Category Archives: Güncel Hayat ve Siyaset

Yaşar Kemal’in 8 Temmuz 1993 Madımak Konuşması: 36 yazarını yakan ülkeden hayır gelir mi?

yasar kemalAma size bir kaç söz söylemek isterim. 36 arkadaşımızı yaktılar. Yakanları da lanetliyorum, yaktıranları da. Burada en büyük suç devletindir. Bu hikaye 40 yıl önce başladı, bu bir birikimin sonucudur. Ve Türkiye’nin alnındaki tarihinin en büyük kara lekesidir bu. Türkiye, onlara devrimcileri ezdirmeyecekler. Türkiyenin alnındaki kara lekeyi sildireceğiz onlara. Sileceğiz bunu. Türkiye öyle kolay bir ülke değildir, iki, üç insanın yiyeceği kadar. Türkiye’yi yok ettirmeyeceğiz onlara. Hepimize yazık oldu, ama Türkiye’ye çok büyük yazık oldu.

Aziz Nesin’in 1 Temmuz 1993 Sivas katliamı öncesi yaptığı konuşmanın tam metni

Hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunarım.
Mahdum Kuli adında bir Azeri yazar var. Onun 100. doğum ya da ölüm yıldönümünde bir jübile yapılıyor Bakü’de. Nazım Hikmet’i de çağırıyorlar elbette. O toplantıya gidiyor. Ama Mahdum Kuli hakkında hiçbir bilgisi yok. Toplantıdan önce, resmi toplantıdan önce çağrılı yazarlar kendi aralarında konuşurlarken Nazım sık sık Mahdum Kuli hakkında bilgiler edinmeye çalışıyor. Ve her konuşmacıdan en canalıcı noktaları saptıyor. Ve ilk konuşmacı kendisi olduğu için orada öğrendiği Mahdum Kuli hakkında bilgileri dinleyicilere anlatıyor. Fakat dinleyicilerden Mahdum Kuli hakkında en canalıcı noktaları öğrendiği için, onları söylüyor.

AKP’nin Politik Misyonunun Sonu: Rüyanın Kâbusa Dönüşmesi – Çağlar Ezikoğlu

Tayyip ErdoğanÖzellikle 2014 Yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türk medyasında veya akademik camiada var olan ‘Siyasal İslam çöktü, AKP bitti’ hezeyanlarının gerçekleşmemesine benzer şekilde 7 Haziran 2015 seçimlerinde de büyük bir çöküşün olmayacağı kanaatindeydim. Çünkü ortada çökecek bir varlık göremiyorum. Bu çöküşü tanımlayanlar AKP’nin geçmişten itibaren neler yaptığını ve daha sonra nasıl evrildiğini ve artık misyonunu tamamlama noktasına geldiğini unutuyorlar. Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplumun birçok kesimi tarafından optimist bir bakış açısıyla karşılanan ve belki de bir rüya olarak başlayan AKP projesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’yi oluşturan uzlaşmacı koalisyonun damarlarını birer birer kesmesi ile her geçen yıl kabuk değiştirdi.

“Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın” Mevtayı İyi Bilmezdik! – Sibel Özbudun & Temel Demirer

DemirelAltan Öymen 1976’da Demirel’in Deniz’lerin idam edilmesiyle ilgili yaptıklarını şu satırlarla anlatır: “Süleyman Demirel, Mobilya Yolsuzluğu’ndan yargılanan yeğeni Yahya Demirel’le ilgili olarak ‘25 yaşında çocukla uğraşıyorlar’ diyor. 6 Mayıs 1972’de ise idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin’in idam kararları oylanıyordu. Süleyman Bey ise AP Grubu’nun en önünde oturuyordu. Elini ‘İdama evet’ için kaldırdığında arkasına dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf da 25 yaşındaydı. Süleyman Bey onlar için hiç ‘25 yaşında çocuklar’ demedi. İdam edilmelerini istedi. İsteğine ulaştı da…

“İnsanlığın ezici çoğunluğu yoksul…” Zenginler ve Yoksullar – Charles Percy Snow

Portrait of Charles Percy Snow (1905-1980), English author, physicist, and diplomat.  Undated photograph. --- Image by © Bettmann/CORBISZengin ülkelerde insanlar daha uzun yaşıyor, daha iyi şeyler yiyor, daha az çalışıyorlar. Hindistan gibi yoksul bir ülkede, ortalama ömür İngiltere’dekinin yarısı. Hintlilerin ve diğer Asyalıların, salt nicelik açısından, bir kuşak öncekinden daha az yemek yediklerine dair kanıtlar var. İstatistikler güvenilir sayılmaz, FAO’daki* görevliler bunlara pek güvenmememi söylediler. Ama sanayileşmemiş bütün ülkelerde, insanların ancak hayatta kalabilecek düzeyde yemek yedikleri kabul ediliyor. Ve insanların Neolitik çağdan günümüze kadar hep çalışmak zorunda oldukları şekilde çalışmaktalar. İnsanlığın ezici çoğunluğunun hayatı her zaman berbat, acımasız ve kısa olmuştur. Yoksul ülkelerde hala öyle.

Gerçekler ortaya çıkıyor: ABD Suriye’de IŞİD’in yükselişini nasıl destekledi? – Seumas Milne

Seumas Milne

ABD ve Britanya işgal etmeden önce, Irak’ta bir El Kaide de bulunmuyordu. Ve ABD Batı’nın kontrolünü sürdürmeye dönük daha geniş bir çabanın parçası olarak bölgedeki diğer güçlere karşı IŞİD’in varlığını kesinlikle istismar etti.
IŞİD Batılılara kafa tutmaya ve internette kafa kesme görüntüleri yayımlamaya başladığında ise hesaplar değişti ve Körfez ülkeleri ise Suriye savaşında artık Nusra Cephesi gibi diğer grupları destekliyordu. Ancak ABD ve Batılıların, daha sonra kendilerine zarar verecek biçimde bu cihatçı gruplarla oynama alışkanlığı, asıl El Kaide’nin CIA himayesinde büyütüldüğü Afganistan’daki Sovyetler Birliği’ne karşı 1980’lerdeki savaşa kadar götürülebilir.