Posts Tagged ‘Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’
22
Ara

Siz iktidara rıza göstermezseniz, o kendiliğinden yıkılır
Etienne de la BoetıeEtienne De La Boetie, bundan yüzyıllar öncesinden itaat ve iktidar ilişkisini, iktidarın tahakkümüne biat etmiş insanları  şimdi resmeder gibi bir anlatımla dile getirdiği bir esere sahip Fransız düşünür. 1530-1563 yılları arasında yaşamış, 33 yaşında yaşama veda etmiştir. Bu kısa yaşamına ince ama önemini henüz yitirmeyen “Gönüllü kulluk üzerine söylev” adlı bir kitap sığdırdı. Yazar “Bir kişinin binlercesi karşısındaki cesaretine şaşırıyoruz da, binlercesinin bir kişi karşısındaki korkaklığına neden şaşırmıyoruz? üstelik savaşmaya bile gerek yokken, bu zorbanın elinden bir şey almaya çalışmak yerine, ona başta bir şey vermemek bu kadar kolayken?” gibi gayet basit bir soruyu 16. yüzyılda 22 yaşında bir hukuk öğrencisiyken soruyor. Devamı »

Toplam okunma (9783) Bugün(1) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , ,

07
Oca

Yakın dostu, büyük Fransız düşünürü Montaigne’in, “Kanımca, La Boétie çağımızın en büyük insanıdır” diye söz ettiği Etienne de La Boétie’nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’i siyasal düşünce tarihinde yeni bir yaklaşımın öncüsü olmuştur. Siyaset olgusunu iktidar ilişkileri biçiminde algılayan La Boétie, bugün bile kafaları kurcalayan, “insanların nasıl olup da itaat etmekle kalmayıp boyun eğmeyi, hatta kulluk etmeyi arzuladıkları” sorununu yapıtının odak noktasına yerleştirir. La Boétie, iktidar olgusunu ve bunun ideolojik dayanaklarını (geniş anlamda hegomonyayı) irdelemekle yetinmez; iktidar ilişkileri ağının en üst düzeyde kuramsallaşmış biçimine, bir başka deyişle devlet sorununa yönelir. Tiran’ın ya da “Bir“in iktidarından yola çıkarak XVI. yüzyıl Fransası’nda artık açıkça belirginleşmeye başlayan modern devletin gerçeğine ulaşır. Bu bakımdan Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, gerçekte, devlet egemenliğinin niteliği üzerine yapılmış bir söylevdir. Devamı »

Toplam okunma (8729) Bugün(2) Son okunma tarihi (22 July 2014)

, , , , , , ,

13
Kas

Artık halkın uyanıp yeniden özgürlüğünü ele geçirmesi olanaksız oluyor. Üstelik halk, çok içten ve istekli bir biçimde kulluk ediyor. Bu durumu gören, onun özgürlüğünü değil de köleliğini kaybettiğini sanır. İlk başlarda, kuvvetle alt edilmişlikten dolayı ve zorlama nedeniyle hizmet edildiği bir gerçek. Fakat bundan sonra gelen kuşak, özgürlüğü hiç görmeyip tanımadığından dolayı, pişmanlık duymadan hizmet eder ve ondan öncekilerin zorla yaptıklarını seve seve yerine getirir. Boyunduruk altında doğan insanlar, kulluk, kölelik içinde büyütülüp eğitilirler. Bu insanlar daha ileriye bakmadan doğdukları gibi bir yaşamı sürdürmekle yetinirler ve bulduklarından başka haklan ve malları olabileceğini düşünemediklerinden de öte, doğumlarındaki durumu doğal durumları olarak kabul ederler. Bununla birlikte, tüm kalıtım haklarından yararlanıp yararlanamadığını veya kendisi ya da selefi üzerinde bir haksızlık yapılıp yapılmadığını anlamak için kütüklere arasıra bir göz bile atmayan böylesine savurgan ve gevşek başka bir mirasçı olamaz. Devamı »

Toplam okunma (11024) Bugün(3) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , , , ,

Arşivler