Category Archives: Güncel Hayat ve Siyaset

İçimizdeki İrlandalı ve Linç Kültürü – Erol Anar

erol anarBizzat dőnemin bașbakanı Adnan Menderes tarafından devlet tarafından organize edilen 6-7 Eylül 1955 olaylarında da bu esnaf tetikçi olarak -bașka yerlerden tașınan insanlar gibi- kullanılmıștır. Aynı yerde esnaflık yapan gayrımüslim dükkân sahibinin dükkânına yağmacı, zorba, acımasız bir hınçla giren esnaf da iște bunlardandı. Anadolu’nun iç kentlerinde, basın açıklaması yapan őğrencilere (Fașistlerin de kıșkırtmasıyla) saldırıp onları linç etmeye çalıșanlar da bu esnaf kesimine aittir. Kürtlere, Ermenilere, Alevilere, Romanlara, laiklere, çağdaș düșünen insanlara, gay ve lezbiyenlere, ateistlere, sosyalist ve anarșistlere, kısaca farklı olanlara tahammülsüzdür bu prototip, tıpkı kutsal devleti gibi.

‘Kriz gelir, AKP gider’ mi? – Korkut Boratav

korkut boratav7 Haziran seçimleriyle İslamcı faşizme geçmeyi hedeflemişlerdi. Başaramadılar. Şimdi aynı hedefe kan dökerek geçmeye çabalıyorlar.

Faşizm tehdidi ağırlaştıkça, liberal ve bazı sol çevrelerde tuhaf bir beklenti oluşuyor: “Türkiye, yükselen piyasaların en kırılgan ülkelerinden biri olduğuna göre, dünya ekonomisi çalkantıya girdiğinde finans kapital Türkiye’yi terk edecek; patlak veren ekonomik kriz AKP iktidarının sonunu getirecek…”
Elbette, 2001 krizinin AKP’yi iktidara getiren katkısı hatırlanıyor: “Finans kapital (bir anlamda emperyalizm) kriz yarattı; DSP-MHP-ANAP koalisyonunun üç partisini TBMM’den tasfiye etti; AKP’yi iktidara taşıdı. 2015’te aynı senaryo AKP aleyhine niçin işlemesin?”

Nazizm psikolojisi ve aşağı orta sınıfın rolü üzerindeki etkisi – Erich Fromm

O, tipik bir orta sınıf adamı, elinde hiçbir fırsat olmayan, geleceği olmayan bir hiçti. Toplum dışına itilmişlik rolünü yoğun bir şekilde hissediyordu. Kavgam adlı kitabında, sıklıkla kendisinin gençliğinde “hiçkimse”, “bilinmeyen adam” olduğundan söz eder. Bu, temelde kendi toplumsal konumundan kaynaklanıyordu gerçi ama durumunu ulusal simgelerle ussallaştırabilirdi. İmparatorluğun dışında doğmuş biri olduğundan toplumsal alanda değil de, ulusal alanda dışlanmış hissediyordu kendini, ve bütün evlatlarının dönüp geleceği büyük Alman imparatorluğu, onun için toplumsal saygınlık ve güvence simgesi haline geldi.

Şiddet ve Medeniyet: Fiziki Şiddet Üzerindeki Devlet Tekeli ve Bunun İhlali – Norbert Elias

Norbert EliasMedeniyet hiçbir zaman tamamlanmış değildir ve sürekli olarak tehlike altındadır. Tehlike altındadır, çünkü medeni davranış standartlarının korunması, görece istikrarlı bir bireysel özdisiplin düzeyi gibi belirli koşulları gerektirmektedir. Bu koşullar da karşılık olarak, mal ve hizmetlerin tedariki, alışılmış bir yaşam standardının korunması ve özellikle de toplumsal edilginleştirme -yani, çatışmaların devlet aracılığıyla şiddete dayalı olmaksızın giderilmesi- gibi özel toplumsal yapılarla ilişkilidirler. Ancak toplumun içeriden edilginleştirilmesi, daima toplumsal yaşamın normal olayları arasında yer alan ve edilginleştirici kurumların çözmeye çalıştığı toplumsal ve kişisel çatışmaların tehdidi altında bulunmaktadır. Gizli ön kabullere bağlı olarak, toplumsal yaşamdaki bu fiziki şiddet sorunu -edilginleştirme ile şiddet arasındaki gerilim sorunu- çoğu kez gözlemlenebilir bağlamlara gereken özeni göstermeyen bir biçimde incelenmiştir. Şu iki yaklaşımı alın.

TBMM’yi nasıl bilirsiniz? – Fikret Başkaya

Fikret Başkaya“Güvenliği özgürlüğe tercih eden, sonunda her ikisinden de olur” Benjamin Franklin

Suruç katliamının ardından terörün tırmandırılması, bu fırsatı ganimete çevirmek isteyen geçici AKP hükümetinin tutuklamalara ve İŞİD’le mücadele adı altında PKK mevzilerine bombardımanlara girişmesi üzerine, HDP, TBMM’yi acilen toplantıya çağırdı. Fakat sayısı yeterli olmadığı için (110 milletvekilinin müracaatı gerekiyormuş) dikkate alınmadı. Tabii bu, sayısı yeterli olsaydı dikkate alınırdı demeye gelmiyor. Zira, HDP’den gelen hiç bir talep dikkate alınmazdı… Çünkü ‘yok sayılıyordu”… Daha sonra CHP devreye girdi aynı çağrıyı yaptı ve “toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerinin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına” ilişkin verdiği önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

Söz konusu olan vatan mı gerçekten? – Erdoğan Aydın

erdogan aydınİttihatçı muktedirlerden Cemal Paşa, “bizim biricik amacımız, Umumi Harp sayesinde içteki bağımsızlığımıza darbe niteliği taşıyan tüm dayatmalardan kendimizi kurtarmaktı” diye yazıyordu Hatıralar’ında.
Kastettiği şey, mecburen kabul ettikleri 8 Şubat 1914 tarihli Ermeni Reform Anlaşmasını, dünya savaşı sayesinde uygulamaktan kurtulmaktı.
Osmanlının aynı zamanda Ermenilerin de yurdu olduğunu bir türlü hazmedemeyen devlet aklı, Abdülhamit despotizmini demokrasi vaadiyle devirmiş İttihatçıları da belirler hale gelmişti. Bunun bedeli ise, Turan hayalleri yanı sıra Ermenileri de ortadan kaldırma fırsatı yaratacağından memleketi savaşa sürüklemek olacaktı.