerlemeye, edebiyattan şiire, kadın sorunlarından hukuki sorunlara geniş bir yelpazede hazırlandı, hazırladım.

Ancak programın ve benim üzerimdeki baskılar, o kadar yoğunlaştı ki programın içini boşaltmaya, programın kendi kendini bitirmesine çalışılıyordu adeta.

Bir sunucu düşünün ki konu ve konuktan habersiz programa girsin.

Programcının yani benim, önerdiğim hiç bir konuk kabul edilmesin; Yayında söylediğim çok şey kesilsin, her şeyine müdahale edilsin. Programa potansiyel suç, bana da potansiyel suçlu muamelesi yapılsın.

Tabii ki bu kanal Kürt sorununda tarihi sürecin getirdiği en önemli gelişmelerden, adımlardan biri idi ve her şey birden olmayacaktı, belli sınırlamalar olacağını tahmin etmek güc değildi, ama kantarın topuzu kaçıp hiçe sayılmayı da kabul edemeyecektim…

Hayatı cesaret imtihanlarıyla geçmiş bir sanatçı olarak, Türk ve Kürt halkının barış ve kardeşliği için canım pahasına bu kanalda program yapmayı kabul ettim. Yaşadığım zorlukları yakınlarım ve ben biliyoruz. Yine Kürt ve Türk halkının barış ve kardeşliği icin bu aşamada susmayı tercih ediyorum..

Bırakma sebebim asla ekonomik değildir. Asla tehdit ve yıldırmalardan değildir. Asla kapris değildir. Kendi özgür irademle verdiğim bir karardır..

Özgür olmadığım yerde kimse beni tutamaz. Sanatçı kimliğim ve duruşumla uyuşmayan bir yerde olmak istemiyorum. Girdim … gördüm… çıktım..”

Rojin, A’dan z’ye ile gerçekleştirdiği röportajda;  “Kim kürt olmak ister ki” demişti

A’dan z’yeyle yaptığı söyleşide “Kim kürt olmak ister ki” açıklamasıyla da gündeme gelen  Rojin, sabah programı ile birlikte yoğun günler geçirdiğini belirtmiş, “Kürtçe TV ile bir devrim yaptık TRT Şeş ile birlikte tabuların yıkıldığını da dile getirmişti.
“Çocukluğumdan bu yana şarkıları hem Türkçe hem Kürtçe okudum. Türkiye’de ha kürtçe şarkı okumuşşsunuz, ha monotof kokteyli atmışsınız, fark yok” dediği söyleşide; Rojin ismi yüzünden kaçak gezdiğini, dayak yediğini, tutuklandığını ve çok zor günler yaşadığını itiraf eden şarkıcı, “Çok mantıklı bir sebep olsa dersin ki, sende bunu yapmışsın ama ortada birşey yok. Sonuçta Kürtçe aşk şarkısı söyleme suçundan beraat ettim ve uzun süre yurtdışına çıkma yasağı aldım” , “Öleceğim aklıma gelirdi de Kürtçe yayın yapan bir kanalda program yapacağım aklımın ucundan geçmezdi”   diyerek mutluluğunu dile getirmişti. Bir rüyada olduğunu söyleyen sanatçı, “Hala bir sabah kalktığımda kapım çalınıp kendimi kelepçeli ne yaptınız siz diye götüreceklerini düşünüyorum” diye konuşmuştu. TRT logosu önünde yayın yaptığına inanamadığını söyleyen Rojin, “Herkes kendi kültürünü ve dilini yaşamalı, Milliyetçi değilim, her zaman Türk ve Kürt halkının kardeşliğine inandım” diyerek şarkılarını inadına Türk ve Kürtçe okuduğunun da belirtmişti.

“Anamı babamı ve doğduğum yeri kendim seçmedim, ben orada doğmuşum. Benim hiç birşeyden haberim yok. Seçme şansım olsa isterim ki dünyanın en iyi ülkesinde yaşayıp, en iyi okullarına gidip, rahat koşullarda yaşayan biri olayım. Rahat varken gidip niye çile çekeyim, kim Kürt olmak ister böylesi sıkıntı yaşamak ister” açıklamasında bulunmuştu.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
İslamcı burjuvazinin parayla intihamı ve görgüsüzlüğün her hali

Desenli tuvalet kağıtları gibi önemli bir şeyi Türkiye'ye getiren kişi olarak bilinen ve aynı zamanda "İslamcı burjuvazinin iç mimarı" olarak...

Kapat