İnternet sansürü hakkında – Cahit Burak Küçüksütçü

Süt ve ürünlerinin tanıtıldığı bir reklâm filmindeki ineğin memelerinin müstehcen olarak nitelendirilebildiği bir yerde daha nelerin müstehcenlik nedeniyle yasaklanabileceğinin; BTK, dolayısıyla hükümetin elinde olması korku vericidir. Böyle bir gücü elinde tutan hükümetin, bu kadar belirsiz sınırları olan, muhalif politik unsurları barındıran içeriklere nasıl müdahale edebileceğini de ayrıca tartışmak gerekir.
Sansür yüzyıllardır hep var oldu. Bilimde, sanatta, müzikte, gazetede, dergide ve daha birçok yerde yönetenler, şarkıda da dediği gibi “tam anlarken gerçeği sansür koydular…” Sansürün sözlük anlamı “Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin, yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim.” Bir yöneten düşünün; yasama, yürütme ve yargı onun elinde. Silahlı kuvvetler ve kolluk güçlerini denetim altına almış. Gazete, dergi, televizyon ve diğer medya organlarını yandaşlaştırmış ya da baskı altına almış. Sırada internet var.

İnternet ortamı diğer medya ya da iletişim araçları ile kıyaslandığında daha özgür bir ortam. Çoğunlukla düşüncelerinizi özgür olarak ifade edebiliyorsunuz. Üstelik bir televizyon kanalı kurmak için gerekli maliyete, internet ortamında ihtiyacınız yok.

Her ne kadar ulaşmak istediğiniz çoğu site yasaklı olsa da bu yasakları aşabiliyorsunuz. Üstelik yasakçıların, site içeriklerini tek tek yasaklayarak kontrol altına almaya çalışmaları da biraz samanlıkta iğne aramak gibi. En azından 22 Ağustos 2011 tarihine kadar.

BTK Başkanı Tayfun Acarer’in kendi ifadesiyle, “Şu anda herkes standart tarifede. Şimdi üç tane daha paket getiriliyor. Bu paketlerin de fiyatları farklı olsun deniyor. İnterneti sadece çocukların kullandığı abonelikler için belli bir filtrelemeyle hizmet verecek olan Çocuk Paketi, biraz daha geniş alanda hizmet verecek Aile Paketi ve erişime engelli sitelerin yüzde 99’ unun yurtdışı kaynaklı olması gerçeğinden hareketle Yurt İçi Paketi uygulamaya girecek.

Tarifelerin kontrolü kimin elinde?
Tarifeler ile ilgili sınırlamalar şimdi olduğu gibi o zaman da BTK’nın yani dolaylı olarak hükümetin kontrolü altında olacak. BTK, dolaylı olarak hükümet istediği zaman bu tarifeleri değiştirebilir, yasak kapsamlarını genişletebilir.

Yasakları aşma yöntemleri var mı?
Mevcut yasaklı sitelere, yasaklarının kaldırılıp ulaşılması yöntemlerinden herhangi birinin kullanımı da artık yasak olacak. Başbakan’ın bahsettiği o “YouTube’a ben giriyorum, siz de girin” artık hayal olarak kalacak. Çünkü artık bu yöntemler[1] de suç sayılacak. Eğer herhangi bir tarifeyi istemezseniz, otomatik olarak standart tarifeyi seçmiş olacaksınız. Yasakları aşmak her tarifede olduğu gibi, bu tarifede de suç sayılacak.

İnternet sansürü nasıl işler?
5651 sayılı kanun uyarınca katalog suçlar kapsamında yapılan teknik inceleme ve hukuksal değerlendirme sonucunda; bu internet sitesi (ornek.com) hakkında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın 22.08.2011 tarih ve 410.01.02.2008-123456 numaralı kararı gereğince İDARİ TEDBİR uygulanmaktadır.” Bu cümle, 12 Eylül’de Kenan Evren’ in bir konuşmasından alıntı değildir. Her ne kadar İDARİ TEDBİR tamlaması durumun ciddiyetini görmeyi zorlaştırsa da bu cümleler sıkıyönetim kararlarından biri değil.

Şimdi yasaklı, sansürlü, filtreli bu sitelerin bu uyarıyı hak edecekleri ne yapmış olabileceklerine, biraz daha yakından bakalım. Yasakların kapsamları şu 8 madde ile kontrol ediliyor:

1. İntihara yönlendirme
2. Çocukların cinsel istismarı
3. Fuhuş
4. Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanuna muhalefet.
5. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
6. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma
7. Sağlık için tehlikeli madde temini
8. Müstehcenlik

Bu maddeler arasında müstehcenliğe özellikle dikkat çekmek gerekiyor. En güncel Türkçe sözlüğe göre müstehcenlik “açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız” olarak tanımlanmış. Cezai yaptırımlar açısından kanun ise “Toplumun sahip olduğu ortak edep (ar ve haya) duygularının, edep törelerinin ihlali, incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun edep ve ahlak temizliğine alenen saldırı niteliği taşıyan hareketler, tutum ve davranışlar ve takınılan durumlar” şeklinde tanımlanmış. Edep anlayışı toplumdan topluma, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Örneğin birileri tatilde çektiği mayolu, bikinili fotoğraflarını internette yayımlamayı gayet normal görürken birileri bunu edepsiz bulabilir. Süt ve ürünlerinin tanıtıldığı bir reklâm filmindeki ineğin memelerinin müstehcen olarak nitelendirilebildiği bir yerde daha nelerin müstehcenlik nedeniyle yasaklanabileceğinin; BTK, dolayısıyla hükümetin elinde olması korku vericidir.

Böyle bir gücü elinde tutan hükümetin, bu kadar belirsiz sınırları olan, muhalif politik unsurları barındıran içeriklere nasıl müdahale edebileceğini de ayrıca tartışmak gerekir.

Dünyada internet sansürü
İnternetin dünya çapında yaygınlığı ve bazı teknik nedenler dolayısı ile internet üzerinde tam denetim kurmak neredeyse imkânsız. Buna rağmen internete girmeyi zorlaştırıcı, yasaklayıcı önlemler alan ülkeler var.

Çoğu ülkede yasaklamalar yerine cezai yaptırımlar mevcut. Özellikle herkesin hemfikir olacağı noktalarda (çocuk pornografisi, nefret söylemleri gibi) bu cezai yaptırımlar uygulanıyor. Cezai yaptırımların bazıları da mülkiyet hırsızlığı olarak görülen telif hakkı ihlalleri gibi durumlarda da gerçekleşiyor.

Bununla birlikte, okul, kütüphane, işyeri gibi bazı kamu alanlarında bilgisayarlarda filtre yazılımları ile denetim mümkün kılınabilir. Bu yöntem Türkiye dahil birçok ülkede uygulanmaktadır.

Güvenli internet gerçekten güvenli olacak mı?
Elbette hayır. Bilgisayarlara saldıran kötü amaçlı yazılımlar, virüsler, malwarelar ya da truva atları içerebilecek içerikler bu kanun kapsamı altına alınmış değil, bunu yapacak olan yine antivirüs yazılımları ya da diğer güvenlik önlemleridir.

Alan adı yasakları
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, internet servis sağlayıcılarına göndereceği yaklaşık 140 kelimelik bir liste ile bu kelimelerin alan adları olarak verilmemesini isteyecek. Komik olan şu ki bu kelimeler arasında “hayvan, nefes, yerli…” gibi kelimeler var.

15 Mayıs deklarasyonu
İnternet sansürüne karşı çıkan yüz binlerce kişinin 15 Mayıs 2011’de sokaklara dökülmesiyle, internet kullanıcılarının sansüre karşı başlattığı hareket hakkında ayrıntılı bilgi için www.sansuresansur.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Bu hareket sansüre karşı çıkanların ortak görüş ve taleplerini içeren 15 Mayıs Deklerasyon’unu yayınladı.

Dipnot:
[1] Yasaklı internet sitelerine ulaşım bazı yöntemlerle mümkün olabiliyordu. DNS ayarlarını değiştirmek, (https://www.cafrande.org/?p=10343)  tunnel benzeri siteler aracılığıyla dolaşmak ve kimlik gizleme gibi. Bu yöntemler ile kimliğinizi tamamen saklamış olmuyordunuz. Sadece yasaklı sitelere ulaşımı engelleyen protokolleri, yapay kontrolleri aşıp siteye erişebiliyordunuz, ancak; istenildiğinde kimliğiniz ve gezindiğiniz içerikler rahatlıkla tespit edilebilir. Bu içeriklerin kontrolü basit ya da zorlu yöntemlerle, elektronik postalarınızdan, kişisel yazışmalarınıza kadar her şeyin üzerinde sağlanabilir ve hatta bu zaten yapılmaktadır. Telefon konuşmalarının, toplantı odalarının dinlendiği, yatak odalarının gözetlendiği bir ülkede bunun ne kadar mümkün olduğu da ortadadır.

Cahit Burak Küçüksütçü
Sendika.org

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Şiddete Yatkın bir Canlı Olarak İnsan | İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri – Erich Fromm

"Ne var ki, insan, bir katil olduğu gerçeğiyle hayvanlardan ayrılır" Yüzyılımızın öndegelen sorunlarından biri giderek artan şiddet, yıkıcılık ve saldırganlık...

Kapat