Nilgün Marmara: Burada daha ne kadar öleceğim?

Nilgün MarmaraYeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?
Ben size alışamam. Tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması. Tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yok oluşu. Ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada. Öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere, hiç karşılıksız…
Ağlıyorduk. Ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle düşünüyordum size dokunurken. Siz bu ıslaklığı tanıyordunuz, düşümde böyle düşünüyordunuz.

Nasıl biliyorduk, nasıl? Her ışıltı anının acı yükünü, ülkemizin sonsuzca yumuşayarak kuraklıktan kurtulduğunu; bu gözyaşlarının susulmuş her çığlık, beklenmiş her sevinç için bu kadar akıcı, saran ve parlak…

Wet: Sorrow
Delilik sevgilim, bir sözcük üzerine kurulmuyor, varolanı dürtüyor, eşeliyor, o bölgede yer ediniyor. Bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla uyanıyorum, bundan böyle, nereye baktığı bilinmeyen gözlerinizle her karşılaştığımda katlanacak bir acıyla.

Onu sürükleyeceğim. Sürükleyeceğim ki, açığa çıkarılamayacak, tanımlanabilir gün ve gecelere maledilemeyecek bir sevi karabasanından aldığım pay, saygısını bulsun içkin dünyasında belirsiz Ben’in.
Yaslı yüreğimin utangaç itirafı: “Sizi Sevmekte Ölüyorum”

Mart, 1982
Metinler
Nilgün Marmara

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Son Yıllarda Alınıp Satılan Dünyanın En Pahalı 15 Tablosu

Kapat