Haluk Tolga İlhan ve “Hançere” albümü

Bilkent Üniversitesi Opera ve Şan Bölümü’nden mezun olan Haluk Tolga İlhan, kurduğu Abdal grubuyla 2011 yılında “Ervah-ı Ezelde” isimli bir albüm çıkardı. Kısa sürede sevilen albümün ardından “Çerağ-ı Aşk” ve “Hançere” albümleri raflardaki yerini aldı.

Türküleri seslendirirken opera eğitiminden yararlanan İlhan, Ruhi Su ile özdeşleştiriliyor. Haluk Tolga İlhan, halen opera sanatçısı olarak görev yapıyor.


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.
“Albüme adını veren “hançere”den biraz bahsedeyim. Hançere en genel ifadeyle “gırtlak” demek. İlk iki albümde söyleyiş ve müzikal altyapı kaygısını birlikte güderken, bu albümde sesime has olan hançereyi ortaya çıkarabileceğimiz eserler üzerine yoğunlaştık. Bir türkü düşünün; siz onu ne kadar düzenleme ile dönüştürmeye çalışırsanız çalışın, o türkünün kendi özelliği, hissi buna izin vermeyebiliyor. Sözün biçime verdiği bir şekil var ve ne yapsanız onu bir türlü aşamazsınız. Bence modernizme karşı bir direniş olarak da okunabilir hançere.”

Müzik serüveniniz ne zaman ve nasıl başladı?
Müzik ile ilkokul yıllarında tanıştım diyebilirim. Üçüncü sınıftayken “Sarı Zeybek” türküsünü söylemiştim. Bu türkü öğretmenimin dikkatini çekmişti. Babam ve annem; Pir Sultan’dan, Şah Hatayi’den, Nezahat Bayram’dan deyişler, türküler söylerdi. İkisinin de sesi çok güzeldi. Babam benim için bir bağlama yaptırdı, sonra da kursa gönderdi. Anlayacağınız müzik tutkusu aileden geliyor.
Aslen Erzurumluyum. Ailem aşıkgiller geleneğinden. Dedemin, onun babasının da sesi çok beğenilirmiş. Dedemin dedesi ise Kars dolaylarında Aşık Heyrani olarak tanınıyormuş. Bir şiir kitabı da varmış, o kitaba ulaşmaya çalışıyorum.

Türkü söylüyorusunuz ama aslında operacısınız
Evet, opera ve şan mezunuyum. Daha lise yıllarında özel bir sesim olduğunu biliyordum. Opera sanatçıları olan ikiz ablamlar (Gülay-Nuray İlhan) sayesinde Luciano Pavarotti ve Franco Corelli gibi büyük sanatçılarla tanıştım. İlk olarak Hacettepe Üniversitesi’ni kazandım ancak altı ay sonra okulu bıraktım. O dönemde İhan Şenol bana ücretsiz dersler verdi, kendisinin hakkını asla ödeyemem. 1992 yılında da yevmiyeli olarak Devlet Opera ve Balesi’ne adım attım. Burslu olarak girdiğim Bilkent Üniversitesi’nden ise 2002 yılından mezun oldum.
Opera eğitimi aldığım dönemde de halk müziği hayatımdan hiç eksik olmadı. Ruhi Su, Sümeyra Çakır, Feyzullah Çınar, Emekçi, Rahmi Saltuk, Cem Karaca, Zülfü Livaneli ve Sadık Gürbüz gibi sanatçıları da dinliyordum.

Binlerce kilometre öteden ödül almışsınız…
ABD’de yaklaşık 5.5 ay bulundum. Opera Reading Club of Hollywood yarışmasında “En İyi Tenor” ödülüne layık görüldüm.

Sendikacı bir geçmişiniz de var. Bir dönem sendika başkanlığı da yaptınız.
Evet, üç sene KESK’e bağlı Kültür Sanat Sen İstanbul Şube Başkanlığı’nı yaptım. Ancak albüm ve konser çalışmalarım nedeniyle yeniden aday olamadım.

Haluk Tolga İlhan  “Hançere” albümü

01. Keşkem Bu Ellere Gelmez Olaydın / Erzurum
02. Havalar Ayaz Gelin Hanım / Adıyaman
03. Etek Sarı Sen Etekten Sarısın / Arguvan
04. Suda Balık Yan Gider / Erzurum
05. Allı Turnam Bizim Ele Varırsan / Kırıkkale
06. Değirmen Başında Vurdular Beni / Erzurum
07. Karahisar Kalesi Yıkılır Gelir / Afyon
08. Keklik Gibi Kanadımı Süzmedim / Erzincan
09. Kul Olayım Kalem Tutan Ellere / Sivas
10. Hele Yâr Zalim Yâr / Diyarbakır

Söyleşi: 29 Ocak 2016 Cuma, Ntv

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Tomris Uyar’ın doğum günü yazısı: Kentin neresine gidersem gideyim/ Özgür saymasın beni kimse”

Çocuklar, "ölüm"ü kendilerinden çok uzak, o yüzden de atlatılabilir, handiyse oyuna getirilebilir bir dev olarak düşünüyorlar. İhtiyarlar da -çok yaşadıklarından...

Kapat