Aristoteles göre ideal insan tarifi; Erdemi olmayan kişinin en büyük düşmanı kendisidir

Aristoteles (İ.Ö. 384-322) antik Yunan felsefesinin akılcı yaklaşımı ve  görüşleriyle felsefe tarihine gerçekçiliğin “baba”sı ve mantığın öncüsü olarak girdi.  Yirmi yıl boyunca Platon’la onun Atina’daki Akademia’sında diyaloglarda bulunan Aristoteles, daha sonra Assos’ta (bugün Çanakkale ilinde Biraz ara vererek en güzel ve yeni Behramkale) bir Akademia kurdu. Büyük İskender’in öğretmenliğini yaptıktan sonra Atina’ya dönüşünde Akademia’nın başına getirilmeyince, kent dışında kendi okulu Lykeion’u (“lise” adı buradan gelir) kurdu. İ.Ö. 323’te, Büyük İskender’in ölümünden sonra, eski bir şiirinden dolayı dinsizlikle yargılandı. Sokrates’in akıbetine uğramamak için Khalkis’e göçüp orada öldü.
Aristoteles’ in eserlerinde sözünü ettiği İDEAL İNSAN ının özelliklerini okudukça, çevrenizde beğenilen, sayılan, örnek gösterilen kişilere ne kadar da çok benzediğini farkedeceksiniz. Demek ki ideal insan, bin yıllar geçse de, çağlar değişse de değişmiyor. İyi, güzel ve doğru, kavram olarak hep ayni kalıyor.

Kendini boşuna tehlikeye atmaz. çünkü onu kaygılandıran pek az şey vardır. ama önemli durumlarda hayatını bile seve seve verir. bazı şartlarda , yaşamanın anlamı olmadığını da bilir.

İnsanlara yardıma koşar, kendisine yardım edildiğindeyse utanır. iyilik bağışlamak bir üstünlük belirtisidir. iyilik görmekse bir alçalmadır.

Kamu gösterilerine katılmaz. sevdiği sevmediği ortadadır. insanları ve nesneleri umursamadığından dürüst davranır, açık konuşur.

Gözünde hiç bir şey fazla büyük olmadığı için, hiç bir şeye karşı da fazla hayranlık duymaz. ancak dostuna karşı alttan alır, yoksa bu tür davranış bir köle özelliğidir.

Garaz nedir bilmez, olayları unutur, yürek incitecek şeyler üstünde durmaz. konuşmak için can atmaz. övülmesi ya da yerilmesi onu ilgilendirmez.

Düşman da olsa, başkaları hakkında kötü konuşmaz , ancak o kişi kendi kendinin düşmanıysa iş değişir. ağır başlı davranır, sesi toktur, sözleri ölçülüdür; telaşlı değildir, çünkü pek az şey onu kaygılandırır; hiç bir şeye fazla önem vermediği için de hiddete kapılmaz. cırtlak ses, acele adımlar, kaygı içindeki adama yakışır.

Hayatın cilvelerini vakar ve sükünetle karşılar, az sayıdaki askerlerini büyük bir savaş stratejisi ile yöneten usta bir general gibi, içinde bulunduğu durumdan elinden geldiğince yararlanır.

En iyi dost kendisidir, yalnız kalmaktan hoşlanır, erdemi ve yeteneği olmayan kişinin en büyük düşmanı ise kendisidir, yalnızlıktan o korkar.

Aristoteles, felsefe tarihine en özgün katkısı olan metafizik için protophilosophia (“ilk felsefe”) adını kullanıyordu. Lykeion’un  son yöneticisi Rodoslu Andronikos, İ.Ö. 60 yıllarında Aristoteles’in yapıtlarını derlerken, “varlık” konusundaki görüşlerini Physike’den (Fizik) sonraki kitaba koyarak ta meta physike (“fizikten sonra gelen”) adını verdi ve “metafizik” sözcüğünün isim babası oldu.
Türkçeye çevrilen başlıca yapıtları: Fizik, Metafizik, Poetika, Retorik (İngilizceden çeviren Mehmet H. Doğan 1995), Nikomakhos’a Etik, Organon (altı kitaplık bu yapıtın bir bölümü Türkçeleştirilmiştir).
Aristoteles, felsefe tarihine en özgün katkısı olan metafizik için protophilosophia (“ilk felsefe”) adını kullanıyordu. Lykeion’un son yöneticisi Rodoslu Andronikos, İ.Ö. 60 yıllarında Aristoteles’in yapıtlarını derlerken, “varlık” konusundaki görüşlerini Physike’den (Fizik) sonraki kitaba koyarak ta meta physike (“fizikten sonra gelen”) adını verdi ve “metafizik” sözcüğünün isim babası oldu.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Caz Yeşilinden Yeşil Caza Yeni Sermayenin Sanatla İmtihanı

"Hangi coğrafyada olurlarsa olsunlar sanatsal, düşünsel üretime baktıklarında hep solu gördüler. Hep solcu yazarlar, şairler alkışlandı. Hep solcuların yazdıkları gençlere...

Kapat