Nilüfer Akbal ve Miro Albümünden Zazaca, Türkçe Şarkılar Aralık 6, 2009
Posted by cafrande.org in : Kürtçe Müzik Klip - Kurdish Music video, Nülüfer Akbal, Zazaca Müzik dinle - klip , 2comments
Muş Varto doğumlu olan Nilüfer Akbal, 1987 yılında İstanbula geldi. Aynı yıl Arif Sağ Müzik Merkezi’ne devam ederek bağlama, solfej ve şan dersleri almaya başladı. 1988 de ilk Türkçe albümü ”Arzuhal Eyledim” adıyla müzikseverlerle buluştu. Daha sonra şan derslerine Timur Selçuk yönetimideki Çağdaş Müzik merkezi ve Öğretim görevlisi İstanbul Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı olan Begüm ERDEM’ den almaya devam etti.
O sıralarda ikinci kaseti olan ”Ben Bir Kadınım” ı çıkardı. 1991 yılında müzisyen ve yorumcu Hasret GÜLTEKİN “Newroz 1 ” ve “Newroz 2 ” çalışmasında Kürtçe şarkıları seslendirdi. Aynı yıl Almanya Köln’e giderek bu kez de ses pedegogu Paulo Gronau’dan ses ve opera dersleri almaya başladı. İki yılık bu eğitimden sonra girdiği “Rheinische Musikschule” sınavını başarı ile geçti. Aynı okulda iki yıl daha öğretim gördü. En çok sevilen aynı zamanda en iyi albümünü 1995 yılında Zazaca/ Dımılki olarak “MİRO” adıyla yayınladı. Bu albümle Yurtiçi ve yurt dışında çok sayıda konserler verdi.
1998 yılında Fransız Aranjör olan jean –Michel kanner ile yaptığı “REVİNGİ” adlı albümüyle deneysel çalışmalara yöneldi. 2002 yılında Ayhan evci ile “RAY’E adlı Abümünü yaptı. Albüm Alman Radyosu SFB-Multi-kulti tarafından haftanın albümü seçildi. Böylelikle sanatçı avrupada dinlenen sanatçılar arasında yerini aldı. 2005 yılında çıkartığı “ŞEWA” adlı albümü ise WDR radyosu tarafından haftanın albümü seçidi ve EZ TAZEME adlı şarkısı 3 hafta boyunca listelerde 2.ci sırada yer aldı
L Epözdemir’in sanatçıyla yaptığı röpörtajdan alıntılar
Müzikle küçük yaştan beri tanışıyorsunuz. Bu alanda herkesten çok eğitim aldınız. İyi ve eğitimli bir sesiniz var. Kaliteli müzik yaptığınız tartışma götürmez. Ama ne siz nede öteki Kürt sanatçılar, yeterince tanınmıyorsunuz. Bunun nedenini nasıl açıklarsınız.?
N. Akbal: Müzik benim esas işim ve bende işimi çok severek yapıyorum. Bu kendime olan saygımı da arttırıyor. Bu gün aramızda olmayan ancak Türkiye’de çok büyük şan ve şöhrete ulaşmış olan kimi sanatçılar bana defalarca telkinde bulundular. Kürtçe müzik yapma dediler. Bu müzikle bir yere gelemezsin dediler. Türkçe müzik yaparsan tüm kapılar ardına kadar asana açılır dediler.
Bu yolun zahmetli bir yol olduğunu da biliyorum. Bu bir tercih sorunudur benim için. Ben kendi halkımın yasaklı dilini haykırmazsam nasıl rahat ederim ki. Bir Kürt sanatçısı olarak, bu duruşumla Türkiye’de şöhret olabileceğime asla inanmıyorum. Bu yüzdendir ki on yedi yıldır yaşamaya, ayakta kalıp geçinmeye çalıştım ve bu konularda kaygılar içinde yaşadım. Öyle görünüyor ki bu yöndeki kaygılarım bundan böyle de devam edecek.
Sizi Kürt müziği yapmaya iten nedenler nelerdi. Bu konuda kimler sizi etkiledi. Bu gün gelinen nokta da, bunca sorunlar yaşıyorken tercihlerinizden ötürü pişmanlık duyduğunuz anlar oldu mu.?
N. Akbal: Her zaman saygı ile anacağım büyük müzisyen Hasret Gültekin’den çok etkilendim. Beni Kürt müziğine entgre eden Hasrettir. O da bir Kürt Alevi’siydi. Sivasta Madımak Otelde canice yakılanlardandır. Ondan etkilenmiş olmam gerekir ki, bende Kürt-Alevi olgusuna merak sardım. Benim birde Zaza yönüm var. Vartoluyum. Bana göre Varto Zaza Lehçesinin anayurdudur.
Kimi Aleviler kendilerini Kürt kabul etmiyor. Ama bizim coğrafyadaki Alevilerin büyük bölümü, hatta tümü diyebilirim ki Zaza Kürttür. Ben böyle bir sonuca vardım. Ben de, bu işi müzik dili ile ıspat etmeye çalışıyorum. Koçgiri Halk hareketi ile ilgili araştırmalar yaptım. Alişêr Bey’in MİRO adlı eserine rasladım. DILO YEMAN’a rastladım. Bu eserlerin Kürtçe olduğunu gördüm. Ama alevi inancını irdeliyorlardı. Çok etkilendim ve de kasete okumaya karar verdim. Okudum. Kaset çıkar çıkmaz büyük sükse yaptı.
Maddi ve manevi çok büyük sıkıntılar çektim, çekiyorum da. Elbette Kürt müziğinde karar kıldığım için. Ama asla pişman değilim. Bu gün gene bir seçenek yapmam gerekirse hiç kuşkusuz Kürt müziğini seçerim, çünkü bu bana inanılmaz bir haz veriyor, tüm sıkıntılarımı unutturuyor.
Bu gün Kürt Sanatçıların yüz yüze bulunduğu çok çiddi sorunlar var. Bizler ise yıllardır belki düzelir diye umutlarımızı koruduk ve de sabrettik. Ama ilgililer hiç oralı olmadı ve sorunlar dağ gibi üst üste yığıldı. İleride bu konuya tekrar değineceğim için şimdilik sadece işaret ederek geçiyorum. Ama her şeye karşın direnmeye ve dayanmaya devam diyorum.
…
Ben Kürtlerin Sezen Aksu’su değil, Nilüfer Akbal’ı olmak istiyorum
N. Akbal: Türkiyede toplumun ezici çoğunluğu herkesin eşit olduğunu savlar. Oysaki bu böyle değil. Örneğin biz Kürt sanatçılar eğer Türk sanatçılarla eşit isek, neden tüm kanallarda onları şarkıları ve klipleri özgürce çalınıyor da bizimkilere yer verilmiyor. Eğer biz de bu ülkenin sözüm ona eşit vatandaşları isek ulusal kanallardan da eşitçe yararlanmamız gerekir. Ama açıktır ki durum böyle değil. Bu yüzden biz de medyamızı ve ulusal kurumlarımızı kurmak zorundayız.Ben Kürtlerin Sezen Aksu’su değil, Nilüfer Akbalı olmak istiyorum. Bu adaletsizliğin giderilmesi gerekiyor. Tüm bu durumlar olmadan, Kültürler arası diyalog sağlanmadan, eşitlik uygulanmadan kültürlerin, dolayısıyla da halkların kaynaşmasını sağlamak olanaklı değildir.
…
Türkiye çok sesli ve çok renkli bir ülkedir. Bu durum pek az ülkeye nasib olabilir. Bu renklilik ve seslilik büyük bir zenginliktir. Ancak tekçi ve Türkçü mantık bu zenginlikten istifade etmeyi engelliyor. Bu kaynaklar heder ediliyor. Kendi zenginlik kaynaklarını böyle hoyrat kullanan bir ülkede, ulusal kimliğinizle ayakta kalmanız ve kendi halkınız adına başarılar kazanmanız çok güç. Türkiye Kürtlere vatandaşım diyorsa onları tüm vatandaşlık hak ve ayrıcalıklarından yararlandırmalıdır.
Her şarkı kendi kökleri üzerinde çalinmalıdır. Çünkü şarkı kendi akarında güzeldir
Bende dahil olmak üzere, geçmişte, zaman zaman bir çok Kürt müzisyen önemli yanlışlar yaptı. Özellikle de 90 lı yıllarda, savaşın yoğun olduğu dönemlerde, hem müzisyenler hemde yapımcılar ciddi yanlışlıklar yaptılar. Çoğumuz savrulduk, hatalar işledik, bir çok kişi ise, kendini riske etmek istemediği için, Kürtçe Müzik defterini kapatıp o günlerde rafa kaldrdı. Aynı kişiler bu günün serbestilerinden istifade ile bu aralar Kürtçe müziğe hevselenmiş görünüyorlar.. Dünyanın yeniden keşfini kendileri gerçekleştirdi sanıyorlar. Yaptıkları işi bir devrimmiş gibi göstermeye çalışıp böbürleniyorlar Kürtler karşısında. Ama Burası Türkiye ve hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz kaygılarımızı, endişelerimizi, samimiyetimizi çok iyi biliyoruz.
…
Ben ve birkaç sanatçı arkadaşım, Türkiye’nin o zorlu yıllarında, az da olsak sayıca , Kürt müziği yapmayı tüm olumsuz koşullara karşın sürdürdük. Doğal olarak, eksik yanlış, aksak okuduğumuz oldu ve telafuz hatalarını sıkça yaptık. Belki bu çok önemli bir hataydı. Ama günlerde bundan daha önemli şey Kürtçe sözlü müzik yapmaktı. Bu siyasal bir tavır olarak da görülebilir. Dahası eksik yada yanlış okuduk diye Kürt aydın çevrelerinden çokta eleştiri almadık. Tersine desteklendik, dayanışma gördük ve de alkışlandık. Kürtçe söylemek dinleyenlerin göğsünü kabartıyor ve onları gururlandırıyordu. Alkışlanmamız Kürtçe Müzik yaptığımız içindi, yanlış ya da eksik okuduğumuz için değildi kuşkusuz. Kuşkusuz bu gün hiç birimiz dün olduğumuz noktada değiliz, aradan yıllar geçti ve yetkinleşip olgunlaştık. Bu gün artık dünün yanlışlarına düşmemek için daha bir özenliyiz ve en doğruyu yapma konusundaki istek ve tutumumuz ufkumuzu daha da genişletiyor.
Albümleri
1987 Arzuhal Eyledim
1990 Barıştan Resitaller
1991 Dört telden dört dilden(başka sanatçılarla birlikte)
1991 Newroz 1 (Hasret Gültekin yönetiminde kürtçe ağıtlar)
1992 Newroz 2 (Hasret Gültekin yönetiminde kürtçe ağıtlar)
1992 Ben bir kadınım (türkçe özgün müzik)
1995 Miro
1998 Rewingi
2002 Ray’e
2005 Şewa
Film Müzikleri
Mem u Zin: Yönetmen: Ümit Elçi
Yol:Yılmaz Güney
Mülteci:yönetmen: Reis çelik
Toplam okunma (19952) Bugün(19) Son okunma tarihi (10 September 2010)
Nilüfer Akbal (Miro, Arix, Çay berbena, Canemına ve Süphan dağı) Kasım 13, 2009
Posted by cafrande.org in : Nülüfer Akbal, Zazaca Müzik dinle - klip , 2comments
Nilufer Akbal Arix

Nilüfer Akbal Çay berbena

Nilüfer Akbal Tı cane mına

Nilufer Akbal Süphan Dağının Eteği
Toplam okunma (8044) Bugün(11) Son okunma tarihi (10 September 2010)

Fuat Saka sevilen şarkılarıyla cafrande.org’ta
9 Bölümlük 12 Eylül Belgeseli ve Darbenin Bilançosu
Yaşam Nasıl Ortaya Çıktı? – Alan Woods & Ted Grant
Pharaoh’s Daughter, müzik grubu sevilen şarkılarıyla cafrande.org’ta
Felsefede Metodolojinin Kurucusu Francis Bacon ve Denemeler
Kapitalizmin Krizleri, “Marx’ın Kriz Teorisi” – Dr. Suat Kamil Aksoy
Civan Haco’nun “Girtiyen Azadiye” albümü online cafrande.org’ta
Osmanlının Yabancı Evlilikleri ve Padişah anneleri
“Nasıl bir zekâ meşalesi söndü Nasıl bir yürek durdu!” | Lenin’in kaleminden Friedrich Engels
Başka bir dünya’nın müziği; Diana Rowan ile Keltik ve Akdeniz müziği