22
Şub
A » + | -

baydas
Soyadı farklı olan kaç akrabası olduğunu bilmiyoruz ama Baydaş olanların belgesi*
Bu ülkede siyasi kadrolaşmanın binbir çeşidi yaşandı ancak bu kadarına pes dedirtecek bilimsel bir kurum olan üniversitenin  aile şirketine dönüşü beklide ilk kez yaşanıyor.  2007 yılında açılan Bingöl Üniversitesi’ne Rektör olarak atanan Gıyasettin BAYDAŞ, oğlu ve kızıyla beraber soyadı aynı olan tam 3 öretim 2 araştırma görevlisi akrabasını  üniversiteye aldı. 
Bingöl Sosyal, Kültürel Ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu tarafından yapılan basın açıklamasından  sonra kendi ni savunan Baydaş, kızı ve oğlunu çocukları olarak değil de  “benim soyadımı taşıyan kişiler” olarak niteledi ve  “iddialar bize atılan iftiralardır” dedi.  BAYDAŞ: “Hem idari hem de akademik personel alımında tamamen liyakat esaslı eleman almaktayız.  Zaten idari personelin doğrudan açıktan atama yetkisi üniversitelerde değildir.  Bu nedenle idarenin yakınlarından oluşan haksız bir kadrolaşmanın yapılması mümkün olmaz. 90 kişiyi aşan idari personelimizden sadece biri yakınım sayılabilecek uzak bir akrabam olup başka bir kamu kuruluşunda uzun süre çalışan ve üniversitemize naklen atamayla gelen bir personelimizdir.” diyor.

BİN-DER Başkanı Doğan KARASU ise: “Rica-minnetle gelenler dediği akademisyenlerin büyük çoğunluğu kadrosuzluktan ötürü burayı tercih etmişlerdir. Realite budur. Ama olayı öyle bir dramatize ediyorlar ki, sanki Sayın BAYDAŞ’lardan biri gelmezse bölüm açılmayacakmış gibi konuşuyor” diyor ve açıklamasını şöyle sürdürüyor;

“Akıllı Tahta Kullanan Değil, Akıllı Tahta İcat Eden Üniversite Tercihimizdir”

Bingöl kamuoyu bu üslubu tartışmalıdır. Akademik bir üslup kullanmalarını beklerdik. Üniversitenin vakarına yakışan dil, bilim dilidir. Bu üslubun üniversitemizin kimliğini yansıtmadığına inanmak istiyoruz.  Sayın Rektörümüzün kendilerini Sayın Cumhurbaşkanımızın sözcüsü olarak görmesine gerek yoktur.  Sayın BAYDAŞ bilmeliler ki çağımız bilgi çağı, herkesin bilgiye erişim imkanları farklıdır.

BAYDAŞ: Üniversiteler siyasi mekanizmadan bağımsız ve siyasi iradenin dışında yarı özerk kurumlardır. Hiçbir siyasi güç üniversitelerin rektör atamalarına müdahale edemez ve üniversitelerin yönetim tarzlarına karışamaz.  Rektör atamaları esnasında Cumhurbaşkanına ulaşıp isim önerdiğini iddia eden hiçbir siyasetçi de olamaz. Bu nedenle, ne Bingöl Üniversitesinin ne de diğer Üniversite rektörlerinin atanmasının siyasetçilerin etkisiyle gerçekleştirildiği iddiasında bulunmak tamamen mesnedsizdir. Bu atamalar anayasayla Cumhurbaşkanlığına verilen bir yetkinin yalnızca bu makamca kullanılmakla gerçekleşmektedir.

Siyasetin etkisinin olmadığını söylemek bu ülkede yaşamamayı gerektirir. Bu ülkede siyasetin en fazla kol gezdiği yerlerden birisi de üniversitelerdir. Türkiye’deki üniversitelerin  çoğunluğu bir ideolojinin mahkumudur. Liseler bu konuda çok daha özgür ve özgündür. Rektör Yardımcısı olarak Bingöl Üniversitesine atanmanız bile tümüyle siyasi referans iledir. Bilmediğimiz şeyleri duymayı tercih ederiz. YÖK Başkanı siyaseten gelecek, Üniversite Rektörü siyaseten gelmeyecek, eşyanın tabiatına aykırı bir durum. Bizde bilim eşyanın tabiatına inat yürütüldüğü için paradigma sık sık iflas ediyor zaten.

Akıllı tahta ve akıllı sınıf öğretim elemanı bulamamanın, bu konuda yetersiz kalmanın ifadesidir. Derse girecek hoca bulamadık, onun yerine parayla tahta aldık demektir. Uzaktan eğitimin açık modelidir. Bingöl Üniversitesi akıllı tahta ve sınıf icat etmemiş, böyle bir icadı gerçekleştirmiş olsaydı kendilerine minnet duyardık, Bingöl adına, insanlık adına minnet. Bingöl Üniversitesinden beklediğimiz şey bilimsel icatlar, buluşlardır.

‘BAYDAŞ soyadında 6 öğretim görevlisinin olduğunu belirtmiştik. Yasal olarak tüm çalışanların aynı soyadından olmasında bir engel yok
Sayın BAYDAŞ eylemin yasal meşruiyetini yeterli görüyor. Yasal meşruiyeti bir eylemi meşru görmenin, göstermenin en basit yoludur. Ama yetmez. Eylemin vicdani, ahlaki, dini, sosyal değerlerce de meşru olması gerekmektedir. Yasal olan bir çok eylem var ki, ömür boyu mahkumdur. Etik olmadığından. Yozgat’ın Şefaatli İlçesi Belediye Başkanı da oğlunu, kayınbiraderini, itfaiye müdürünün oğlunu, iş-kur müdürünün oğlunu işe almış ve bunun yasalara uygun olduğunu söylemişti. Ama bu uygulamanın etik olmadığını tüm Türkiye kamuoyu günlerce tartıştı. Etik olmayan bu davranışı maşeri vicdanda mahkum etmiştir.

Sayın BAYDAŞ, kardeşi Sayın Burhanettin BAYDAŞ’ın Rektör Yardımcısı olmadığını beyan etmiş

Oysa üniversite sitesine girip üniversite yönetimi bölümüne giren herkes rektör yardımcılarından birisinin Sayın Burhanettin BAYDAŞ olduğunu görecektir. Yüksek Okul Müdürü olmak Rektör Yardımcısı olamaya engel ise bu bilginin orda yer almasının manası nedir? Bir siteye mi hükmedemiyorsunuz. Biz bir sistemden bahsettik. Profesörün oğlu profesör, oluyor dedik. Bunun özeti şudur: Babam profesör olsaydı, bugün için ben de profesör olacaktım. Referansın yanlışlarına parmak bastık. Türkiye de bizi doğrulayan konuyla alakalı dünya kadar örnek vardır. Bu tezin istatistiki verilerini de gerekirse yayınlarız. Bu ülkede, realiteye ters düşünceler ileri sürerek akademik kariyer yapan yüzlerce doçent, profesör vardır. Örnek mi? Kürtlerin Türk olduğu teziyle kariyer yapmış çok okumuş sayısı az mıdır? Bu çalışmalar bilim ahlakıyla nasıl bağdaştırılabilir? Avrupa’da bu yolla kariyer yaptırmazlar, yapanların kariyer belgelerini derhal iptal ederler. Teşhir ederler’,dedi.

‘Bingöl’ün sosyolojik yapısını, aile bağlantılarını, algılama biçimlerini, tertipçilik anlayışındaki bölge milliyetçiliklerini biliyoruz. Bu konuda Sayın Rektöre, ihtiyaç duyarlarsa, bilgi veririz. İlişkileri besleyen argümanların tamamını anlatırız. Bilim adamı: ‘Benim kimsenin bilgisine ihtiyacım yok’ diyemez herhalde.

Sivil Toplum Örgütlerinin düzenlediği panele onlarca akademisyen icabet etmişti. Çoğu Doçent ve Profesör’dü. Bu akademisyenlerden Sadece Sayın Burhanettin BAYDAŞ Bingöl Üniversitesinde görev yapmaktadır. O toplantıya katılan ve dışarıdan gelen başka hiçbir Bingöllü Doçent ve Profesör şu an için Bingöl Üniversitesinde görev yapmamaktadır. Bir önceki günkü sitenizde yayınladığınız metinde teklif götürdükleriniz isimler arasında sadece Sayın Abdullah BAYRAM Bey’in ismi vardı. Sayın Abdullah BAYRAM’a teklif götürdüklerini ifade ediyordunuz. Bu beyanın muhatabı Sayın Abdullah BAYRAM hocamızdır. Ama, aynı toplantıda Sayın Ahmet GÜRBÜZ: ‘Hiçbir beklentim yok, hiçbir makam istemiyorum, Bingöl’ü seviyorum, gelip seve seve üniversitede hoca olarak çalışım’ demiştir. Toplantıya katılan tüm katılımcılar bu beyana şahittir. Bu kadar isteğe rağmen…

Bizlerin görüştüğü bir çok akademisyen her hangi bir teklif almadıklarını ifade ettiler. Hatta ‘bırakın bize yönelik bir teklifi çalıştığımız üniversitelerde teklif getirdikleri akademisyen arkadaşlarla ilgili bile bize bir şey sormadılar’ diyorlar.

Sayın BADAŞ gelen akademisyenleri sanki bir lütufmuş gibi anlatıyor

Getirene kadar bir sürü mücadele ettiklerini, yalvar-yakar getirdiklerini ifade ediyor ki, bu tavrı Bingöl hak ketmiyor. Bu kendini beğenmişlik hali, topluma üstten bakma tavrı hak kedilen bir tavır değildir. Soruyoruz öyle ise : Rica minnetle getirdiklerini söyledikleri akademisyenlerin kaçı çakıştıkları üniversitelerde kadro alamadıkları için burayı tercih etmişlerdir? Rektör Bey bu hususu açıklamalıdır. Biz bu bilgilerin tamamına sahibiz. Rica-minnetle gelenler dediği akademisyenlerin büyük çoğunluğu kadrosuzluktan ötürü burayı tercih etmişlerdir. Realite budur. Ama olayı öyle bir dramatize ediyorlar ki, sanki Sayın BAYDAŞ’lardan biri gelmezse bölüm açılmayacakmış. Hiç kimse kendisini bu kentin, bu insanların üstünde göremez. Gelen akademisyen arkadaşların % kaçı ziraat kökenlidir. Bu kadar ziraatçı getirmekle hedeflenen nedir?

Ekonomik konular bizi hiçbir zaman ilgilendirmemiştir. Kantinde ‘top kek’leri, ‘çubuk kraker’leri, ‘falım sakızlarını’ kim satıyor hususu bizim için tümüyle kıymetsizdir. Hiçbir biçimde o konularla ilgilenmedik, ilgilenmeyeceğiz. Sayın BAYDAŞ bir açıklamalarında Bingöllü öğrencilerin % 80’inin Bingöl Üniversitesini tercih etmediklerini söylemişlerdir. Bu tespit bile malumu ikrardır’

‘Rektör Bey’in söyledikleri doğru ise Allah Sayın Yrd. Dç.Dr Abdulvahap BAYDAŞ’ı başımızdan eksik etmesin. Ama maalesef değil. Rektör Bey, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine hoca bulmak son derece zordur. 63 yıllık Atatürk üniversitesi ancak iki bölüme, 19 yıllık YYÜ henüz iki bölüme öğrenci alabilmiştir. ” İşte Atatürk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi internet sayfasında Dekanın imzasıyla yapılmış tanıtım yazısı: “İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde eşit ağırlık puan türüne göre öğrenci alan İktisat, İşletme, Kamu Yönetimi, Ekonometri, Yönetim Bilişim Sistemleri, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümleri bulunmaktadır. İktisat, İşletme, Kamu Yönetimi, Ekonometri, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerinde örgün ve ikinci öğretim programları yürütülmektedir. ” Demekki 63 yıllık Atatürk Üniversitesinin İktisdadi ve İdari Bilimler Fakültesinde tam yedi bölümde hem birinci hem de ikinci öğretim yapılıyormuş! İnanmayan bakabilir: http://beta.atauni.edu.tr/university/?ln=tr&lp=DepartmentStatic&tx=59&at=1&f_id=109 [beta.atauni.edu.tr] ’, bu bilgi bile çarpıtılmıştır’

‘Karakoçan’ a MYO açılması fikrinin bizimle ilgisi yoktur. Ama, Karakoçan’a Fakülte açılması taraftarıyım. Karakoçan İlçesi alt yapı donanımı, yaşam standardı, eğitim düzeyi vb. bileşenleriyle bu hizmeti hak ediyor. Yıllarca Fırat Üniversitesinin bizden esirgediğini Karakoçan’dan esirgemek haksızlıktır. Sayın Rektörün Bingöl’ü Elazığ’laştırma iddiasına kayıtsız kalması ise düşündürücüdür’

Bu üç kişiden biri oğlunuz diğeri kızınız mı değil mi?

‘Rektör Bey demiş ki: “Benimle aynı soyadı taşıyan bir öğretim görevlisi ve iki araştırma görevlisi kendi dönemlerinde açılan kadrolara müracaat ettikten sonra aynı sınava tek kişi olarak katılmışlar ve kazanmışlardır.  Ancak her üçü de kendi alanlarında tek başına sınava girmiş ve başarılı bulunmuşlardır. ” Neden her üçü de “tek başlarına” sınava girmişlerdir. Rakipleri acaba neden mülakata girmemişlerdir. Sizin soyadınızı taşıyan birileri neden yazılı sınavda rakipsiz kalıyor! İlginç değil mi? Bu üç kişiden biri oğlunuz diğeri kızınız mı değil mi? Oğlunuz ve kızınız ise neden göğsünüzü gere gere “oğlum ve kızım” demiyorsunuz da “benim soyadımı taşıyan kişiler” diyorsunuz? Bilim ahlakıyla bunu nasıl izah edebilirsiniz?’

YÖK bilgi işlem uzmanlarından oluşan 14 kişilik ekip aralarında Bingöl Üniversitesi’nin de bulunduğu, yeni açılan 30 üniversitede incelemelerde bulunmuş, 12 şubat 2010 tarihinde YÖK Bilgi İşlem Uzmanı Mustafa Işık, -içinden yüksek gerilim hattı geçen-üniversiteyi çok beğendiklerini ifade ederek, şu ana kadar gezdikleri yaklaşık 30 üniversite içerisinde gerek kampus düzeni, gerekse de fiziki olanaklar açısından en iyi durumda olan üniversitenin Bingöl Üniversitesi olduğunu ifade etmişti.

*Bingöl Üniversitesi internet sitesi AKADEMİK PERSONEL BİLGİ SİSTEMİ bölümden alınmıştır. Ortaya atılan iddiaların mesnedsiz, somut delillerden yoksun ve sadece insanın zihnini bulandırmaktan ibaret yanlı ve tutarsız olduğunu belirten, “Üniversitemiz ile ilgili yasal olmayan bir işlemin yapıldığı ıspatlanırsa biz gereğini derhal yaparız” diyen Baydaş’ı ” gereğini”  yapmaya davet ediyoruz.

*[Belge bu haberden sonra  üniversite sitesinden kaldırılmıştır.]

Toplam okunma (22765) Bugün(0) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , ,

7 Responses to “BİNGÖL değil, BAYDAŞ Üniversitesi; Rektör 5 akrabasını üniversitede işe aldı”

  • berhiv

    sayın baydaş sana sayın demek bile beni utandırıyor elini vicdanına koy ya kaç tane bingöllü aldın üniversiteyi resmen kendi yakınlarınla doldurdun kızını da bir gecede ilansız el altından aldın işe…. bingöl halkına bu kadar eziyet etmene hakkın yok ne puanlar alanları gördük allah sana bu dünyayı dar eder inşallah… ama biz bingöllüler sana yılmayacaz müslamanım cemaattenim diye geçiniyosun ama müslümanlığın tek görevini yerine getirmedğin gibi müslümanların da hakkını yiyiosun asıl hata senin değil seni oyunlarla oraya getirenler de hata….

  • mert

    biz ne zorluklarla okuduk hiç mi allahın yok senin bu okuyanlar insan değil mi? rektör çocuğu olmamamız suç mu günah mı bu ülkede? daha doymadın mı kaç tane daha alacaksın…. hadi bu dünyada sefanı çekiyon ama diğer dünyada elimiz yakanda olacak…. sen o mevkiyi asla haketmedin, gerekirse cumhurbaşkanına kadar gidecez…

  • CİHAN

    akrabalarını almış olabilir;kişilik olarak tanımadığımız insanlar için hemen yorum yapmak ne kadar doğru bilemiyorum.sayın baydaş size de şeffaf olmanızı tavsiye ederim.o zaman halk sizi sever sayar.önemli olan şu gök kubbe altında hoş bir sada bırakmak değil mi?herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum

  • a,gül

    ya bende bişey var dedim bu yazıyı kaleme alan gazeteci abem sen adamların unvanını okumadınmı prof ve yrd doç getirmiş bingölümüze adamı eleştireceğine tşk et, ben bi bingöllü olaral sayın baydaşa tşk ederim yüksek derecedeki akademisyenleri bu ili getiren adamın eli öpülür sayın hocam sen ne kadar prof ve doç tanıdığın varsa getir bu cehaleti yenmemizin başka yolu yok…

    Cvp:
    İşte böyle adamların doçentliği de, profluğu da böyle akran-akraba ilişkileriyle oluyor.

  • a,gül

    ya benim saygı değer abem okumadan o makama kimseyi getirmezler,bu insanlar okumuş insanlar sokakta seyyar satıcılığı yapmıyorlardı,adam zaten prof olmuş digeri ise yrd doç olmuş,bence çok insafsızca eleştirmişsiniz bu insanlar vasıfsız işçi değilki zaten belli bi yere gelmiş insanlar,SAYIN BAYDAŞ olmasaydı bingöl üniversitesi üç yılda öğrenci sayısını 400,den 4000,ne çıkaramazdı saygılarımla…

  • şahin

    a.baydaş not sistemi artık bizim bingölü öyrencileri kuşkuya düşürmüştür.

  • mifgamis

    Sayın A.Gül sizin kim olduğunuzu Bingöl üniversitesinde Prof olarak görev yaptığınızı biliyoruz. Bu yazılanları da kabul etmemeniz bundandır. Sizin okumuş ve bi yerlere gelmiş dediğiniz şahıslar okumuşlar okumasına ama hayvancılıkta prof olmuşlar ve bu yüzden insanlarla hayvanları karıştırmaya başlamışlar. Üniversitede ne olup bittiğini herkes çok iyi biliyor alınan işçilerin nasıl alındığını rektörün yakınlarını alabilmek için ne tür cambazlıklar yapıldığını onlardan olmayanların nasıl tehdit edildiğini hepimiz biliyoruz. Burada masal anlatmaya gerek yok sizin prof dediğiniz insanların yaptıkları en güzel iş kul hakkı yemek. Baskıyla onlardan olmayanları yıldırmak.
    afeterya ihalesi neden sürekli Emin CAF’ta kalıyor hep aynı kişi başka isim altında ama aynı kişi. Rektör 1 yılda iki defa 250 ve 300 bin ayrı ayrı olmak üzere oturduğu konuta onarım yaptırıyor ama bunuda beğenmeyip 700 bin verip tekrar kendine yeni bir konut yaptırıyor. Bu para nerden çıkıyor acaba.Ben Size tek tek rektörün akrabalarını sayabilirim. Hemde yakınlık derecelerine kadar isim soy isim baba adı anne adı ne isterseniz.Burası Bingöl üniversitesi değil BAYDAŞ üniversitesi yada CAF üniversitesi yada Fırat Üniversitesinin Bingöl Şubesi hangisi seçerseniz buyrun seçim sizin…

Yorum yaz

Arşivler