Bu Kategorideki Konular

22
Nis

Emrah Serbes“Niye öyle yapsın ki?”
“Çünkü kadınlar doğuştan suçlu olduklarına inanmaya yatkındırlar.”
“Tamam,” dedim. “Bunu değerlendireceğim.”
J&B bitti, parkın karşısındaki tekelden bira alıp geldim.
“Ne iş yapıyorsun?” diye sordu.
“Ansiklopedi işindeyim.”
“Ansiklopedi mi pazarlıyorsun?”
“Hayır, yazıyorum.”
“Ne Ansiklopedisi?”
“Hisler Ansiklopedisi. İnsan duygularını sınıflandırıyorum. Biraz saçma gözükebilir ama gerçek. Üçüncü cilde geldim. Üçüncü defter yani.”

Devamı »

Toplam okunma (10972) Bugün(183) Son okunma tarihi (23 April 2014)

, , ,

05
Nis

Aziz-NesinŞimdi romanda yeni bir moda çıktı; roman kahramanını, İsa’dan beşbin yıl öncesinden zamanımıza dek doğurta öldürte bikaç kez yaşatıyorlar. Kalıp değiştiren bir ruh, ikibin yıl önceki maceralarını hatırlıyor.
Benim de başıma geldi. Esrar içmedim, rüya da görmedim. Her zamanki gibi, kağıdın üstünde borçlarımı hesaplıyordum. Birden kapı açıldı. Tarihi filmlerdeki gibi baştan aşağıya zırhlar içinde, Haçlı ordusundan biri girdi içeri:
Haşmetli Fransa Kralı Altıncı Louis’nin selamı var, «Zahmet olmazsa, bir dakika saraya kadar gelsin!..» diyorlar…
Anladım, herif sapıtmış:
Çocuklar!., diye içeriye seslendim. Devamı »

Toplam okunma (17613) Bugün(6) Son okunma tarihi (22 April 2014)

, , , , , ,

31
Mar

Aziz-NesinTarihimiz boyunca bütün kötü, yanlış, gülünç işlerin eski dönemde yapılmış olduğunu söylemek gelenektir. Biz bu geleneğimizi bozmak istemediğimizden, bu hikâyede anlatılan olayların da eski günlerde geçmiş olduğunu açıklarız.
Apona kenti uluslararası fuarı, şimdiye kadarkilerin hepsinden üstün olacaktı. Bundan iyi propaganda fırsatı ele geçemezdi. Bütün ticaret ataşeliklerine, fuarda kendilerine yer ayırtabilmeleri için, en geç iki ay içinde cevap verilmesi istenen mektuplar yazıldı.
Mektupları alan devletlerin ticaret ataşelikleri, çağrıya teşekkürle, fuara katılmak istediklerini bildirdiler. Yalnız biyerden ne “evet”, ne “hayır” diye cevap geldi.
Cevap vermeyen bu memleketle fuarı açacak memleketin ticaret heyetleri arasında o sırada bir anlaşma yapılmaktaydı. Devamı »

Toplam okunma (12720) Bugün(2) Son okunma tarihi (23 April 2014)

, , , , , ,

09
Mar

Aziz-NesinAmerikan Cart Vakfından ödenen paralarla, Amerika’nın tanınmış bikaç iktisatçısı, azgelişmiş ülkelere gittiler. Bu gezinin ereği, o ülkelerde incelemeler yapıp neden az geliştiklerini anlamaktı. Önce bunun adını “Gelişmemiş Ülkeler İnceleme Gezisi” koymuşlardı. Ama “gelişmemiş” sözünden, gelişmemiş olanların alınıp kızacakları düşünülerek, uluslararası incelik kurallarına uyarak “gelişmemiş” yerine, gelişmeyenlerin gönüllerini almak için “azgelişmiş” demeyi daha uygun buldular. “Azgelişmiş Ülkeler İnceleme Gezisi” kurulundan Mr. Charles Whithy adında iktisat profesörü bir üye de Türkiye’ye gelmişti. Kendisine kolaylık olmak üzere, bilgi almak için Türkiye’de kiminle konuşacağı önceden söylenmişti. Mr. Charles, Türkiye’de önce Bay Sıtkı ile konuşacaktı. Bay Sıtkı bu konuda bilgi verecek en yetkili kişilerden biriydi. Devamı »

Toplam okunma (66038) Bugün(2) Son okunma tarihi (23 April 2014)

, , , , , ,

01
Mar

oguz-atayUyandık Olric. Kalktı, tıraş oldu, giyindi. Radyoyu açtı. Bir banka onlara iyi günler diledi. Sana da iyi günler sayın banka. Kâbusları geride bıraktık Olric. Doğan güneşle birlikte yola çıkacağız. Kahvaltı istemedi. Bavulu hazırdı. Çocuklar uyuyordu. Onları kısa bir süre seyretti. Hafif bir sersemlik hissediyordu. Misafirlikte geçen bir gecenin sabahında duyulan şaşkınlık gibi. Eşyaya, duvarlara yabancı gözlerle baktı. Yapılacak işler çabuk bitiyor. Kendine iyi bak. Arabayı dikkatli kullan. Olur. Şehre erken varmak istiyorum. Hemen yola çıkmalıyım. Karısını öptü. Allahaısmarladık. Güle güle. Fazla konuşmayınca her şey ne kadar çabuk bitiyor. Merdivenlerden indi. Kapıcı başıyla saygılarını sundu; eğildi, beyefendiye sokak kapısını açtı. Bavulu taşımak istedi; Turgut bırakmadı: hayatı fazla karmaşık duruma getirmek gereksiz. Senin kapıyı açman yeter. Bu yardımın yüzünden aramızda faydasız sözler geçecek. Arabanın bagajını açtı, kutunun yanına bavulu yerleştirdi: filmlerdeki soğukkanlı banka soyguncuları gibi. Devamı »

Toplam okunma (8836) Bugün(5) Son okunma tarihi (23 April 2014)

, , , ,

20
Şub

Aziz-NesinNurettin önce bir otomobil aldı. Otomobille Avrupa gezisine çıkacaktı. Ençok görmek istediği yer de İsviçre idi. Çoktanberi böyle bir geziye çıkmak istiyor, ama bitürlü iki ucunu biraraya getiremiyordu. Sonunda istediği oldu. Hem bir spor araba aldı, hem de döviz buldu. Yaz başında çıktı yola. Gezisi ençok bir birbuçuk ay sürecekti. Giderken,
- Belki mektup gönderemem, kusura bakmayın. Ama her gittiğim yerden kart atarım, dedi. Mektup da göndermedi, kart da… İnsan Avrupa’ya geziye çıkar da her gittiği yerden, eşine dostuna oranın renkli kartpostallarından göndermez mi? İnsan bunu da yapmazsa, Avrupa’ya gitmenin tadı mı olur? Avrupa’ya gideceksin. Giderken İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in telefon rehberini de beraber götüreceksin. Sonra, her gittiğin yerde oranın bisürü renkli kartpostalını alacaksın. Otele gidince, telefon rehberini açacaksın. İster tanı, ister tanıma, rehberde ne kadar adres varsa hepsine her gittiğin yerden birer ikişer renkli kartpostal yollayacaksın ki, herkes de senin Avrupa’ya gittiğini anlasın. Devamı »

Toplam okunma (8827) Bugün(4) Son okunma tarihi (23 April 2014)

, , ,

Arşivler