Diyarbakır’lı öğretmen Murat Özyaşar’ın ilk kitabına ikinci ödül

Diyarbakır’da edebiyat öğretmenliği yapan Murat Özyaşar’ın ilk kitabı “Ayna Çarpması” Yunus Nadi Öykü Ödülü’nün ardından Haldun Taner Öykü Ödülü’ne de değer görüldü. Yazar ödülünü 26 Ekim’de düzenlenecek törenle alacak.
Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Doğan Hızlan’ın başkanlığında Hasan Özkılıç, Semih Gümüş, Prof. Dr. Şara Sayın ve Demet Taner’den oluşan seçici kurulu, Murat Özyaşar’ın “Ayna Çarpması” kitabını, “anlatımındaki duruluk, özgün bir dil yaratma becerisi, atmosfer yoğunluğu” nedeniyle seçtiği bildirildi.

Diyarbakır’da bir lisede edebiyat öğretmeni olan Özyaşar, Milliyet’e verdiği söyleşide yazı tutkusunun nasıl başladığını şöyle anlatıyor:

“Lise yalnızca bir hafta dersine giren edebiyat hocası Bilal Küçük ilk derste Yahya Kemal Beyatlı’in ‘Sessiz Gemi’ şiirini anlatmaya başladı. Çok etkilendim sözcüklerin değişimden. Sözcüklerin büyüsü o gün bugündür peşimi bırakmadı.”

‘Ayna Çarpması’nda yazarın doğup büyüdüğü ve halen yaşamını sürdürdüğü Diyarbakır’ın izleri var. Şehrinin edebiyat konusundaki bereketinin Evliya Çelebi tarafından bile onaylandığını anlatıyor: “Seyahatname’sinde der ki, ‘Diyarbakır Ulu Camii’de bir cuma namazı çıkışı, herhangi birine sarılın; o sarıldığınız kişi ya yazar ya da şairdir’.” diyor.

iki  ödülü kazanması onu şaşırtmamış
“Ukalalık mı olacak bilmiyorum ama, iki ödülü de bekliyordum. Haldun Taner Öykü Ödülü haberi gelince gidip Taner’in “Onikiye Bir Var” öyküsünü okudum kimbilir kaçıncı kez…”

Kürtçe isimden utanan çocuk ve yazarın çelişkisi
Kitaptaki “Kış Bilgisi” öyküsünde annesinin Kürtçe olan Kevok adından utanan bir çocuk var. Öğretmeni “Annenizin adını yazın” deyince, çocuk aklıyla o adın Türkçesini yazıyor:  Güvercin.  Ancak yıllar sonra azap duyuyor yaptığından. Kendisi de Kürt olan Murat Özyaşar’a “Siz de böyle şeyler yaşadınız mı?” diye soruyor Milliyet’ten Zeynep Özkartal, şu karşılığı veriyor: “Birkaç öyküde topal karakteri var. Bir okur benim de topal olduğumu düşünmüştü. İnanıyorum ki, o hikâyeleri yazdıktan sonra ben de artık topalım. Ha başımdan geçmiş, ha zihnimden…” Ayna Çarpması’nda öyküler her ne kadar Kürt meselesine dokunsa da Özyaşar edebiyata siyaset karıştırmadığını(!), bunun bir tuzak olduğunu düşündüğünü belirtiyor. Çoçuğun  annesinin isminden utanmasının   siyasi sebepler sonucu olduğunu görmezden gelen Özyaşar, ezilmiş ve dışlanmışları anlattığı  ödüllü öykülerde  neden-sonuç ilişkileri açısından gerçekçilikten uzak çelişkisini -muhtemelen-  kişisel kaygıları sebebiyle  göz  ardı ediyor. Siyasetin gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu unutuyor.  Ya da en iyi ihtimalle  Zeynep Özkartal’ın duymak istediği şeyi söylüyor: “edebiyata siyaset karıştırma”.

Diyarbakır’da 1979 yılında doğan Murat Özyaşar, Ergani Anadolu Öğretmen Lisesinde yatılı okuduktan sonra Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.
Öyküleri, Varlık, Kitaplık, Adam Öykü, Notos Öykü ve İmge Öyküler dergilerinde yayımlanan Özyaşar, “Ayna Çarpması” adlı eseriyle “2009 Yunus Nadi Öykü Ödülü”ne de değer görülen kitap, geçtiğimiz yıl yayımlanmıştı.

Murat Özyaşar, bazı öğrencileriyle, adını yapıtlarında ve yaşamında “edebiyata siyaset karıştırma”‘ma çelişkisine  yer vermeyen yazarımız  Sait Faik Abasıyanık’ın “Hişt… Hişt…” adlı öyküsünden adını alan bir dergi çıkarıyor.

Share

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Yaratıcılık krizinin eşiğinde Türkiye Sineması – Zahit Atam
Bir Adam… – Sunay Akın
Kapat