Düzeninin devamını garantileyen şey, ‘‘doğal görme’’ halidir – Fırat Devecioğlu

Yanlış Hayat Doğru Yaşanmaz (T. Adorno)

Sorunun temel kaynağı; yaşadıklarımıza doğal bir süreç kabulleniyor olmamız…

‘‘Keşke başka bir dönemde yaşasaydım’’diyenleri duymuşsunuzdur. Belki de kendinizi bunu söylerken bulmuşsunuzdur. Bu bir tür bırakıp gitme, kaçma isteği; insanın arkasına bakmadan bu devirden uzaklaşma beklentisidir… Belki de kendi zamanımızdan kaçıp, başka devirlerde var olmadüşüncesinin en yaygın olduğu çağda yaşıyoruz.
Bırakın başka bir devri, birçoğumuz çocukluğuna dönmek ve orada kalmak ister. Kendi hayatından kaçarcasına tatil planlarıyapmak, hafta sonuprogramlarında ‘’nefes’’ almaya çalışmak, çağımızın bir ritüeli olmuş durumda… Peki nedir bizi çağımızdan alıkoyup kaçma isteği uyandıran? Yaşamda duyulan hoşnutsuzluk ve yoğun iç sıkıntısı nereden kaynaklanır?

İnsandoğasının uyum sağlayamadığı bir
zamane ruhundayız.

Artan panik ataklar, çeşitli egzersizler ile rahatlamaya çalışmak, kendini güvende hissetme ihtiyacı, çaresiz kalma korkusu, çok derinde bir yerde duyulan yalnızlık,kimseye anlatılamayan garip korkular, üst üste gelen semptomlar, artan hasta sayısı, ağrı kesiciler, yatıştırıcı ilaçlar…
Bir türlü rahatlayamayan ruhlar ve içsel bir mutluluğa ulaşamayan insan, kendi tasarladığı toplumsal düzende kendini kaybetmiş durumda.
Eliyle şekillendirdiği çağa, insanın bizzat kendisinin uyum sağlayamadığı bir zamane ruhundayız. Kendini kaybeden,kendini arayan,amaçsızlık cenderesindekıvranan insan sayısındaki trajik artış, insan doğası ile şimdiki zamanın uyumsuzluğunaişaret eder.
Oysa her zaman diliminde olduğu gibi, bu çağda da toplum düzenini biz insanlar planladık.

İnsan icadı toplum düzeninin devamını garantileyen şey, ‘‘doğal görme’’ halidir.

Hayata gelmemizle birlikte karşımıza dikilen ‘‘insan tasarımı toplumsal yaşantıyı’’ doğal, kendiliğinden oluşmuş bir mekanizma gibi görmeye başlarız. İnsan icadı toplum düzeninin devamını garantileyen şey, bu ‘‘doğal görme’’halidir.
Yaşamın şimdiki şeklini, sanki her zaman böyleymiş gibi algılarız. Oysa dün farklıydı. Yarın ise belki de bambaşka olacak. Sorunun temel kaynağı; tasarım ya da insan icadı olduğunu unuttuğumuz toplumsal düzenidoğal sanmak ve yaşadıklarımızı olağan bir süreç gibikabullenmektir.
Bu nedenlegereksiz buldukları işleri yapanların sayısı katlanarak artar. Kendini ilgisiz işler peşindeve çemberin dışında hissedenler, bunu doğal sanarak, üfleye püfleye dolaşanlar, teneffüs zilinin çalmasını bekler gibi zamanın geçmesini bekleyenler…
Şimdi birileri içinden ‘‘hayatın gerçekleri’’diye geçirebilir. Oysa tüm bunlar gerçek ya da doğaldeğil. Sadece insan tasarımı bir hayat. Devamı için ‘‘hayatın gerçekleri’’demenin yeterli olduğu bir sistem…
Durumu belki de en iyi Theodor Adorno özetler:‘‘Yanlış hayat doğru yaşanmaz’’

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Mina Urgan: Necip Fazıl’ın içkisi ölçülüydü ama kumar tutkusu sınır tanımazdı

Kapat