AKP, TRT’yi Tarikat televizyonuna çevirdi

Usta yönetmen Halit Refiğ, önceki akşam Kanal D’de yayınlanan “Aşk-ı Memnu” ile ve 1975’te kendi yönetmenliğinde çekilen ve TRT’nin yeniden ekrana sürdüğü “Aşk-ı Memnu”yu değerlendirdi. Refiğ, “TRT, benim çektiğim dizideki öpüşme sahnelerini keserek yayınladı. Bu yobazlıktır, kültür düşmanlığıdır. Kanal D’deki “Aşk-ı Memnu”yu izleyince, gençlerin özgür çalışması içimi rahatladı” dedi.
Nebahat Çehre ve Selçuk Yöntem’in başrol oynadıkları dizi, perşembe gününün birincisi oldu. 1975 yılında ilk kez Halit Refiğ’in yönetmenliğinde çekilen “Aşk-ı Memnu” TRT’de gösterildiğinde de büyük ilgi görmüştü… TRT’nin yıllar sonra yeniden diziyi kısaltarak, üç bölüm halinde ekrana getirmesi, dizinin yönetmeni Halit Refiğ’i üzdü. Kanal D’nin günümüze uyarlanmış haliyle ekranan getirdiği “Aşk-ı Memnu” ile TRT’nin kısaltarak yayınladığı “Aşk-ı Memnu”yu değerlendiren Refiğ, “Kanal D’de yayınlanan diziyi tabii ki izledim. Ben gençlerin yaptıklarını anlamaya çalışıyorum. Ve saygı duyuyorum” dedi. Beni asıl sinirlendiren TRT’nin yaptığı kültür ayıbıdır” dedi.
Refiğ, konuşmasına şöyle devam etti: “TRT, benim yıllar önce 6 bölüm olarak çektiğim diziyi, kısaltarak, üç bölümde toplamış… Öpüşme sahnelerini falan keserek kuşa çevirmişler… TRT’de bugüne kadar bu yobaz, çağdışı ve mülteci bir zihniyet olmadı. TRT kendi klasiğini, kültür ve edebiyat tarihinin en büyük klasiklerinden olan bir esere, hunharca, canavarca yaklaştı. Geri kafalılığın ve yobazlığın bu şekli inanın beni çok üzdü. Akş-ı Memnu’ya gösterilen bu gaddarlık, tamamen kültür düşmanlığıdır. Fakat gençlerin özgür çalışmasını görünce de içim rahatladı. Kanal D’de yayınlanan Aşk-ı Memnu’yu tabii ki izledim. Bu eser, edebiyat tarihinin çok önemli bir romanıdır. Yüzyıl önce yazılan bir romanın, genç nesle bu şekilde tanıtılması ilginçtir. Umarım gençler, bu diziyi izlerken romanı okumaya heveslenirler. Şimdi ben yaşlı bir adamım… Kültür kökenlerim, yetiştiriliş tarzım çok farklı. Bugünün şartlarını anlamaya çalışıyorum. Doğal olarak gençlerle aramızda bir nesil farkı, anlayış farkı var. Bu farklılığın olması da çok doğaldır. Ben buna şaşırmıyorum. Genç kuşağın yaklaşımlarını, özgürlüğünü ilgiyle takip ediyorum…”

Kaynak: (06/09/2007 – Radikal)

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Türkiye’nin Utanç Gecesi, 6-7 Eylül Olayları belgeseli

6 Eylül 1955’te saat 13.00’de devlet radyosu Yunanistan’ın Selanik kentinde Atatürk’ün doğduğu eve bomba atıldığı haberini duyur. Bunun üzerine İstanbul...

Kapat