Cemal Süreya: Belirsizlik ağır oturdu hayatımıza. Belirsizlik bir şeyin öncesidir

Belirsizlik

— Belirsizlik ağır oturdu hayatımıza.

— Önümüz belirsiz. Türkçe sözlükte belirsizlik şöyle tanımlanıyor: Belirli olmayan, belgesiz, gayri muayyen, niteliği hakkında aydın bir bilgi edinilemeyen, müphem, meçhul… Gerçekten belirsiz bir döneme girdik. 12 Eylül’ün katı belirginliği bugün önü boş (açık değil) bir belirsizliğe yol açtı.

— Her şey belirsizleşti aslında. Bugün kesinliklerle tıkabasa, ama yarın belirsiz.

— Yapaylıklar da var…

— Evet, sözgelimi yasal çatı iyice yapaylaştı 12 Eylül’den sonra. Devlet Denetleme Kurulu’nu, hele hele Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu düşün. Bütün bir yasal çatıyı elden geçirmeden bu iki kurulun kuruluşu tam anlamıyla bir yapaylık yaratmıştır diyorum. Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu ve Gelirler Kontrolörlüğü gerçeği varken, öbür bakanlıkları denetleme yasaları varken, bu iki kurul “dış” kurullar olarak kalacak, bir işlevleri olmayacaktır.

— Tıpkı süper emeklilik kavramı gibi. Cumhuriyet hukuk sisteminde böyle bir kavramın yeri olamaz. Zaten o yüzden geri atıldı.

— Devlet Rehberi diye bir kitap yayımlanır niceden beri. Devlet kuruluşlarında doğal sayılmayacak bir parçalanma var. Temel kuruluşlar yapayların yanında çürüyüp gitmiş.

— Asıl yapaylık Demokrat Parti’nin iktidara gelişinden sonra başladı. Yasal çatı çöktü. Adnan Menderes ve arkadaşları valilik ve kaymakamlık konumunu değiştirdiler. Valiliği meslek olmaktan çıkardılar. Sıradan bir kişi, ilkokul mezunu bir kişi vali olabilir bugün. Ama kaymakam olamaz. Kaymakam olmak için Siyasal ya da Hukuk çıkışlı olmak ve kaymakamlık kursundan geçmiş olmak gerekir. Valilik için böyle bir koşul yok. Siyasal iktidarın uygun gördüğü herkes vali olabilir. Bir “baba” bile.

— Milli Güvenlik Kurulu?

— Anayasanda Milli Güvenlik Kurulu diye bir madde varsa, elbet yönetimde asker öğesi ağır basar.

— Jokey Kulüp etkinlik hayatı boyunca bir kez denetlenmiş ve bu denetleme devlet ilgililerince yarım bıraktırılmıştır. Daha önce söylediğimiz bir sözü yinelemek yanlış olmayacak burada: Bir kişi aynı anda iki ayrı yerde olamaz. Jokey Kulüp’te ise (yıllarca önce) bir saha komiseri aynı anda hem Ankara, hem İstanbul, hem İzmir hipodromlarında görünerek üst üste üç yevmiye almıştır.

— Muhasebecilik, mali müşavirlik faaliyetleri de yasal bir konuma oturtuldu son zamanlarda. Ayrıca Yeminli Mali Müşavirlik Kurumu da ülkemiz gündemine geldi.

— Muhasebeciliğin, mali müşavirliğin bir meslek olarak hukuksal konum kazanması iyi bir şey. Yeminlilik ise çok yeni bir olay bizim için. 1927’den beri her iktidar değişikliğinde gündeme gelir, sonra giderdi. Bu kez gerçekleşti. Daha önce ANAP iktidarı yeminli kurumu için Vergi Usul Yasası’na bir ek madde koyarak kendine uygun kişileri yeminli yapmak istemişti. Ancak yasanın bu ek maddesi Yüksek Mahkemece Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi.

— Nedir yeminlilik?

— Vergi kaçağına biraz hoşgörüyle bakmak. Ama bir vergi düzeni de getiriyor elbet. Bu yönüyle olumlu bir yanı da var.

(Cemal Süreya içeri girer. Elinde bir sözlük. Sesini hiç yükseltmeden şunları söyler: “Yeminli mali müşavirlik hakkını kazanmış iki yüz kişiden biriyim. Diyelim 300 kişi. Bir başvurma süresi var. Başvurmadım ben. Neden? Kişiyi yaptığı iş belirler. Kasap defteri tutarsan kasap deftercisi olursun.” Bunları der ve hemen çıkar).

— Dostları da belirler kişiyi.

— Düşmanları da.

— Otlar da.

— Taşlar da.

Belirsizlik demiştin. Belirsizliğin iyi yanları da yok mu? Hiç değilse donmuşluk lüks bir konumda değildir. Tanrı dünyayı yedi günde yaratmadan önce büyük bir belirsizlik söz konusuydu.

— Ama alınmış karar da vardı. Böyle diyebiliriz. Ya da bir karar öncesi.

— Belirsizlik bir şeyin öncesidir.

Doğurgandır belirsizlik.

7 Ocak 1990

Cemal Süreya 
Kaynak: 99 Yüz

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Italo Calvino’dan savaş üzerine bir öykü: Vicdan [Kozmokomik Öyküler]

Kapat