CEZAEVİNDE ZİYARET – AZİZ NESİN

Eskiden cezaevlerindeki tutuklan ve hükümlüleri ziyaret, şimdikinden çok daha kolaydı. Ziyaretçiler koğuşlara kadar girerler, içerdekilerin yataklarında otururlardı.

Ziyaretçiler kapıda aranırdı ama yine de bazı dişi ziyaretçiler, aranması kendi müsaadelerine bağlı vücutlarının özel yerlerinde içeriye esrar, eroin, hatta bıçak, tabanca sokarlardı.

Bunu önlemek için ziyaretçilerle tutuktalar arasına bir metre aralık koydular. Sökmedi. Kaşla göz arasında, gardiyanı lafa tutup, atacaklarını paraşüt gibi içeri atıyorlardı.

Boydan boya ince örgülü bir tel koydular. Mahpuslar ziyaretçileri, ziyaretçiler mahpusları bu telin arkasından hayal meyal görüyorlardı.

Ceza infazcıları tedbirlerini arttırdılar. Ziyaretçi ile mahpus arasında iki tane tel perde koydular. Tel perdeler arasında da bir metre mesafe vardı. Bu iki tel arasından ziyaretçi ile mahpus birbirlerinin yüzlerini hiç seçemiyorlardı.

Eskiden yanın saat konuşurlarken, bu müddet beş dakikaya indi. Her dört ziyaretçinin arasına da bir gardiyan konuldu.

Şimdi, cezaevinin ziyaret yerini gözünüzün önüne getirin lütfen. Tepede tozlu, isli yirmi beş mumluk bir lamba ile aydınlatılan daracık, yarı karanlık bir koridor. İki tel örgüsü. Ziyaretçi ve mahpusun birbirlerinin yüzlerini seçmesi imkansız. Ziyaret beş dakikaya indirilmiş olduğundan, herkes bu beş dakikaya bütün söyleyeceklerini sıkıştırmak için bar bar bağırıyor. Bir gürültü, bir şamata…

İşte böyle bir ziyaret yerine dört mahpus gelmişti Duruş sıralarına göre, sağdan sola şöyle dizilmişlerdi. En başta, karısını, kaynanasını, baldızını öldüren bir katil. Onun yanında, hıfza çalıştırdığı on üç yaşındaki kızcağızı kirleten bir imam, üçüncüsü, hükümetin manevi şahsiyetine hakaretten yatan bir gazeteci. Gazetecinin yanında, Beykoz’da fabrikası basılan bir eroinci.

Şimdi bu mahpusların karşılarındaki ziyaretçileri sayalım. Ziyaretçiler, iki tel örgü arkasındaki mahpusların yüzlerini görmedikleri için rastgele şöyle dizilmişlerdi. Katilin karşısında, gazetecinin karısı vardı. İmamın karşısında eroincinin anası vardı. Gazetecinin karşısında katilin babası, eroincinin karşısında da imamın karısı..

Bu dört ziyaretçinin ara yerinde de gardiyan dikilmiş. Beş dakika içinde her mahpus, karşısında kendi ziyaretçisi varmış sanarak bağıra çağıra konuşmağa başladılar.

Katil — Söyle onlara. Bir gün elbet buradan çıkacağım. Onların bütün sülalesini, eşiktekini beşiktekini pırasa gibi doğramazsam bana adam demesinler.

Gazetecinin karısı (Ağlayarak)

— Bey, bey, kendine gel… Allah aşkına… Ne oldu sana? Yalvarırım sakin ol! Bak sana ne diyeceğim, sırası değil ama, söylemeğe mecburum. Kızın hayırlı bir kısmeti çıktı da…

İmam (Bağırarak) — Kısmeti mi çıktı? Allah Allah… O benim şer’an nikahımdadır.

Gazetecinin karısı (Ah vah ederek) — Ne diyorsun bey? Şimdi bir yerime inecek.

İmam — Elbette. Bu işi ben bilmem de sen mi bilirsin. Din ehli için tadadı zevcat muvafıkı şeri şeriftir. Kızı da alırım, anasını da alırım, seni de alırım!

Eroincinin anası — Tuh rezil!.. Utanmaz, namussuz. Seni doğuracağıma taş doğuraydım. Bana bu lafları söylemeğe nasıl dilin varıyor?

Gazeteci — Neden dilim varmayacakmış!.. Yoksa iktidar partisi seni de mi satın aldı. Ben fena bir şey yazmadım ki… Tenkit ettim, o kadar. Bu memlekette demokrasi yok mu? Hürriyet yok mu? Yazmayacakmışım. Yazarım. Defol!.. Şeytan görsün suratım!..

Katilin babası — Ne? Ne?.. Bunları sen bana mı söylüyorsun?.. Tuh senin kalıbına kıyafetine. Yazıklar olsun, seni bu boya bosa getirdim, beni bir de “utanmadan kovuyorsun ha… Allah belanı versin!.

Eroinci — Ulan namussuz! Allah senin belanı versin. Gözüne dizine dursun. Paraları yerken iyi mlydi orospu!..

imamın karısı — Tu tûûû!.. Sacından sakalından utan! Benim üstüme gül kokladın, bir de utanıp arlanmadan daha söyleniyorsun… Sabi sübyanı baştan çıkarmağa utanmıyor musun? Allah belanı versin!

Eroinci — Allah senin belanı versin!

Katilin babası — Rezil, alçak!

Gazeteci — Defol karşımdan diyorum, defol!..

Katil — Yerim ulan sizi!.. Namussuzlar! Topunuzu yerim.

Gardiyan — Kime?.. Kime diyorsun onu seni

(Gardiyan üst üste düdük öttürmeğe başlar.)

— Ziyaret bitti!..

Diye bağırır.

Aziz Nesin
Cezaevinde Ziyaret

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz