Alman, Türk ve Kürt kadınlardan oluşan bir grup: Lilith ve ‘Göğün Yarısı’ albümü

Göğün Yarısı” ile dinleyicilere merhaba diyen Lilith, müzik yaşamına 1999 yılında Şehriban Özdemir ve Gabriele Thierkopf ile İstanbul’ da başladı. Daha sonraları Satı Sarıyar’ın da katıldığı grup, 2002 yılından itibaren Berlin’de, Maviş Güneşer ve Luise Blum ile çalışmalarına devam ettiler.
Grupta Şehriban Özdemir (bağlama-cura-vokal), Gabriele Thierkopf (gitar-vokal), Maviş Güneşer (bendir-vokal), Luise Blum(keman), Satı sarıyar (vokal) de yer alıyor. Lilith, enstrümanlarıyla, sesleriyle, tamamen kadınların yer aldığı, genellikle kadınlara düşen vokalistlik ve solistlik rolünün ötesine geçilen, kadınların hem çaldığı hem söylediği bir grup.


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.

Grup Lilit altı dilde şarkılar söylüyor
1-Lori Lori 2-Oyfn Boydem 3-Aydil 4-Iki Dagin Arasinda Kalmisam 5-Deja Mal Mariee Deja 6-Desmala Min 7-Meso 8-Das Klein Wild Vögelein 9-Aktas Diye Beledigim 10-Lomir Zikh Iberbetn 11-Nur Fort   12-Düs Yola

Göğün yarısı kadınların – Celal Başlangıç

Edebiyat tarihi öğretmeni Gabriele Thierkopf, 1999 yılında Türkiye’ye gelmiş. Özel bir üniversitede eğitmenlik yapıyor. Bir arkadaşı aracılığıyla Bağcılar’daki Kürt Kadın Dayanışma Vakfı’na gidip gelmeye başlamış. Vakıftaki bir kutlama sırasında elinde gitarıyla sahneye çıkıyor Gabriele. Ardından da vakıfta çalışan Şehriban Özdemir çıkıyor sazıyla. O da çalıp söylüyor. Elbistanlı Şehriban. Alevi bir aileden geliyor. Lise okumak için İstanbul’a gelmiş ailesiyle. Sonra Mersin’e göçmüş. Babası da saz çalıp söylüyor. Kendi deyişleri var. Ama genç yaşta altı çocuğun sorumluluğunu üstlenince zaman ayıramıyor müziğe. Kızını özendiriyor saz çalması için. Müziğin içinde bir yerlerde görmek istiyor kızını. Zaten “Alevilerde saz çalmayanı da dövüyorlar”. Hemen orada saz saza, gitar gitara veriyor Gabriele ile Şehriban. Birlikte çalıp söylemeye karar veriyorlar. Böylece Lilith’in ilk adımı atılıyor. Kurdukları gruba ‘Göğün Yarısı’ adını veriyorlar. Belli ki bir ‘Çin halk sözü’ etken olmuş bu adı almalarına; “Kadınlar, yarısını omuzlarında taşıdıkları gökyüzüne sahip olmalılar.”

Grubun repertuarı ağırlıklı olarak kadın şarkılarından; kadınların acılarını, sevinçlerini, özlemlerini, aşklarını, kısacası yaşamlarını, yine kadınların kendi ağızlarından anlattıkları şarkılardan oluşuyor. Lilith’in bir özelliği de 6 farklı dilden (Kürtçe, Türkçe, Yidiş/ Yidişçe, Fransızca, Almanca, Zazaca ) kadın şarkıları söylüyor olması.

Satı Sarıyar konservatuvar mezunu. Bir lisede müzik öğretmenliği yapıyor. Tokatlı Alevi bir ailenin kızı. Her sabah türkülerle açmış gözünü. Dedesi âşık, dayısı bağlama çalıyor. Bir gün bir kültür merkezinin kafesinde otururken, yandaki küçük odada prova yapan Gabriele ile Şehriban’ın sazını, gitarını, seslerini duyuyor. Farklı geliyor duyduğu müzik Satı’ya. Sarkıları çok yakın buluyor. Böylece Satı da gruba vokalist olarak katılıyor.
Bir süre sonra Gabriele Almanya’ya dönüyor. Şehriban da eğitim için gidiyor aynı ülkeye. Burada, Almanya’da yaşayan Maviş Güneşer ile Luise Blum katılıyor gruba. ‘Göğün Yarısı’ özellikle Almanca da söylenmesi güç bir isim. Bunun üzerine yeni bir isim buluyorlar gruplarına: Lilith.
Tanrı balçıktan yaratmıştı Âdem’le Lilith’i. Ruhlarını kendi nefesinden vermişti. Birbirlerine eş olur Âdem’le Lilith. Ancak Âdem cinsel ilişkide üstte olmak ister. Lilith karşı çıkar Âdem’in bu üstünlük ve ayrıcalık isteğine. “Tanrı ikimizi de eşit yarattı” diyerek itiraz eder.
Aralarında tartışma çıkar. Lilith, Adem’in kendisine karşı şiddet kullanacağını anlar ve Tanrı’nın yanına kaçar.
Tanrı Lilith’in güzelliğinden o kadar etkilenir ki ona kendi gizli adını söyler.
Tanrı’nın gizli adını bilmek, artık büyük güce sahip olmak ve istekleri Tanrı tarafından mutlaka yerine getirilmek anlamına gelmektedir.
Bunu bilen Lilith Tanrı’dan kanat ister. Tanrı da verir.
Lilith artık kanat sahibidir. Uçarak Kızıldeniz’e gider ve orada yaşamaya başlar.
Ancak olay burada böyle bitmez. Çünkü Âdem hâlâ Lilith’i geri istemektedir.
Tanrı üç melek görevlendirir. Melekler Lilith’i geri dönmeye ikna edecektir.
Kızıldeniz’e gider melekler. Önce yumuşaklıkla ikna etmeye çalışırlar. Ama kararlıdır Lilith. Geri dönmeyi kabul etmez.
Lilith’in bu tavrını gören melekler tatlı dili bir yana bırakıp bu kez Lilith’i Kızıldeniz’de boğmakla tehdit ederler. Ama Lilith gücünün farkındadır. Tanrı’nın gizli adını bildiğini, ona güçlerinin yetmeyeceğini söyler, onu rahat bırakmazlarsa gelecekte doğacak tüm bebekleri öldürmekle tehdit eder.
Sorunun çözümünde tek bir yol kalmıştır; uzlaşmak. Aralarında bir anlaşmaya varırlar. Buna göre Lilith çölde yaşamayı sürdürecek, bunun karşılığında da üzerinde ‘Lilith’ figürlü nazar boncuğu taşıyan bebeklere dokunmayacak, onları asla öldürmeyecektir.
Artık anlaşılmıştır ki Lilith’ten Âdem’e yâr olmayacak. Yeni bir kadın yaratmaktan başka bir yol kalmaz ve Tanrı Havva’yı yaratır. Ama Tanrı’nın başı Lilith’den dolayı bayağı ağrımıştır. Bu yüzden Havva’yı Lilith gibi Âdem’le aynı maddeden yani balçıktan yaratmaz. Âdem’in kaburga kemiğinden yaratır ki Havva, Âdem’e karşı çıkmasın, eşitlik iddia etmesin, itaatkâr olsun. Lilith gibi asi olmasın.

Lilith adı Gılgamış’ta da geçiyor
İşte bu öyküde adı geçen Lilith, Sümerlere ait taş kabartmalarda yarı kuş, yarı insan olarak tasvir edilir. Döneme ait kazılarda, bu öyküden dolayı olsa gerek, bebeklere takılan nazar boncukları bulunur. Gılgamış Destanı’nda da adına rastlanan Lilith, Babil mitolojisine ait bir figür.

“Yeni adımızı, Âdem’e, ‘Tanrı, ikimizi de eşit yarattı’ diyen ve bu sebepten Âdem’le yolları ayrılan Havva’dan önceki eşi Lilith’ten aldık’ Lilith’in hikâyesi biraz da göç hikâyesi. Ama her birimizin göç hikâyesi farklıydı. Kimimizinki doğudan batıya, kimimizinki ise batıdan doğuya. Yönü gibi nedenleri de farklıydı göçümüzün. Başka ülkelerde arayışlara girmemiz de vardı, oralara zorunluluktan dolayı gidenimiz de. Güvenlik, iş ya da değişiklik, her birimiz bir arayış içindeydik. Şarkı söylemek istiyorduk. Ama kadınlara düşen solistlik rolünün ötesine geçip kendi şarkımızı kendimiz çalarak…”

Şarkıların öyküleri
‘Lori Lori’ Kırmançça bir şarkı. ‘Uzun bir yolun göçerleriyiz biz’ diye başlıyor. Şarkıda Kuzey Irak’tan, Saddam’ın bombalarından kaçarken kucağındaki çocuğu ölen bir annenin ağıdı var.
Rusya, Ukrayna gibi Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşayan Yahudilerin açlık ve yoksulluğunu anlatan Yiğdişçe bir ninni. Yiğdişçe, Eşkenaz Yahudilerinin dili. Orta çağda, eski Almanca lehçeleri, İbranice, Aramice, Slavca gibi dillerden oluşmuş.
‘İki Dağın Arasında Kalmışım’da küçük bir akrabasıyla evlendirilen kadının Türkçe yakarması vardır; “Al eyvana yatak serdim yumuşak/Emim oğlu yanıma geldi bir uşak/Öpmesi yok, sevmesi yok, konuşak.”
Başka bir şarkıda Fransızca yakınan kadın “Kötü bir evlilik yaptım/ve ekmeğimi taşın suyuna bandım” der. Babası tarafından bir taşçıyla evlendirilen genç kadın, düğününün hemen ertesi günü taş ocağına çalışmaya giderken yolda köyün papazıyla karşılaşır. Evliliğinden hiç de memnun olmayan kadın, papazı görünce bekarlığına geri dönme umuduyla konuşmaya başlar. Ne de olsa, önceki gün nikâhlarını kıyan odur. Belki nikâhı geri alması da mümkündür. Papazdan talebi “Dün beni kadın yaptınız, bugün beni yeniden kız yapın” olur. Papazın yanıtı kesindir:
“Kızdan kadın yapabilirim, ama kadından kız yapamam.”

Lilith grubunun amacı kadınların deneyimlerini, umutlarını, korkularını, kederlerini, sevinçlerini, aşklarını, işlerini anlatan halk şarkılarını gün ışığına çıkararak yorumlamak ve onlara kendi şarkılarını da katmak. Konserlerinde, albümlerinde söyledikleri şarkılarla Erzurumlu bir kadının yakarmasıyla, bir Kürt kadınının ninnisini, bir Fransız kadının acısını buluşturmak amaçları. Farklılıklarını zenginlikleri olarak görüyorlar. “Ama farklılıklarımız kadar ortak yanlarımız da var” diyorlar “Kimse bir farklılığını diğerine tercih etmek zorunda kalmıyor. Örneğin Kürtlüğünü kadınlığına ya da kadınlığını Kürtlüğüne feda etmiyor kimse.”
Kanıtlamak istedikleri bir nokta daha var: kadınların birbirlerini yemeden bir iş yapamayacaklarına ilişkin ataerkil düzenin yaydığı inancı yıkmak. Türkçe şarkıları ‘Düş Yola’ da “Düş yola umudun düş ola/Düş yola umudun kuş ola/Bulut ola, rüzgâr ola, deniz ola” diyor Lilith grubu. Onlar da zaten ‘Lilith’in kızları’ olarak eşitlik umutlarını düşürmüşler yola, yarısını omuzlarında taşıdıkları gökyüzünü istiyorlar!(*)

(*)Celal BAŞLANGIÇ

Alman, Türk ve Kürt kadınlardan oluşan bir grup: Lilith ve ‘Göğün Yarısı’ albümü” üzerine 7 yorum

  1. Evet; bu grubu 5-6 yil once Munzur Festivali’nde ilk dinledigimde isimleri dikkatimi cekmisti…Zira Lilith isminin anlamini bildigim icin, grubun felsefesini, tarzini ve yapmak istediklerini, dolayisiyla ”farki” anlamak zor olmadi… Simdi burada dinlemek de cok guzel oldu !..

  2. cok harika ellerınıze saglık cok gzl bir site ve her dılden müzkler öyle bir sey ki dünyanın merkezıı müzik herkse acık ifade edılıyor tşkler…

  3. vakitler ask ola, büyük bir beyeni ile dinliyorum. cok otantik calismalarinizdan basarilar dilerim. sizi canli dinleme sansini nasil elde edebiliriz. biz alevi kültür merkezi olarak sizleri misafir etmek istiyoruz nasil ulasabiliriz. sevgi ve muhabetle hüseyin dogan diakm.isvicre

  4. belki de duygulari,yasananlari daha iyi bisey ifade edemezdi.icimizdeki barisi , aski dillendirecek sözleri senkronize olmus halidir sarkilar. cok hos bi calisma olmus . tesekkürler

  5. mükemmel tek kelimeyle… umarım başarınız her geçen gün katlanarak artak… hayata kattığınız efsun ne güzel…

  6. Saygıdeğer şefim (Adana Cumhuriyet)Celal Başlangıc’ın ustaca kaleme aldığı yazısını igiyle okuma fırsatı veren site yetkililerine içten teşekkürlerimi sunuyorum.Celal Başlangıcın diğer yazılarını da bu sayfada okuyucularıyla buluşması dileğiyle başarılarının devamını diliyorum.

  7. Müzikler harikanın ötesinde, muhteşem.Bu muhteşimliği daha da mükemmel kılan Celal Başlangıc’ın o eşssiz makalesi…Lilith efsanesini okurken müziğin hangi kaynaklardan beslendiğini düşündüm.
    Herkesin bu yazıyı okuduktan müzikleri bir daha dinlemesini tavsiye ederim. Bugüne kadar Lilith’ten bihaber olmanın utancı içindeyim. Sevgili cafrande kurucu ve sayfayı hazırlan dostlara bu vesile ile teşekkür ederim.
    Epey zamandan beri siteyi ziyaret edip çeşitli yazı,makale ve müziklerinden yararlanıyordumBugün de üye olmaya karar verdim.
    Daha güzeli olmaz.Güzel bu kadar olur.
    Okuyan herkesin de üye olmasını öneriyorum.Güç katmak i için geç kalamayın..
    Teşekkürler yeniden….

Bir Cevap Yazın