Bu Kategorideki Konular

15
May

width=İstanbul’un üç bir yanı deniz. Bu kadar da değil, istanbul’un denizi, istanbul karasının koynuna kol kol sokulmuş. Yine de böyleyken, istanbul’da denize girmek, öbür dünyada cennete girmekten daha zor. istanbul’un bir başından bir başına deniz kıyılarını bir takım insanlar satın almışlar. Denizin satın alınması akıl alır iş değildir. Denizi satın alanlar, dua edelim ki havayı da satın almamışlar. Denizle hava arasında büyük bir fark yok; onu da satın alıp bizi havasızlıktan boğmadıklarına şükür. Kavaklar’dan Çekmece’ye, Şile’den Pendik’e kadar şu güzel istanbul kıyılarında bedava girilecek bir kanşlık boş deniz kalmadığına bakarım da, denizin nasıl satın alındığına şaşarım.

More »

Toplam okunma (12667) Bugün(37) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,

21
Nis

Aziz NesinEve taşındığımızın ikinci günüydü. Sağ yanımızda bir komşu var. Yol önlerinden geçiyor.
Pencerenin önüne oturmuş bir yaşlı a-dam,
- Bu evi tutmasaydınız iyi olurdu, dedi.
ihtiyara sert sert baktım:
- Bizim bildiğimiz bir kiracı bir eve taşındı mı, konu komşu
“güle güle oturun”a gelirler. Taşınmasaydınız iyi olurdu, ne de
mek? Komşuya böyle mi söylenir?
ihtiyar oralı bile olmadan,
• Benden söylemesi, dedi, o eve hırsız girer de ondan söyledim.
Bizim eve hırsız girer de öbürlerine girmez mi?
Cansıkıntısıyla cigara almak için köşedeki bakkala girdim. More »

Toplam okunma (6369) Bugün(2) Son okunma tarihi (24 May 2013)

, , , ,

14
Nis

Aziz NesinBir taşra ilinde kitapçıdır. Başlangıçta mektuplaşıyorduk. Mektuplarından anladığıma göre ilerici bir gençti. Her ilkyaz gelişinde beni kitapçılık yaptığı il’e çağırıyordu, işlerimin çokluğunu, yorgunluğumu ileri sürerek gelemeyeceğimi yazıyordum. O beni çağırmaktan vazgeçmemişti. Okurlarımın benimle tanışmaktan pek sevineceklerini, beni beklediklerini yazıyordu. Doğrusu, hiç görmediğim o il’e gitmeyi, orada biriki gün kalmayı ben de çok istiyordum.  Ama işlerimin çokluğundan zaman bulamıyordum. Bir ilkyaz günü genç kitapçı istanbul’a gelmiş. Telefonda soruyordu: Evimde ziyaret edebilir miymiş…
Terslik işte, çok çetrefil bir yazı üzerinde çalışıyordum, hiç zamanım yoktu. Ama bir yazarın zamansızlığını okurlarına anlatması zordur. More »

Toplam okunma (7211) Bugün(3) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,

07
Nis

Aziz NesinTanışmadığım birisiyle telefonda candan konuşamam. Çekingen, ürkek olurum. Telefonun öbür ucunda konuşanın yüzünü, gözünü görmeyince niyetini anlayamazsınız ki… Onun için benimle telefonda ilk konuşanlar, beni gerçekte olduğumdan çok daha ters, çok daha soğuk sanırlar. Telefonu kapadıktan sonra da neden daha candan konuşmadım diye, kabalığıma üzülür, kendi kendime kızarım.
O, bir gece yarısına doğru telefon etti.
— Alo…
— Buyrun.
— Siz misiniz?
Soruya bak! More »

Toplam okunma (6790) Bugün(2) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , ,

17
Mar

Aziz NesinBeyefendiciğim, hal tercümemi yazılı olarak arzetmiştim. Daha teferruatlı mı olsun, buyurdunuz? Başüstüne, arzedeyim efendim. Nasıl? En küçük teferruata kadar…
Emredersiniz… Anladım, ta küçüklükten başlayarak… Evet, evet, hal tercümesi değil de, hatıratımı nakletmemi emir buyuruyorsunuz. Başüstüne… Hiçbişey saklamadan… Tabii… Ona ne şüphe… Bütün mahrem noktalarına kadar… Evet, evet, teferruatlı… Başüstüne beyim, başüstüne efendim… Bendeniz Kanlıca’da doğmuşum. O kadar geriye gitmeyeyim mi, peki efendim, daha beriden başlayayım. Eveet, başımdan geçen büyük ve mühim vakaları… Anladım efendimiz. Beyefendi, başımdan geçen ilk büyük vaka Numune-i Terakki mektebindeyken arkadaşlarla olan kavgamdır. More »

Toplam okunma (7952) Bugün(2) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,

09
Mar

Aziz Nesin• “Dinsizin hakkından imansız gelir” sözü yanlış… diyordu.
Şair arkadaşıma,
• Neden? diye sordum.
- Yanlış, dedi, yanlışlığı tecrübeyle sabit… Bu atalar sözünü şöyle düzeltmeli: “Dinsizin hakkından gelse gelse imanı çok kuvvetli olan gelir.”
Böyle konuşan şair arkadaşımın adını duymamışsınızdır. iyi, güzel şiir yazar ama, şiirlerini kıskandığından mı nedir , bu güzelliklerin paylaşılmasını istemediği için hiç kitap çıkarmamıştır.
Karadeniz illerinden birinde kendi halinde yaşar. Kırk yılda bir İstanbul’a, Ankara’ya uğrar. Başında şiirin kavak yelleri esmeye görsün, kapar koyuverir kendini, alır başını gurbetlere çıkar. Pek öyle belli bir iş-güç tuttuğu da yoktur köküne kibrit suyu ekmemek üzere, yavaştan yavaştan babasının paracıklarını yer. More »

Toplam okunma (8778) Bugün(0) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , , , ,

14
Şub

Aziz NesinFransızcadan çevirdiğim romanı kitapçıya bıraktım, parasını da aldım. Beyazıt’a doğru yürümeye başladım. Önümde, dalgalana dalgalana, akar gibi bir kadın gidiyor, insanın önünde her zaman bir kadın gidebilir. Ama böyle bir kadın olursa, işte o zaman insan, önünde gidenin kadın olduğunun farkına vanr. Kiminle olsa istediğine bahse girerim ki, bu kadın Fransız; saçının ucundan iskarpinin ökçesine kadar Paris kokuyor. Boynundaki beyaz puvanlı mavi eşarp, gelip geçenleri çağınr gibi rüzgârda pırpır kanat çırpıyor.
Ben dememiş miydim, bu kadın Fransız diye? Nasıl da anlamışım ama… Caddedeki trafik polisine gitti. Söylediklerini duyuyordum.
• Esküze muva Mösyö L’ajan… Parle vu Franse?
Polis şaşırdı. More »

Toplam okunma (7497) Bugün(1) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , ,

02
Şub

Erken Kaybedenler“Çalışan benim!” diye bağırdım. “Ama dört yıldızlı otellerdeki bayi toplantılarına giden sensin. Hayatında bir sefer tüp değiştirdin mi? Asalak!”
Babam bunları duyunca bir adım geri attı. Ağzı şaşkınlıktan açık kaldı bir süre.
“Evladım! Sakatım ben.”
“Sakat değilsin. Katilsin!”
Bunu duyunca çıldırdı. Titreyip kendine geldi, yumruğunu sıktı, bana vuracakken durdu, döndü duvara vurdu.
“Değilim! Katil değilim! Nefsi müdafaa, ilk o sıktı, topal kaldım. Keşke ben ölseydim de o topal kalsaydı.”
Başını ak güvercinli duvar takvimine vurarak ağlamaya başladı. Onu can evinden vurmuştum. Yaklaştım, omzuna dokundum şefkatle. Sakinleşmesini bekledim.
“Sen beni öldürdün baba,” dedim.
“Ne diyorsun evladım sen?”
“Beni de bu dükkânda öldürdün, boğarak öldürdün!” “Ne boğması lan?”
“Tüpgazla boğdun, damacana sularla boğdun!” More »

Toplam okunma (13800) Bugün(3) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , , , ,