Tag Archives: Evlilik Üzerine

Kafka’nın Sosyalist Sevgilisi Milena Jesenka’nın Evlilik Üzerine Düşünceleri: Yuvadaki Şeytan

MilenaHerkesin, kendi içinde kendine özgü bir dünyası vardır; o dünya ne kadar kendine özgü ise o kadar tamdır; yetileri ve yetenekleri sayıca ne kadar az ise, onlara o kadar derin ve gerçek anlamda sahiptir; ve şayet tek bir yeteneği varsa, o yeteneği herkes tarafından makbul ve değerli sayılır. Ve, sarışın olan birisinden haftada iki gün esmer olmasını istemeyeceğimiz gibi, aynı şekilde boş kafalı bir ukaladan shimmy dansını sevmesini, bir aptaldan Kierkegaard’ı anlamasını, bir ressamdan matematik ile ilgilenmesini, melankolik bir kimseden şansonetlere katılmasını, yalnız yaşayan birinden gece toplantılarını tertiplemesini de isteyemeyiz.

Friedrich Engels: “Modern tek-eşli-aile, kadının açık ya da gizli ev-köleliği üzerine kurulmuştur”

friedrich engelsBurjuva evlenmesi günümüzde iki türlüdür. Katolik ülkelerde, önceleri olduğu gibi, ana-baba, genç burjuva oğula uygun bir kardın bulur, ve bunun sonucu, doğal olarak, tekeşliliğin (Monogamie) içerdiği çelişkilerin en tam gelişmesidir: koca yönünden şehvetli hetaerismus ve kadın yönünden şehvetli zina. Katolik kilisesi, gerçekte, ölüme olduğu gibi, zinaya da çare bulunmadığına inandığı için, yalnız bunun için, boşanmayı yasaklamıştır.
Buna karşılık protestan ülkelerde, burjuva oğula kendi sınıfından bir kadını az çok özgürce seçmeye izin verilmesi kuraldır;

Halil Cibran: “Evet, suç işleyen kimse çoğu kez yaraladığının kurbanıdır!”

Halil CibranRuhumu yedi kez aşağıladım

İlki, onu yükseklere ulaşmaktan kaçındığını gördüğüm zamandı. İkincisi onu topalın önünde topallarken gördüğüm zamandı.  Üçüncüsü kolayla zor arasında seçim yapması gerekip de, kolayı seçtiği zamandı. Dördüncüsü bir yanlış yaptığı ve kendini başkalarının yanlışlarıyla avuttuğu zamandı, Beşincisi güçsüzlüğe sabrettiği ve sabrını güce yorduğu zamandı. Altıncısı bir yüzün çirkinliğini hor gördüğü ve onun aslında kendi maskelerinden biri olduğunu anlamadığı zamandı ve yedincisi bir övgü şarkısı söyleyip de, bunun bir erdem olduğunu sandığı zamandı.*