DOSTOYEVSKİ’NİN KURŞUNA DİZİLEREK ÖLDÜRÜLMESİ EMRİ VEREN ASKERİ MAHKEME KARARI

2

Dostoyevski, 23 Nisan 1849 tarihinde devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiasıyla sekiz arkadaşı ve ağabeyi ile birlikte tutuklandı. Ölüm cezasına çarptırılan Dostoyevski, sekiz ay hapishanede yattıktan sonra diğer dokuz komplocu ile idam edilecekleri yere götürüldü.Tam kurşuna dizilmek üzerelerken af kararı çıktı. İdam cezası, dört yıl kürek ve altı yıl adî hapis cezasına dönüştürüldü. Sibirya’daki Omsk Kalesi’ne sürüldü. Suç ve ceza kavramları ile en yoğun şekilde burada tanıştı. Kürek mahkûmu olduğu süre içinde, kolları damgalandı, kafası tıraş edildi ve taş kırdı. Sara nöbetleri yüzünden birçok kere hastaneye kaldırıldı.

Sürgünde geçirdiği dört senenin ardından 1854 yılında kürek cezasından kurtularak er rütbesi ile kışla hizmetine verildi. Semipalatinsk’te zorunlu ikamete mahkûm edildi. Burada bulunan Alayın Yedinci Hat Taburunda beş yıl görev yaptı. Subaylığa kadar yükseldi. Çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren ve verem hastalığından annesini kaybeden yazar 1857 yılının Şubat ayında, veremli ve dul Mariya Dmitriyevna İsayeva ile, subay kocasının ölümünden sonra evlendi.

Dostoyevski’nin yargılandığı dava konusu ve davanın görüldüğü mahkeme kararını gösteren belge şöyledir:

ASKERİ MAHKEME HEYETİNİN FYODOR DOSTOYEVSKI DAVASINA İLİLİŞKİN KARARI

“Kasım 1849.

Askerî mahkeme, sanık Dostoyevski’yi bu yılın mart ayında Moskovalı bir asilzade olan Pleşçeyevli sanık yazar Belinski’nin yasaklı mektubunun bir kopyasını aldığı, söz konusu mektubu toplantılarda okuduğu için suçlu bulumuştur: Anılan mektubu önce sanık Durov’un evinde, sonra sanık Petraşevski’nin evinde okumuş, son olarak da kopyalarını çıkarması için mektubu sanık Mombelli’ye vermiştir. Dostoyevski, sanık Speşnev’in evinde Teğmen Grigor’yev’in ‘Asker Sohbeti’ başlıklı utanç verici eseri okunduğu sırada oradaydı.
Bu nedenledir ki askerî mahkeme müstafi teğmen-mühendis Dostoyevski’yi, din ve hükûmete karşı cürüm içinde bulunan Belinski’nin mektubunu yaydığı ve Teğmen Grigoryev’in kötü niyetli eserini rapor etmediği için suçlu bulmuş ve Askerî Yönetmenlikler Kanunu’nun Kitap 1, Bölüm V, sayfa 142, 144, 169, 170, 172, 174, 176, 177 ve 178’e uygun olarak rütbelerinden ve tüm haklarından yoksun bırakmaya ve kurşuna dizilerek idam edilmesine karar vermiştir.”

Dostoyevski’nin 28 yaşında yaşadığı ölüm cezasından kurtuluşunun ardından ‘Suç ve Ceza’da Raskolnikov’un ağzından, hissettiği duygular şöyle kaleme alıyor: 

“Nerede okumuştum, hani bir idam mahkûmu ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: ‘Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmamda gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.’ Yeter ki yaşayayım!”

Dostoyevski’nin idamdan kurtuluşunun yazınsal yansımaları – Ümit Yıldırım

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz