01
Ağu
A » + | -

.
Seni istiyorum ve biliyorum
asla koynuma alamayacağımı
sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün
ben bu kafeste bir tutsağım 

.

Furuğ Ferruhzad 

Okuduğunuz bu mısralar  boşandıktan sonra bir daha oğlunu görmeyen, onun özlemiyle cüzamlı bir çocuk olan Hüseyin Mansur’u evlat edinen bir şairin oğluna hitaben kaleme aldığı bir şiir.  1967 yılında soğuk bir kış günü, henüz 33 yaşındayken trafik kazasıyla hayata gözlerini yuman,  Furuğ’un  kısa yaşamı boyunca  görüp koynuna alamadığı oğlu büyüyüp İngiltere’ye mühendis olmaya gidecek ve olacak, 1 yıl sonra bu işi bırakıp resim yapmaya başlayacak, daha sonra annesinin şiirlerinin peşine düşerek, İran’a  yerleşip annesini resmedeceti.

1935 yılında İran’da bir albay’yın 3. çocuğu olarak doğan Furuğ; . (Furuğ Farsça Frug diye yazılıyormuş ve anlamı ışık. )7 kardeşli bir ailede dünyayya gözlerini açar. Asker olan baba  sıkı disiplin uygulayan milliyetçi, biri, annesi ise  ev hanımı, dini yönü olan ama o dönem için ilerici sayılabilecek bir kadındı.

Çocukluk yılları 2. Dünya Savaşı’na yaklaşılan, İran’ında karışık olduğu bir dönemde geçer. Bir yanda Şah Rıza, bir yanda onu devirmeye çalışan Humeyni. Furuğ; kız sanat okuluna devam ederek orada biçki nakış, resim gibi alanlarda eğitim alır. İlkokulu bitirdikten sonra gazeller yazmaya başlar. 17 yaşına geldiğinde ise Perviz Şapur ile evlenir. Furuğ evlendikten sonra eğitimini bırakmaz. Eğitimi ve evliliği birlikte yürütür. Kocası Perviz Şapur İran’ın tanınmış simalarından ve ondan çok büyük. Yazar ve aynı zamanda karikatürist. Bir kaynağa göre evlenmeyi Furuğ ister. Perviz Şapur’u görür görmez aşık olmuştur. Aile bu evliliğe karşı çıkar. Buna rağmen Furuğ evlenir. Bu aynı zamanda İlk baş kaldırısıdır. Bu evliliğin isteyerek mi, zorla mı olduğuna dair  herhangi bir bilgi yok, ancak 1 yıl sonra oğlu Kamyar’ı doğurduğu ve sonraki yılda boşandığı söylenir.
1954  yılında oğlunun velayeti babaya verilir.  o tarihten sonra oğlunu bir daha göremez.  1958 yılına İbrahim Gülistan ile tanışır.  İlk şiir kitabının yayımlar. Bu dönemde sadece şiir yazmaz; sinemayla, fotoğrafla, resimle de ilgilenir. Ülkesinin sorunlarına sırtını dönmez, hayatını ve ülkesini sorgular.

 O dönem İran’da Şah Rıza Pehlevi baştadır. Irak’ta monarşi yıkılmış. Batıyla temas halinde olan İran ile Irak’ın arası açılmaya başlamıştır. Aynı zamanda cüzzam o dönem etrafı kasıp kavuran bir hastalıktır. Cüzamlı mahalleler lanetlenmiş olarak kabul ediliyor ve dışlanıyorken,  o cüzamlılarla ilgili birçok iş içinde yer alır. Tahran’daki cüzzamlılar evinde çalışmaya başlar. İnsanların girmeye korktuğu mahallelere gider.

1958 yılında İbrahim Gülistan ile tanışmaşır. Gülistan, İran’ın aydınlarından, Hemingway çevirileri yapan, öyküler yazan entelektüel bir kimliktir. Kendine ait film şirketi vardır, Gülistan’a  asistanlığını yapmaya başlar. dokuz ayını Avrupa’da geçirir, Bu sayede sinema öğrenir ve şiirlerinde daha keskin çizgiler kullanmaya başlar. Duvar ve İsyan adlarında iki kitap çıkarır. İranlı cüzzam hastalarını ve onların sorunları ile ilgili olarak Tebriz’de film yapar. 1962 yılında filmi Kara Ev adını verdiği filmiyle dünyanın çeşitli yerlerinde ödüller kazanır. Film çekimi sırasında cüzzamlılar evinde tanıştığı Hüseyin Mansur isimli çocuğu evlat edinir. 1963 yılında Füruğ, Yeniden Doğuş adlı eserini yayınlar. Artık şiirde olgunlaşma dönemidir ve sanatsal düzeyi yüksektir. Bu kitabıyla şair, İran şiirinde derin ve etkileyici değişikliklere yol açmıştır.

1963 yıllında  bu film dolayısıylaa tanıştığı cüzamlı çocuk Hüseyin Mansur’u evlat edinir.  Aynı yıl Unesco Furuğ hakkında bir belgesel yapar. Ünlü yönetmen Bernardo Bertulucci İran’a gelerek Furuğ hakkında bir film çeker.


Geçip gitti kirpiklerimin arasından. …
Kendisiyle yapılan bir röportajda neden şiir sorusuna şöyle cevap vermiş:
“Belki teselliyi şiirde aradığım için, belki de söyleyemediklerim için”

13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30’da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ,  buna rağmen servis aracına yandan hafifçe çarpar. Sert fren sonucu başını cama çarpmıştır. Yine de dayanamaz, arabadan çıkar. Çıktığı an yere yığılır.

Furuğ kardeşi Feri,ye yazdığı son mektupta “Ailemizde ilk ölen insan ben olacağım, sonra sıra sende, bunu biliyorum” diyor

Bilmiyorsun ne denli kederliyim, ne denli canım
sıkılıyor…
Siz gelinceye dek boğulacağım sanki-Ne yararı var? Tüm
bu işlerin yararı ne?
Şimdiye kadar senin başarın ve orda olman ve
hayatının iyi gidişatı ile kendimi avutuyordum, şimdi
dönmek niyetindesin ve tüm nasihatlerim boşa
gitti… Yazık! Burada sen öyle insanların arasında
yaşayacaksın ki, benim tüm hayatımı mahv
ettiler. Bunların hepisi bir hiç, hiç… Hiç.
Bu senin resmini dergilerinde basanlar, yarın sadece
seni çekiştirecekler, sadece ardından
konuşacaklar, kötüleyecekler seni…
Bilmiyorum nedenli dayanabileceksin bu duruma?
Ben bunların arasında yaşadım,bunların arasında”
öldüm” ve nihayet kendimi buldum….ama sen?… Bende
senin gibi sokağımızın tozuna, toprağına “emiriyye”
caddesinin dilencilerine, güvercinlerine, köpeklerine
ve ayçiçeklerine aşığım, ama tüm bunları kime anlatmak
niyetindesin?
Sen naif ve saf duygularınla yaşıyorsun ve burada
seni tiye alarak hayatlarını sürdürenler olacak.
Ben böyle şeylere alışkınım ve bu “sihirbaz”ları iyi
tanıyorum. Sen,de gel ve yakından tanı onları ,seni ve
aynayı bekliyorum. ailemizde ilk ölen insan ben
olacağım,sonra sıra sende, bunu biliyorum…”

tarihsiz- Tahran
Furuğ


Zahir- al Doleh mezarlığına gömülür. Oğlunun bir şair ya da yazar olmasını isteyen Furuğ, bugün görme sansına sahip olmasa  bile,  oğlu bugün figüratif çalışan bir ressamdır.

1999 yılında ünlü İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin “Rüzgar Bizi Sürükleyecek” filminin adı, şairin bir dizesinden alınmıştır.

“Bahçeye dikeceğim ellerimi
Çiçekleneceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
Ve bembeyaz yumurtalarını bırakacak kırlangıçlar
Avuçlarımın mürekkep lekeli çukurlarına”

Kitapları 
Tutsak (Esir) (1952)
Duvar (1957)
İsyan (1959)
Yeniden Doğuş (1964)
İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına (Bu kitabı tamamlayamadan 1967’de öldü.)

Türkiye’de Yayınlanmış Kitapları
Sadece Ses Kalıcıdır. Çev. Cavit Mukaddes. Yapı Kredi Yayınları, Ocak 1997
Sonsuz Günbatımı Çev. Onat Kutlar, Celal Hosrovşahi. Ada Yayınları, Şubat 1989
Bütün Şiirleri. Çev. Kutlukhan Eren. Şule Yayınları 1999
Dünya Sevmek İçin Çok Küçük (Mektuplar, söyleşiler, anılar) Çev. Kenan Karabulut, Gri Yayınevi Mart 2006
Furuğ. Çev.Kenan Karabulut. Gendaş. Ekim 2002

 Ödülleri
1962 yılında yaptığı belgeselle İtalya belgesel filmler festivalinde birincilik.
1963 yılında “Kara Ev” filmiyle, Almanya Oberhausen Film Festivalinde en iyi film ödülü.

“Kalbimi bir meyve gibi yetiştirip ağaçların bütün dallarına asmak istiyorum.”

Der, mektubunun bir tanesinde Füruğ. Ve kardeşine yazdığı mektuplardan sonuncusu olan bu mektupta ölüme merhaba demiştir, bile şair.

Füruğ’dan bir şiir….

Yeniden Merhaba Diyeceğim Güneşe
Yeniden merhaba diyeceğim güneşe
Gövdemde akan nehirlere
Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme
Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen
Bahçemdeki ağaçların hüzünlü büyümesine
Gecenin kokusunu hediye eden kargalara
Yaşlılık biçimim olan ve aynada yaşayan anneme
Tekrarlanan şehvetimle döllenen yeryüzüne
Yeniden merhaba diyeceğim
Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
Saçlarımla: Yeraltı kokularının devamı
Gözlerimle: Karanlık tecrübesiyle
Duvarların ötesinden kopardım dallarımla,
Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
Ve aşkla dolu avluda bekleyen kıza
Yeniden merhaba diyeceğim.

Furuğ Ferruhzad

Gecenin sonsuzluğuna sesleniyorum, ben
Karanlığın sonsuzluğundan
.
Ben gecenin sonsuzluğundan sesleniyorum
Gelirsen benim evime ey sevgilim bir lamba getir bana
.
Ve küçücük bir pencere
Seyredeyim oradan kalabalığın mutlu sokağını
.

Furuğ Ferruhzad

Furuğ Ferruhzad hakkında sitemizde yayınlanmış diğer yazılar
ve bak nasıl şiirlerimin beşiğine/ sen doğuyorsun, güneş doğuyor…” Güzel bir zamandı – Onat Kutlar

Yeryüzünün Şairi: Furuğ Ferruhzad “Benim için en önemli şey şiirdir…”

“benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir” yeryüzünün ayetleri Furuğ Ferruhzad şiirleri

Ferruhzad hakkında diğer başlıklar

Fars kadın şiirini başlatan Furuğ Ferruhzad için bir önsöz
Furuğ Ferruhzad’ın yaşamı, aile hayatı ve yaşadığı toplum
Furuğ Ferruhzad’ın yaşamındaki erkekler
Furuğ Ferruhzad: tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir
Sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün/ ben bu kafeste bir tutsağım
Güzel bir zamandı – Onat Kutlar
Yeryüzünün ayetleri Furuğ Ferruhzad şiirleri
“Benim için en önemli şey şiirdir…”

Toplam okunma (2682) Bugün(7) Son okunma tarihi (23 November 2014)

, , , ,

Yorum yaz

Arşivler


more info