Category Archives: Güncel Hayat ve Siyaset

Ahmet İnsel: Demek ki iyice korkmaya başladılar!

Ahmet İnselAdana’da ve Mersin’de HDP lokallerinde aynı anda patlamak üzere kurulmuş bomba düzeneğini kargo ile yollamak, çiçek sepeti içine yerleştirip, kapı önüne bırakmak ancak son derece profesyonel bir yapının işi olabilir. Bu ikili eylemin arkasında, şimdilik? büyük bir katliam yapmak değil, HDP’yi şiddetle anılır bir parti haline getirme amacı güdüldüğünü gösteren birçok işaret var. Bombaların en azından birinin ses bombası olması gibi. Kapalı yerde patlamalarının ölüme veya ağır yaralanmaya neden olma ihtimali olsa da esas amaç belli ki Mersin ve Adana’da ve başka yerlerde HDP sempatizanlarının bir öfke patlaması içinde sokağa dökülmeleri. Üstelik tam da Adana’da ve Mersin’de. Yani Türk derin devletinin yıllardır iç savaşın başlama işaretinin verileceği yer olarak yığınak yaptığı iki ilde! 

Ahmet Nesin: Kenan Evren’in koyduğu barajı aşmak, faşizmi yıkmak gerek!

Ahmet NesinKenan Evren Bize Bülent Ecevit Mirasıdır!..

Malatya Kitap Fuarı’ndayım, akşam yorgun yorgun odama gelmişim, biraz internete girip haberlere bakacağım ve uzanıp dinleneceğim. Size son dönemimi anlatırsam ruh ve beden halimi daha iyi anlarsınız. İzmir fuarını bitirip 3 gün Istanbul’da kaldım, Mersin fuarına gittim ve 2 gün kaldıktan sonra Malatya’ya geldim. Bu akşam buradaki kitapları toplayıp Diyarbakır fuarına gideceğim ve onun bittiği gece Diyarbakır’dan Samsun’a kitap fuarına uçmam gerekiyor. Bunların arasında yazı da yazıyorum, yazmam için en az 2 saat haberlere bakmam gerekiyor. Bir de 67 yılında tanıdığım Zeki Alasya’nın ölüm haberi üstüne tuz biber haberi ekti. Anlayacağınız yorgunluktan kastım bu.

Toplumsal Kurtuluş Dergisi’nin Musa Anter Söyleşi: “Hiçbir ulusa kinim veya düşmanlığım yoktur”

Musa Anter1917’den bugüne kadar dünyadaki tüm sömürge ulusları ancak ve ancak sosyalizm sayesinde kurtulmuşlar. Ekim devriminden bugüne kadar dünyada yüz devlet kurulmuşsa ezilen ve sömürüden kurtulan uluslardan bahsediyorum sosyalizm sayesindedir. Tek bir istisna var. O da israil. Bu gün de ABD emperyalistlerinin hegomonyasındadır. Haliyle ancak Türkiye’de sosyalizm ile, sosyalist iktidar işbaşına gelirse Kürtlerin insani haklarını elde edeceğine inanıyorum. Onun için o zamanın Kürt aydınlan TİP’te toplandılar. Her yerde ve defalarca söyledik, Kürtler Türkiye’yi bölmek istemiyorlar. Ancak beraber, insanca, kendi kimliğimizle yaşamak istiyoruz. Sağcıların ve onların ahmak bürokratlarının “Türkiye’de Kürt yoktur, Türkler dağlarda kara basınca kartkurt diye ses çıkardığı için dağdaki Türklere Kürt denilmiştir” ve benzeri gülünç laflarla Türkiye’de birlik ve beraberlik kurulamaz. “Kürt yoktur, Türkiye Türklerindir, Ne mutlu Türküm diyene” vb. şoven, mantıksız sözlerle bir yere varılamaz, işte 70 yıldır bu kafayla, bu laflarla gittik, buraya vardık.

Fikret Başkaya: İnsanları ölüm yolculuğuna zorlayan şey yoksulluk ve savaş, sorumlusu ise Batı Avrupa ve ABD

Fikret Başkaya (1)“Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok”
Başlık, Alman yazar Eric Maria Remarque’ın 1929 yılında yayınlanan ve 1933 de Naziler tarafından yakılan kitabının adı. O başlık, ilerleyen dönemde şeylerin, olayların ve süreçlerin sürekliliğini ima eden bir deyim haline geldi. Afrika’dan Avrupa’ya geçmeye çalışırken, Akdeniz’de boğulup ölen yoksullarla ilgili haberler ve görüntüler, bana o romanı hatırlattı. Nitekim sadece geçtiğimiz hafta içinde 1100 göçmenin sulara gömüldüğü bildiriliyordu. 2014 yılında Akdeniz’i geçmeye çalışan 170 bin göçmenin 3 300’ü boğulup öldü. Uluslararası Göçmen Ofisi, o maceraya katılacak göçmen sayısının 2015 yılında 500 bine ulaşacağını bildiriyordu…
İnsanları o ölüm yolculuğuna çıkmaya zorlayan şey yoksulluk, savaş ve terör. Ve bu durumun sorumlusu da Batı Avrupa ve ABD, daha doğrusu kolonyalist, emperyalist, kapitalist ülkeler… O ölümlerin gerçek failleri beş yüz yıldır dünyanın geri kalanının yaşam kaynaklarını sömüren, yağmalayan, talan eden, halklara soykırım uygulayan “uygar dünya” denilip, yere göğe konulmayanlar!

Fikret Başkaya ile Korkut Boratav söyleşisi: “Devlet mafyalaşınca, normal yöntemlerle ekonomik incelemeler imkânsız olur”

Korkut BoratavFikret Başkaya: 1979’da Amerikan Merkez Bankası ( FED) faiz oranlarını yükseltti. Faiz operasyonu Üçüncü Dünya ülkelerinde deprem etkisi yaptı ve borç krizi patlak verdi. ” Borç Krizi Üzerine Bir Deneme” adlı kitabı o vesileyle yazmıştım. Faizlerin yükseltilmesi, sadece borçlu yoksul ülkelerin yağma ve talanını derinleştirmekle ve Batı bankalarının kasalarını doldurmakla da kalmadı, borç krizi bahane edilerek söz konusu ülkelere neoliberal “istikrar” ve ” yapısal uyum programlarını” dayatmanın da vesilesi yapıldı. Aslında “istikrar” ve “yapısal uyum” denilen, Üçüncü Dünya ülkelerinin emekçi sınıfları için tam bir yıkım demeye geliyordu. Bir çok ülkede IMF ayaklanmaları oldu ve yüzlerce emekçi hayatını kaybetti… 1980 sonrası tarihte eşine az rastlanır bir sömürü, yağma ve talan demekti.

Erich Remarque: “Çocuklar!” diyorum, Ne öğreteyim sizlere? “Evlerinize gidin. Bugün okul yok.”

RemarqueSabah oluyor. Sınıfıma gidiyorum. Ellerini kavuşturmuş küçükler sıralarına oturmuşlar. İri iri gözlerinde çocukluk yıllarının o ürkek şaşkınlığı henüz duruyor. Bana öyle güvenle ve inanarak bakıyorlar ki! Kalbim tıkanacakmış gibi oluyor birden.

Ne öğreteyim sizlere? Yirmi yaşında içinizin boşalıp kavruk kalacağınızı, gelişmenizin en verimli çağında mahvolacağınızı ve acımasızca sıra malı olmaya zorlanacağınızı mı söyleyeyim?

İnsanlar Tanrı ve insanlık adına zehirli gaz, demir, barut ve ateşle birbirlerini boğazladıkça bütün öğrenim ve kültürün, bütün bilimlerin acı bir alaydan başka bir şey olmadığını mı anlatayım? Sizlere, bütün bu korkunç yıllarda temiz kalmış küçük yaratıklara ne öğretebilirim ben?