Posts Tagged ‘A. Kadir Konuk’
23
Tem

“Ulusal inek hakları konferansının sayın delegeleri” diye söze başladı elinde mikrofon olan montafon inek. “Aylardır bir konu hakkında görüşmeye çalışıyor olmamıza karşın iç açıcı bir ilerleme sağlayabilmiş değiliz. Bu kez sizleri daha sakin, daha akılcı bir toplantı yapmamız için elinizden gelen çabayı göstermeye davet ediyorum.”
“Önce kasaplarda kesilen ve şu anda kesilmeyi bekleyen arkadaşlarımız için saygı duruşu yapılmasını istiyoruz!” diye bağırdı arka sıralarda oturan bir kırmızı inek.
“Başlamayın ulan yine teraneye!” diyen bir beyaz inek sinirle ayağa kalktı. Onun yanındaki inek arkadaşının kuyruğunu tuttu, “Sen de başlama” diye fısıldadı. “Her söze yanıt vermek zorunda mısın? Kürsüde yöneticiler var, bırak onlar halletsinler şu işi.” Devamı »

Toplam okunma (3872) Bugün(1) Son okunma tarihi (30 July 2014)

, , ,

23
May

Bu gün salı olduğuna göre pazartesi günüydü, yani dün. Pazartesileri nedense insan öteki günlerden daha fazla yoruluyor. Belki hafta sonu bitti diye üzülüyor insan, belki ulan yine mi aynı fabrika, aynı makine, aynı ceberut suratlar diyor, bilmiyorum. Yorgundum işte, üstelik yarım saat otobüs beklemiştim durakta. Otobüslerin geliş gidişlerini gösteren tarifeye bakılırsa o yarım saat içinde iki otobüsün gelmesi gerekiyordu, ama gelmiyorlardı işte. Sonunda geldi otobüs, durak ana baba günü, iten, kakan, ayağına basan, sırtına çıkan, söven, homurdanan… Bindim otobüse, şans işte oturacak bir de koltuk buldum. Adamın biri iki koltuğa birden yayılmış, sanırsın köy kahvesinde oturuyor mübarek. Şuraya oturabilir miyim, diye sordum, yüzüme küfür eder gibi baktı ama eli mecbur, biraz toparladı kıçını. Devamı »

Toplam okunma (8802) Bugün(6) Son okunma tarihi (30 July 2014)

, , , ,

26
Mar

Tüm annelere…
Onun dilinde rakamlı tarihler hiç olmadı. Yaşadığı olayların hiçbirini şu gün, şu ay, şu yıl diye açıklamadı. Yaşanmış da yaşanmamış gibiydi her şey, masalımsı…
Dal gibiydi, ince bir söğüt dalı gibi, ama kuru değildi. Öldüğü güne kadar yaşam fışkırdı her yanından. Ellerinin üzerinde birer nehir gibi uzanan masmavi damarları onun yaşam kökleriydi.
Yaşlanmıştı, eskiden sapsarı olan saçları bembeyaz olmuştu, ama yaşam bükememişti onun servi boyunu. Dimdikti, bir genç kız gibi yürürdü hasta olmadığı zamanlarda.
Kendi işlerini hep kendisi yaptı. Hastaysa, yatağa bağlı değilse kimseden bir tas su istemedi. Kocası ölüp, çocukları anne gel bizimle kal dediklerinde ev üstüne ev kurulmaz yavrum dedi gitmedi hiç birine. Kendi evinde kaldı tek başına. Bazen yatak odasından mutfağa beş dakikada, neredeyse sürünerek gitti bir lokma ekmek için, ama kimseyi yardıma çağırmadı. Devamı »

Toplam okunma (10182) Bugün(3) Son okunma tarihi (30 July 2014)

, , , ,

14
Mar

“Lütfen biraz doğru oturur musunuz,” dedi moderatör, “İki dakika sonra canlı yayına gireceğiz.”
“Nasıl doğru oturayım,” diye sordu program konuğu, “Hazır ola geçeyim mi?”
“Hayır, öyle söylemek istemedim. Koltuğa öyle yayılmasanız…”
“Müthiş rahat bu koltuk. Kahvenin sandalyelerine hiç benzemiyor. Üstelik burası oldukça sıcak, adamın uykusu geliyor hemen.”
“Öyle de, seyircilerimiz…Pardon, reji arıyor. Evet, tamam, hazırız, başlayabiliriz.”
Moderatör içinden beşe kadar ağır ağır saydı, programın jeneriği göründü ekranda, moderatör iki kez yutkundu, “Sayın seyirciler” diye başladı konuşmaya.
“Evet, sayın seyirciler, yine birlikteyiz. Sizlere ilginç konuları sunmak için gece gündüz çalıştığımızı biliyorsunuz. Daha önce duyurduğumuz gibi bu gece ülkemizin sorunlarını sıradan bir vatandaşla konuşacağız. Konuğumuzu özel seçmedik, program yapımcısı arkadaşlarımız onu sıradan vatandaşlar içinde, bir kahvehanede buldu. Önce buluşmanın filmini izleyelim.” Devamı »

Toplam okunma (10514) Bugün(0) Son okunma tarihi (30 July 2014)

, , ,

Arşivler