“Belki de son güzel günleriydi” Sesli Öyküler: Motorcu İbrahim’in Bahçeli Evleri – Tezer Özlü

Belki de son güzel günleriydi Sesli Öyküler: Motorcu İbrahim'in Bahçeli Evleri – Tezer Özlü

İstanbul'un Şirinevler semtini oldum olası hiç sevmem.İbrahim'i de ilk kez burada ...

Michel Foucault: İktidara aşık olmayın!

Michel Foucault: İktidara aşık olmayın!

Politik eylemi, birlik ve bütünlük paranoyalarından kurtarıp özgürleştirin;1. Eylem, düşünce ve ...

“İnsanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur” Günlükler – Stefan Zweig

İnsanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur Günlükler - Stefan Zweig

Yaşamının son yıllarını, önce İngiltere'de, sonra da Brezilya'da gönüllü sürgünde geçiren, ...

Grup Munzur ve “Hava Kurşun Gibi Ağır” albümü

Grup Munzur ve Hava Kurşun Gibi Ağır albümü

Grup Munzur sanat faaliyetlerine 1992 yılında İzmir’de başladı. Çeşitli etkinlikler ve ...

Friedrich Nietzsche: Midesinin büyüklüğünü bilmeli insan!

Friedrich Nietzsche: Midesinin büyüklüğünü bilmeli insan!

Neden biraz daha çok biliyorum? Genellikle, neden böyle akıllıyım? Sözde sorunlar ...

Auguste Rodin: Modern heykel sanatına yenilik getiren bir öncü ve heykelleri

Auguste Rodin: Modern heykel sanatına yenilik getiren bir öncü ve heykelleri

Fransa’nın yetiştirdiği en büyük sanatçılardan biri olan heykeltıraş François - Auguste- ...

Barış İçinde Bir Arada – Rıfat Ilgaz

Barış İçinde Bir Arada - Rıfat Ilgaz

Kara gömlekli İtalyanlardan telif ücreti bile ödemeden aldığımız bir kanunun herhangi ...

Sema & Taksim “Gülnihal” adlı albümü

Sema & Taksim Gülnihal adlı albümü

Sema Moritz 14 Ağustos 1956 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi. Üniversiteyi bitirdikten ...

Cemal Süreya’nın Çocuklara Okumasını Önerdiği 6 Kitap

Cemal Süreya'nın Çocuklara Okumasını Önerdiği 6 Kitap

Çocuklar için Küçük Prens kitabını Tomris Uyar ile çeviren Cemal Süreya'nın ...

Nietzsche: “Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski”

Nietzsche: “Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski”

Yüzeysel olarak her şey açık ve berraktır. Ama derinde, azgın sulardan ...

Modern Leviathan’ın İnşası Sürecinde İdeolojik Bir Aygıt Olarak Yalan – Josef Kılçıksız

Modern Leviathan’ın İnşası Sürecinde İdeolojik Bir Aygıt Olarak Yalan - Josef Kılçıksız

İnsanoğlunun trajedisine yön veren genetiğin kodlarında ”mülkiyet” hırsı var. İnsan hayatını ekonomik ...

Grup Yansımalar’ın en iyi albümü “Bab-ı Esrar” (1995) cafrande.org’ta

Grup Yansımalar'ın en iyi albümü Bab-ı Esrar (1995) cafrande.org'ta

Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla tarafından 1990 yılında kurulan Yansımalar, ...

Aslı Erdoğan: Ölüleri yalnızca ölü olmaktan kurtaran bir ufku vardır gerçeğin…

Aslı Erdoğan: Ölüleri yalnızca ölü olmaktan kurtaran bir ufku vardır gerçeğin...

Zor, dedim kendime, zor. Kanla, ölümle, yasla kuşatılmışken sözcüklere tutunmak... ’Gerçek’ ...

Gilles Deleuze: Kapitalizmin yayılmasıyla sömürü, denetim ve gözetim giderek daha da incelmekte

Gilles Deleuze: Kapitalizmin yayılmasıyla sömürü, denetim ve gözetim giderek daha da incelmekte

Durumumuzu belirleyen, Devlet’in hem ötesinde, hem de bu yanındadır. Dünya pazarının ...

Spinoza: “İnsanlarda kendi iradelerinin bilgisi olduğu için, kendilerini hür sanıyorlar”

Spinoza: İnsanlarda kendi iradelerinin bilgisi olduğu için, kendilerini hür sanıyorlar

"Eğer havaya atılan taşın aklı/dili olsaydı mutlaka kendi arzusuyla yolculuğa çıktığını ...

Neşet Ertaş ve “Hata Benim” Albümü

Neşet Ertaş ve Hata Benim Albümü

Kırşehir'de 1938'de doğan Neşet Ertaş, Çiçekdağı'ndan Türkiye 'ye açılan bir halk ...

Baba (The Godfather) Film müziği

 
Mafya Babası (The Godfather), Mario Puzo’nun yazdığı aynı adlı romandan uyarlanan, Francis Ford Coppola’nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino’nun başrollerini paylaştığı film. Bu film dolayısıyla kendisine verilen  En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü’nü  almayan Marlon Brando , ABD’nin, özellikle Hollywood’un kızılderililere karşı uyguladığı ayrımcılığı gerekçe göstermişti. Filmin hikâyesi, 2. Dünya Savaşı’nın bittiği yıl olan 1945’te başlar ve 10 yıllık bir dönemi kapsar. Film, New York’ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesini anlatır. Film gösterime girdiği andan itibaren çok ilgi görmüş, birçok kurum, enstitü ve derginin gelmiş geçmiş en iyi filmleri sıralamasında en üst sıralara yerleşmiştir. Kullanıcı oylarının baz alındığı IMDB.com’un en iyi 250 film listesinde halen 1. sıradadır. Amerikan Film Enstitüsü’nün hazırladığı ve en iyi 100 amerikan filminin yer aldığı AFI’s 100 Years… 100 Movies listesinde 1998 listesinde 3. 2007 listesinde se 2. sıradadır. Film ayrıca En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Marlon Brando) ve En İyi Uyarlama Senaryo (Francis Ford Coppola, Mario Puzo) dallarında Oscar kazanmıştır.

Konusu:
Corleone ailesi, Don Vito Corleone’nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı geniş bir ailedir. Aile, diğer dört aileyle birlikte New York’un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone’nin yargıçlar ve senatörlerle kurduğu yakın ilişkilerdir. Bu ilişkiler, diğerlerinin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Bir gün eroin üretimi ve dağıtımı yapan “Türk” lakaplı Solozzo, Don Corleone’den, ilişkilerini kullanarak kendisine yasal koruma sağlamasını ve 1 milyon dolar nakit para vermesini ister, karşılığında elde edilecek kârdan pay teklif eder. Teklife göre, ilk yıl Corleone Ailesi’ne kalacak olan para 3-4 milyon dolar civarında olacaktır. Ancak Don Corleone teklifi reddeder. Gerekçesi, iyi ilişkileri olsa da, Don Corleone’nin uyuşturucu işi ile bağlantısı olduğunu öğrenen siyasetçilerin ilişkilerini gözden geçirme gereği duyacak olmalarıdır. Bunun üzerine arkasına Tataglia ailesini ve New York emniyet müdürü McClusky’i alan Solozzo, Don Corleone’yi vurdurtur. Ölümden son anda kurtulan Don Corleone’yi ve tüm aileyi kötü günler beklemektedir. Bu süreçte, fevri hareketleriyle bilinen, Don Corleone’nin en büyük oğlu Sonny ölecek, 2. Dünya Savaşı’ndan kahraman olarak dönen en küçük oğlu Michael ise, daha önce aile işleriyle hiç ilgilenmediği ve bunu istemediği halde olayların akışı onu hikâyenin merkezine doğru itecektir. Artık zaman hesaplaşma zamanıdır. Diğer ailelerin de karıştığı büyük bir savaş başlar…

1972 yılında gösterime giren film, daha önce birçok filmin senaryosunu yazmış ve yönetmiş olan Francis Ford Coppola tarafından yönetildi. Coppola, 1970’te Patton filmi ile en iyi senaryo dalında Oscar kazanmıştı ama yönettiği filmler, büyük kitlelere ulaşamamıştı. Yapımcı firma Paramount Pictures başarılı olacağından emin olamadığı için film, 6 milyon dolar gibi oldukça düşük bir bütçeyle çekildi. Filmin çekimleri 29 Mart – 6 Ağustos 1971 tarihleri arasında yapıldı.

Çekimler, Coppola ile Paramount Pictures arasındaki gerginlikle başladı. Bunun en büyük sebebi, Coppola’nın ısrar ettiği birçok harcamanın stüdyo tarafından gereksiz bulunması idi. Ayrıca stüdyo, ismini sadece Broadway çevrelerinin bildiği Al Pacino’ya da şüpheyle yaklaşıyor, yönetmenden oyuncu kararını gözden geçirmesini istiyordu. Michael Corleone’yi oynaması için stüdyonun istediği isim Robert Redford’du. Ancak Coppola, İtalyan asıllı, Tony ödüllü Pacino’da ısrar etti. Romanın yazarı Mario Puzo hem senaryoyu Coppola ile birlikte yazdı, hem de çekimlere katıldı.

Film, 24 Mart 1972 günü gösterime girdi ve ilk hafta 5,3 milyon USD gişe geliri elde etti. Toplamda ise 81,5 milyon USD’ye ulaştı. Yeniden gösterimlerle birlikte 1997 yılı itibariyle ABD’de 134 milyon USD, dünya çapında ise 245 milyon USD gişe geliri elde etti. Bu, gelmiş geçmiş tüm rekorların alt üst olması anlamına geliyordu. Film bu rekoru, 1975 yılında Jaws filmi tarafından geçilene kadar elinde tuttu.

Ödüller

Mafya Babası filmi üç Oscar kazandı:
En İyi Film
En İyi Erkek Oyuncu – Marlon Brando (almadı)
En İyi Uyarlama Senaryo – Francis Ford Coppola, Mario Puzo
Film, ayrıca 8 ayrı dalda daha Oscar adayı oldu. Bunların dışında 5 Altın Küre, 1 Grammy aldı ve birçok festivalden ödülle ayrıldı.

Filmin etkileri

Bir Don Corleone repliği olan “Ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım”, sinema tarihinin en çok gönderme yapılan repliklerinden biri haline geldi. Amerikan Film Enstitüsü’nün 2005 yılında yaptığı bir ankette, en çok hatırlanan 2. replik seçildi.

Baba filmi, ardından çekilecek olan Baba 2 ve Baba 3 filmlerine ön ayak oldu. Bu filmler de Paramount Pictures stüdyolarında çekildi, Francis Ford Coppola tarafından yönetildi ve başrolünde Al Pacino oynadı.

Baba (The Godfather) Film müziği” üzerine 4 yorum

  1. This is one of the best movies of all time…

    Mükemmel müzikleri olan bir filmin bu zamana kadar hatırlanması ve ileriki nesiller tarafından hatırlanacak olması bu filmin gelmiş geçmiş en iyi film olduğunun başka bir kanıtıdır…

    Every time, evey where ” The GodFather… ”

  2. Ben boyle guzel bır fılm gormedım.
    Ve muzıklerı ıse cok guzel ben Godfather 3 dekı oğlunun okuduğu muzığı arıyom.

Yorum yapın