Rençber Aziz; Sazı ve sözü, görmeyen gözüyle kızıl bir Zaza geçti gönlümüzden Kasım 24, 2009
Posted by cafrande.org in : Dengbejler, Rencber Aziz, Zazaca Müzik dinle - klip , trackback
Uzun bir süredir teknik sebeplerden dolayı dinlenilmeyen şarkıları yeniden yükledik
Mikail Aslan’ın son albümü ‘Zernkut’a iki ezgisini seslendirdiği Rençber Aziz, 1955 yılında Bingöl Merkez’e bağlı Wusfan (Akpınar) köyünde dünyaya gelir. 1956 yılında 1 yaşında hastalık sebebiyle gözlerini kaybeder. Ancak fiziksel engeller ve yaşam şartlarının zorlularına rağmen müziğe olan ilgisinden vazgeçmez. Bununla da yetinmeyip toplumsal olaylara karşı tavır alır, halktan yana taraf tutar. Sosyalist dünya görüşünü benimser. Besteleri ve müziği ile toplumu aydınlatmaya çalışır.
Doğal olarak bir süre sonra müziği yasaklanır, sözleri/söylemleri ve müziği engellenmeye çalışılarak hapse atılır. Bunun üzerine ülkeden ayrılmak zorunda kalan Rencber Aziz’in toplum içinde etkisi içten içe büyür. 32 yaşında şüpheli bir ölümle aramızdan ayrılan sanatçının kendi vasiyeti üzerine mezartaşına “Ey yolcu dur! 32 sene aydınlığın yüzünü görmedim. Aydınlığın değerini bil” yazısını yazdırtarak son mesajını verdirir.
Hayat hikayesine kaldığımız yerden devam edersek; Rencber Aziz Gözlerini kaybedince aynı yıl içerisinde ailesi ile birlikte Wusfan’dan Bingöl Dereikasaran Mahallesine taşınarak burada yaşamaya başlar. Çocukluk yıllarını ağabeyi ve kardeşlerinin yardımlarıyla geçirir.
Rivayetlere göre; müziğe olan ilgisini çevre köylerdeki akrabalarını ziyarete gittiğinde köydeki ağaçların en üst dallarına çıkıp, kasideler ve Bingöl’de yaşanmış acı olaylar üzerine kendisinin derlediği ağıtları söyerek, daha sonra 12-13 yaşlarında gözleri görmediği halde tenekeden basit bir plak iğnesi yaparak ortaya koyar.
1968 yılında ailesinin yönlendirmesi ve topluma faydalı bir birey olma düşüncesi ile medrese eğitimine başlar ve kısa bir sürede Hafız’ül Kuran olur. 1971 Bingöl depreminde yüzünü hiç görmediği annesini kaybeder. Bir yıl sonra da İstanbul Çemberlitaş Mevlithan Mektebine gider. Aynı yıllarda Köylüler cemiyetiyle tanışır. Köylülere ait özürlüler okuluna giderek -1825 Yılında Fransız Luis Braille tarafından bulunan- temelde altı noktadan meydana gelen Körler Alfabesi (Braille) ile okuma – yazma öğrenir. Daktilo yazmaya başlar. İçinde gem vuramadağı duyguları onu müziğe yönlendirir. Üstün meziyetleri ile kısa bir sürede bağlama çalmasını öğrenir. Altı nokta körler cemiyetindeki müzisyenlerle birlikte turnelere katılır.

Aziz türküleri, dönemin ilericileri çalışmalarıyla, Kenan Evren’in cunta anayasına halkın hayır yönünde oy vermesini sağladı. Türkiye’de darbe anayasasını kabul etmeyen tek şehir olarak Bingöl, bütün bedelleriyle beraber tarihe onurlu bir iz bıraktı.
İstanbul’un çeşitli yerlerinde halka açık mekanlarda programlara katılarak müzik eğitimini ilerletir. Toplumsal sorunlara karşı oldukça hassas olan Aziz 1977 yılında kendi bestelerini yaparak topluma müzikle mesajlar vermeye başlar. Fakat söylemleri ve müziği bir takım güçler tarafından engellenmeye çalışılır ve siyasi propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklanarak hapse atılır. Yedi ay cezaevinde kaldıktan sonra 1978 yılının ilk ayında tahliye edilerek Bingöl’e döner. Bingöl’de bir kaç ay kaldıktan sonra dönemin siyasi yoğunluğu ve Aziz’in devam eden mahkemesi onu başka göçe zorlamıştır. Böylece Aziz’in hayatında, yine o topraklarda kapanacak yeni bir sayfa açılır. Almanya artık Rençber’dir 1978 tarihinde Almanya’ya gider ve siyasi iltica talebinde bulunarak Almanya’da vatandaşlık hakkı elde eder.
Almanya yıllarında da toplumsal sorunları dile getiren müzikal çalışmalarda bulunan Aziz; Zazaca, Kurmancca ve Türkçe eserlerden oluşan “Hasreta Azadi/ Özgürlük Özlemi” isimli ilk albümünü çıkarır. Ayrıca Aziz, kendi imkanlarıyla sayısız amatör kayıt yapar. Eserleri yasak kabul edilip engellendiği için çalışmaları teyplerde amatör şartlarda el altından kopyalanarak çoğaltılır. Eserlerinde, toplumdaki sosyal-siyasal sorunları irdelemiş, Aşk, hasret, yurtseverlik gibi pek çok konuyu anlatmış toplumcu-gerçekçi bir halk aydını olan Aziz 1988 tarihinde Almanya’nın Hannover kentinde yüksek bir binadan sebebi bulun(a)mayan şüpheli bir şekilde düşüp yaşama veda eder. Siyasi tavrından ötürü cinayete kurban gittiği en güçlü kanıdır. Aziz’in ölümünün arkasındaki sır perdesi hala aralanamamıştır. Arkasında kalıcı müzik eserleri bırakan Rençber Aziz, 1988 tarihinde Bingöl’ün Wusfan ( Aşağı Akpınar) köyünün Eskiköy mezrasında aile kabristanına defin edilir.
Toplam okunma (20680) Bugün(2) Son okunma tarihi (09 September 2010)
.Bu içeriği google rastgele eklemektedir uygunsuz bağlantıları lütfen bildiriniz.
Yaşam Nasıl Ortaya Çıktı? – Alan Woods & Ted Grant
Pharaoh’s Daughter, müzik grubu sevilen şarkılarıyla cafrande.org’ta
Felsefede Metodolojinin Kurucusu Francis Bacon ve Denemeler
Kapitalizmin Krizleri, “Marx’ın Kriz Teorisi” – Dr. Suat Kamil Aksoy
Civan Haco’nun “Girtiyen Azadiye” albümü online cafrande.org’ta
Osmanlının Yabancı Evlilikleri ve Padişah anneleri
“Nasıl bir zekâ meşalesi söndü Nasıl bir yürek durdu!” | Lenin’in kaleminden Friedrich Engels
Başka bir dünya’nın müziği; Diana Rowan ile Keltik ve Akdeniz müziği
“Ölüm, yaşama büyük iyilikler yapar” | Aşk ve Ölüm… – Maksim Gorki
Tüm zamanların en iyi kurgu romanı Don Kişot üzerine onbeş Picasso resimi ve bir Nazım şiiri
Yorumlar»
Sayfalar: [1] 2 3 4 5 » Show All
Rençber Aziz hastasıyım Allah rahmet etsin onu öldurenınde Allah belasını versin
Böyle bir değeri bu kadar geç tanıdığım için kendimden utandım…
yüreği sevgi dolu bi insan. bende alpaslan arkadaşa katılıyorum. bingölde doğup büyümüş biri olarak böyle güzel bi insanın farkına varmadan yaşamış olmak benimde içimi sızlattı. çok erken ölmesinede üzüldüm.
tek kelıme ıle muhtesem..
kendi tarihini unutan bingöl zazalari recber azizi tanimamalari “normal”.
ben rahmetli aziz abenin hakkinda yazanlarin icinden en sanslilardan oldugumu diyebilirim. ben 36 senedir almanyada yasiyan bir bingöllü ailenin ogluyum. aziz abeyi ben 15 yasimdayken tanidim ve öldügü günlerine kadar cok güzel günler gecirdik ve bingöllülere bunu demek istiyorum elimize aziz berdibek gibi bulunan pirlantalarin deyerini bilelim. Xatirib sima.
bende reçber azizi çoçuklugumdan bilirim
ve diye bilirim ki zaza ezonun parcalarıyla siyasi kimliğimizi kazandık
böyle bir değere tekrardan bize hatırlatan ve anılarımızı ve kendimizi bize hatırlattıgı için mikail aslanada teşkkür borçluyuz
biz dilimizi ve kendimizi bilelim ki diğer milletlerde bizi bilsinler ve tanısınlar
görüşmek dilegiyle şimdilik hoşçakalın
Sayfalar: [1] 2 3 4 5 » Show All