25
Kas
A » + | -


Gelecek yıl 11. düzenlenecek olan şehrin en büyük modern sanat etkinliği olan İstanbul Bienali’nin yeni küratörleri WHW (What, How & for Whom) tarafından geçen hafta düzenlenen basın toplantısında;  kavramsal çerçeve  Brecht’in Üç Kuruşluk Operası’ndan alınan “İnsan Neyle Yaşar?” sorusu olarak açıklandı. [11. Bienale kavramsal çerçeve olarak belirlenen  bölümü aşağıdan okuyabilirsiniz]

İnsan Neyle Yaşar?
Sayın baylar, bize hep ders verirsiniz:
“Aman, günah, ayıp, kötü, yanlış.”
Aç karnına kuru öğüt çekilmez.
Önce doyur beni, ondan sonra konuş.
Sende göbek, bizde ahlak nedense.
Şimdi bizi iyice dinle bak;
İster şöyle düşün, istersen böyle:
Önce ekmek gelir, arkadan ahlak.
Artık vermek gerek, unutmayın sakın,
Tüm nimetlerden, payını yoksulların.

İnsan neyle yaşar?
İnsan neyle yaşar: Ezip hiç durmadan.
Soyup, dövüp, yiyip yutarak insanları.
Yaşayabilmek için hemen unutmalı,
İnsanlığı unutmalı insan.

Katı gerçek budur, kaçınılmaz
Kötülük yapmadan yaşanamaz.
Efendiler bize ahlaksız dersiniz
Kötü kadın, utanmaz fahişe
Aç karnına suçlanmak hiç çekilmez
Önce doyur beni ondan sonra söyle
Sende şehvet, bizde edep nedense
Şimdi bizi iyice dinle bak;
İster şöyle düşün, istersen böyle:
Önce ekmek gelir, arkadan ahlak.
Artık vermek gerek, unutmayın sakın,
Tüm nimetlerden, payını yoksulların.
İnsan neyle yaşar?

İnsan neyle yaşar: Ezip hiç durmadan,
Soyup, dövüp, yiyip yutarak insanları.
Yaşayabilmek için hemen unutmalı,
İnsanlığını unutmalı insan.

Katı gerçek budur, kaçınılmaz.
Kötülük yapmadan yaşanamaz.

(Türkçe’ye çeviren: Tuncay Çavdar)

Üç Kuruşluk Opera, 1928’deki galasında büyük başarı kazanmış ve kısa sürede hem sanatsal bir biçim hem de toplumsal ve siyasi değişimin bir aracı olarak tiyatroda devrim niteliğinde değişikliklere sebep olmuştu. Hırvatistanlı dört kadın küratörün kurduğu, WHW kolektifi, bienal için seçtikleri kavramsal çerçeveyi duyururken alışılagelmişten farklı bir basın toplantısı yapmayı terchi ettiler. İzleyicilere kısa bir tiyatro gösterisi sunan küratörler, “İnsan Neyle Yaşar” sorusuyla başlayıp, “Brecht’in sorduğu soru bugün de aynı aciliyeti taşımıyor mu?” dediler.
WHW, İstanbul Bienali’ni hazırlarken Brecht’ten yola çıkmalarının birkaç nedeni olduğunu ifade ettiler. İlk amaçları, bienalin kendisini tartışmaya açmak. Sanatla sosyal gerçeklik arasındaki ilişkiyi sorgulamak isteyen küratörler, Brecht’in “unutulmuşluğunu” ve “modası geçmişliğini” bugünkü toplumla sanat ilişkisinde bir şeylerin ters gitmesinin bir göstergesi olarak yorumluyor. Bienalin sanatın eğlendirici ve eğitici işlevlerini bir arada bulundurmasını isteyen WHW, bunda da Brecht’i kendilerine örnek almayı seçmiş.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca düzenlenen, Koç ailesini sponsor olduğu “11. Uluslararası İstanbul Bienali”, 12 Eylül (2009) tarihinde başlıyor olması ve Bertolt Brechtin*, referans alınması ilginç.

http://video.google.com/videoplay?docid=-4984671158612866285
*Bertolt Brecht: Alman şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni. Epik tiyatro görüşüyle geleneksel tiyatronun sunduğu illüzyonu kıran ve tiyatroyu sosyal ve ideolojik bir foruma dönüştürmüş devrimci  yazar

Toplam okunma (517) Bugün(0) Son okunma tarihi (20 December 2014)

, ,

Yorum yaz

Arşivler