Cumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcusu; Safiye Ayla ve şarkıları


Cumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcusu olan Safiye Ayla, İstanbul’da dünyaya geldi.  Henüz doğmadan babasını 13 yaşında ise annesini kaybetmesi sebebiyle yetimler yurdu’na (darüleytamı) verildi.  Bursa kız Muallim Mektebi’ni bitirdi. Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Sesinin güzel olduğu farkedilince önce besteci rebabi Mustafa Sunar’dan, Sonar Yesari, Asım Arsoy, Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Udi Nevras, Mesut Cemil ve  Refik Fersan gibi sanatçılardan yararlandı.
İlk kez 1931’de, Darüttalim-i Musiki Heyeti’nin konserlerinde sahneye çıktı. İstanbul, Ankara radyoları ile İstanbul Konservatuarı İcra Heyeti’nde çalıştı. Uzun yılar gazinolarda şarkı söyledi.  Pek çok plak doldurarak sesini geniş dinleyici kitlelerine duyurabilen kadın okuyucuların en ünlüsü oldu Safiye Ayla.

Atatürk’ün dinlemekten çok hoşlandığı S. Ayla’ya yapılan toplantılarda sık sık sevdiği şarkıları söyletip, özel solo konserler verdirdiği bilinir. Ayrıca  çok sevmesine ve ilgilenmesine rağmen Safiye Ayla’yı çirkin bulduğu için  perde arkasında dinlediği ve “Eğer şu kıza gösterdiğim alakayı başka bir kadına gösterseydim benden türkiye’nin yarısını isterdi.” dediği rivayet edilir.

Kendinden önceki ve kendi dönemindeki öbür kadın okuyucularınkinden ayrı, kendine özgü bir okuyuş tarzı oaln sanatçı, okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu tavrın belirgin bir özeliğidir.  Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün,  aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla şarkılar seslendirdi.  Zamanın gözde şarkıları kadar, Rumeli Türküleriyle klasik örnekleri de seslendiren sanatçı geniş bir dinleyici kesimince çok sevilmiş, beğenilmiştir.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Yalçın Hoca sitkomda, Doğu Perinçek korku ve dramda başarılıdır – Kaan Arslanoğlu

Yalçın Hoca yine ekranlarda. Çığlıklar atıyor, sonra fısıldıyor, birden ellerini şaklatıp sıçrıyor, soyutlamada soyutlamaya atlıyor, yanlışları da doğruları kadar üstümüze...

Kapat