Ahmet Hamdi Tanpınar: Yani toprak kısır, insan görgüsüz ve ufuksuzdur…

Tanpınar’ın 1950 yılında aşağıdaki 4 soruya verdiği cevaplar: 
1 — Köyün kültürümüz, iktisadiyatımız ve iç siyasetimiz bakımından ehemmiyeti nedir?
2 — Köy sizce eğitim yoluyla mı, yoksa başka bir yolla mı kalkındırılabilir?
3 — Köy Enstitüleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
4 — Aydınlar ve üniversiteliler köye ne şekilde yararlı olabilirler?

devamını oku>

Franz Kafka: “Kendi yaşantılarıma dayanarak yaşadığıma inandığım bir an olmadı hiç…”

“Ancak, benim mutsuzluğum sallanıp duran bir mutsuzluktur; sivri bir uçta sallanıp duran bir mutsuzluk; dokunulmayagörsün, dokunanın üzerine yıkılır hemen…”

devamını oku>

Denemeler: Nesnelerin Değişkenliği Üstüne – Francis Bacon

Süleyman: “Güneş altında yeni bir şey yoktur,” der.1 Platon’un, “bilgi bir anımsamadan başka bir şey değildir” demesi gibi,2 Süleyman da her yeniliğin ancak bir unutma olduğu sonucuna varır. Bundan da Lethe 3 ırmağının yeraltında olduğu gibi, yeryüzünde de aktığı çıkar ortaya.

devamını oku>

‘Ağlayan Çayır’ Film müziği ve Eleni Karaindrou: ‘Gerçek anlam kelimelerin içindedir’

eleni-karaindrouEleni Karaindrou (Ελένη Καραΐνδρου) Yunanistan’da Teichio adında bir köyde dünyaya geldi. Atina’da büyüdü. Hellenikon odion’da piyano ve teori eğitimi aldı.

devamını oku>

Can Yücel ile Sanat ve Hayat Üzerine Bir Söyleşi – Murat Belge (1975)

Brecht’in bir şiiri geliyor aklıma. Brecht direksiyon dersi alıyor. Beş on dersten sonra gene denemeye çıktıklarında, Brecht kendine göre kusursuzca arabayı sürüyor. Durduklarında öğretmen “gene olmadı,” diyor. Brecht nedenini soruyor, öğretmen de “Sen sade ileriyi gözlüyorsun,

devamını oku>

Sait Faik Abasıyanık: İnsan yıldırımla vurulmuş gibi âşık olmalı…

Bir zamanlar deli gibi âşıktım. Bana hak verin! İnsan ona, nasıl âşık olmazdı? . Denizaşırı bir köyde otururdum. Her akşam beraber dönerdik. Ne yalan söyleyeyim, benim aşkım tuhaftır. Halbuki, böyle olmamalıdır, insan yıldırımla vurulmuş gibi âşık olmalı, sonra muvaffak olmak için bir şeyler icat etmelidir.

devamını oku>

Edebiyat Yazıları: Vekil Olarak Sanatçı – Theodor W. Adorno

Üretim bir kutuplaşmayla tehdit ediyor bizi: bir yanda ebedi değerlerin steril idarecileri ile öte yanda insanın bazen nerdeyse “acaba hiçlikle karşılaşma deneyimi olarak toplama kampları da bunlar için pekâlâ uygun mudur” diye …

devamını oku>

Mina Urgan: Necip Fazıl’ın dinle ilgisi yokken nasıl dindar değil, dinci oluverdi?

Necip Fazıl, -soyadı olarak- “Urgan’ı seç” dedi.”Urgan da ne demek?” diye sorduğumda, Anadolu’da ip anlamına geldiğini açıkladı ve kahkahalar atarak, “solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için, bu soyadı sana ayrıca uygun” diye ekledi.

devamını oku>