Sana bu satırları/ Bir sonbahar gecesinin/ Felç olmuş köşesinden yazıyorum…

0
304

Agora Meyhanesi

Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum.
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir, boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum,
Tabağımdaki her zeytin tanesine
Simsiyah bakışlarını koyuyorum*
Ve, kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum:
Burası Agora Meyhanesi
Burda yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burda saçların her teline
Bir galon içilir
Sen, bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir.
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası.
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde
Kahreden bir hafiflik.
Bu akşam
Umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil.
Bu da bir nevi namuslu serserilik.
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raksettiği,
Gönlümde bütün dertlerin
Hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu…
Birazdan plaklarda şarkılar susar,
Kadehler boşalır,
Umutlar tükenir
Mezeler biter
Biraz sonra
Bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne,
Birazdan bu yağmur da diner.
Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boşver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Herşeyden habersiz onu da yıkar;
Sen mes’ut ol yeter ki
Ben olmasam ne çıkar.
Dedim ya:
Burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere
Meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi,
Burası kan tüküren
Mes’ut insanların dünyası…

Şiir: Onur Şenli

Agora Meyhanesi’nin hikayesi

Günümüzde İstanbul’un en meşhur meyhanelerinden biri olan Agora Meyhanesi, ismiyle, şarkısıyla, kurucusuyla, müdavimleriyle, sanatçılarıyla birçok hikâyeyi barındırmaktadır. Meyhanenin tarihine yönelik yaygın bir anlatı vardır. Buna göre yüzyıllardır denizcilikle uğraşan Dulidis ailesinin genç üyesi Asteri, Rum bir kaptandır. Teknesiyle mal götürmeye hazırlandığı bir gün, Şirket-i Hayriye, yani bugünkü Şehir Hatları vapurundan inen Eleni’ye âşık olur. Bir bankerin kızı olan Eleni, denizci yolu gözlemek İstemediği için ancak karaya demir atması şartıyla Asteri ile evlenmeyi kabul eder. Aşkı uğruna denizlerden vazgeçen Rum kaptan Asteri, 1890’da Balat Çarşısı’nda açtığı meyhaneye Rumca “meydan” anlamına gelen Agora İsmini verir.

Civarda ucuz şarapları ve masa işlevi gören bira fıçıları İle bilinen meyhane, asıl ününü yıllar sonra ortaya çıkan bir şiirle kazanmıştır. Bir döneme damgasını vuran “Agora Meyhanesi” şiirinin şairi Onur Senli, bir gün İzmir’de bir aile dostlarının evinde hicaz makamında bir şarkı söyler. Bunun üzerine misafir oldukları evin kızlarından biri, Onur Şenli’nin gözlerinin içine bakarak bir tango okur. Onur Senli, kadına âşık olmuştur. Ancak Onur Şenli’ye âşık olan başka bir kadın daha vardır. Bunun üzerine İzmir’de tanıştığı kadın bîr daha onunla görüşmez. Sevdiği kadına mektup yazarak hislerini satırlara döken Onur, yazısına “Sana bu satırları bir sonbahar gecesinin felç olmuş köşesinden yazıyorum.” cümlesiyle başlar. Sonra dönüp okuduğunda yazdıklarının bir mektup değil, şiir olduğunu düşünür.

İlk olarak Neşter isimli dergide yayınlanan şiir, beğenilmesi üzerine birçok dergi tarafından basılır. Yıllar sonra, 1968’de Onur Şenli, şarkının bestelenip Gönül Yazar tarafından okunduğunu, kendi isminin hiç geçmediğini, hatta söz yazarı olarak oyuncu Suphi Kaner’in isminin yazıldığını öğrenir. Bunun üzerine açtığı dava sonucunda Gönül Yazar’dan yüklü miktarda tazminat alır. İzmir’in Agora semtindeki meyhanelerden esinlenen Onur Şenli, şiirinde hayali bir meyhaneden söz etmektedir. Fakat yıllar sonra, İstanbul’da Agora isminde bir meyhane olduğunu bir taksi şoföründen duyar. Merakla gittiği meyhaneyi gördüğünde şiirinde tasvir ettiği mekâna benzediğini görüp hayret eder. Çünkü meyhanenin eski tabelasının üzerinde 1890 yılı yazılıdır.

1890’da Rum kaptan Asteri’nin açtığı Agora Meyhanesi şiiri İle meyhanenin tesadüfi bir İsim benzerliği dışında ilişkisi bulunmuyorsa da, özellikle 1970’li yıllarda bu şarkının meşhur özellikle 1970’li yıllarda bu şarkının meşhur olmasıyla birlikte İnsanlar bu meyhaneye akın etti. Burada filmler çekildi. Tanınmış simalar bu meyhanenin kapısını aşındırdı. Müzeyyen Senar, Zeki Müren gibi dönemin güçlü sesleri bu meyhanede şarkı söyledi. Kurulan sofralarda Ayhan Işık, Sadri Alışık, Türkan Şoray gibi ünlü isimler ağırlandı. Şair Onur Senli İse geride birçok şiir ve şarkı sözü bırakarak 2017 yılında hayata veda etti.

Meşhur Agora Meyhanesi ‘6-7 Eylül Olayları’nda alevlere yenik düştü. Meyhanenin o dönem işletmecisi olan Hristo Dulidis meyhaneyi ayakta tutmak İçin uzun süre çabalasa da, 1994’te Yunanistan’a taşınmak zorunda kaldı. Ortak işletmeciler tarafından Agora Meyhanesi 2014 yılında 1890’daki ismiyle tekrar hizmete açıldı.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz