15
Ara
A » + | -

1746-1828 yalları arasında yaşamış olan Francisco Goya; özel hayatında hastalıkların ve travmaların, Napolyon işgali altındaki ülkesinde yaşanan acıların etkisiyle, eserlerinde ağırlıklı olarak hayatın koyu, karanlık ve elem verici yönünü yansıttı. Bu sebeple resimlerine gri, siyah ve koyu renkler hakim oldu.
Yaşamına beş yüze yakın yağlı boya tablo ve fresko, üç yüz kadar litograf ve yüzlerce çizim sığdırdı.

30 Mart 1746 yılında İspanyada doğdu.1763 yılında akademiye girebilmek için Madrid’e giden Goya amacına ulamasa da saray ressamı olan Bayeau ile tanıştı. 1774′te italyadan dönüşünde onun kızkardeşiyle evlendi. Eşinin aracılığıyla saray halıları için taslaklar hazırlayan bir fabrika için çizimler üretmeye başladı. Bunun yanı sıra kilise ve saraydan bir çok kişinin portrelerini yaptı.
Saray ve kilise için yaptığı bu çalışmalar pintor del rey yani kralın ressamı ünvanını almasını sağladı. Aristokrasiye karşı sürekli hicivli bir tavrının olmasına rağmen, nihayetinde saray ressamlığını yaşamını idame etmek için sürdürdü. Yaptığı resimlerde Aristokrasinin açgözlülüğünü tüm kofluğunu ve çirkinliğini ve boşluğunu modelleri üzerinde gözler önüne serdi.

Francisco Goya’ın ONLİNE RESİM SERGİSİNE BAK

Bir yandan sarayla olan bağlantısı, diğer yandan aydınlanma düşüncesine yönelmesi ile halkın farklı kesimlerine ilgi duydu. 1792-1793 yıllarında sağır olmaya kadar götüren birkaç önemli hastalık geçirdi. Fransız Devrimini çok yakından takip etti, Jean-Jacques Rousseaudan etkilendi. Rahatsızlığının ilk evresini atlattıktan sonra Caprichos isimli 80 gravürden oluşan dizinini çıkartmıştır. Aydınlanma döneminin etkileri ile çıkarttığı bu seride toplumun ve bireylerin cehaletlerini ortaya sererek toplumun aydınlanmasını sağlamaya çalıştığını belirtmiştir.
El sueño de la razón produce monstruos (Aklın uykusu canavarları doğurur) adlı gravürü bu serinin kapak resmi olarak seçti.

46 yaşinda tamamen sağır olan sanatçı 1820′de geçirdiği rahatsızlıktan sonra insanlardan uzak bir malikanede yaşamını tek başına sürdürmeye devam etti. Goya’nın hastalığı ve o dönemde ortaya çıkan iç savaşın çalkantılı sonuçları sebebiyle daha karamsar resimler çizdi. Goya, bu evin duvarlarına ünlü çocuğunu yiyen satürn adlı eserinin de içinde olduğu 14 sahneden oluşan kara resimler’i yaptı.


Bu dönem yaptığı resimler sosyolojik açıdan incelendiğinde Goya’nın resimleri, – tam olarak iyileştiğine dair bilgi olmasa da – hastalığından sonra, 1820′den itibaren çizdiğine dair işaretler vardır. Dinin hicvedilmesi (hacılar, dini törenler, engizisyon) ya da sivil kavgalar (Sopalı Kavga’daki kavga, Okuyan Adamlar’daki gizli toplantı, hatta Satürn’deki politik mesaj olan devletin kendi vatandaşlarını yemesi gibi), Fernando Riego’nun başkaldırısının ardından İspanya’da yaşanan istikrarsızlıkla uyumludur. Resimlerin yapılmış olduğu düşünülen dönem de, bu gelişmelerin yaşandığı 1820-1823 yıllarına denk düşer. Ayrıca bu resimlerdeki renkler ve konular ancak, mutlak monarşi sırasında uygulanan politik sansürün mevcut olmadığı bu karışıklık döneminde seçilebilmiş olmalıdır. Dahası, resimlerde betimlenen birçok karakter (keşişler, rahibeler, engizisyoncular) Fransız Devrimi’nin ideallerinden önceki, zamanı geçmiş bir dünyaya aittir.

Eserlerinin büyük bir bölümü Madrid’de Museo del Prado’da sergilenen Goya 1824 senesinde sağlık sorunlarını bahane ederek Kral VII. Charles’dan aldığı izinle Fransa’ya, Bordeaux’ya yerleşti, iki sene sonra kısa bir ziyaret için uğradığı Madrid’te İmparatorun baş ressamı ünvanını bıraktığı bildirdi. 16 Nisan 1828 tarihinde Bordeaux’da hayata veda eden Francisco de Goya’nın sanatsal çizgisini takip eden çıkmadı, ancak sonraki yüzyılda pek çok sanatçı, özellikle Picasso kendisinden ilham aldığını itiraf etti.

Toplam okunma (24771) Bugün(0) Son okunma tarihi (03 September 2014)

, ,

Yorum yaz

Arşivler