Bu Kategorideki Konular

17
Tem

Aziz-Nesin1965 senesiydi. İşe gireli henüz iki hafta olmuştu. Bir genel müdürlükte, özel kalem müdürünün yardımcısıydım.Bayrama on gün kala, müdürüm hastalandı ve rapor aldı. Ertesi gün, genel müdür, beni odasına çağırdı.
Buyrun efendim.
Tebrik kartları hazır mı evladım?
Hangi tebrik kartları efendim?
Eyvahlar olsun, Şükrü sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartı göndermeli. Şimdiye çoktan postaya vermiş olmamız gerekirdi.
Hiç haberim olmadı efendim
Hemen, hemen hemen ! Yarına istiyorum üç bin adet kartı sabaha kadar yaz ve postaya ver. Devamı »

Toplam okunma (10182) Bugün(17) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , ,

10
May

Aziz-NesinÜç saattir, dört cip yoldaydı. Köy kahvesinin önünde cipler durdu. Vali, öndeki arabadan indi, ikinci arabadan mektupçu, defterdar, emniyet müdürü, candarma komutanı indiler. Tarım müdürü, sağlık müdürü, eğitim müdürü, lise müdürü, postane müdürü, tapukadastro müdürü ve öbür müdürler de arkadaki arabadaydılar. Cipleri gören köylüler, kahveden dışarı fırladılar. Kimi valinin elini öptü, kimi sıktı. Kimisi kucaklaştı. Vali de onları sevgiyle sardı, bağrına bastı. Yıllardır özlemi çekilen demokrasinin bu sıcak gösterisi, insanın gözünü yaşartıyordu.Hep birden kahveye doldular. Vali, kahve ocağının yanına, peykeye bağdaş kurdu. Ama, köyün en yaşlısı Mahmut Ağa’yı sağma aldı, o oturmadan oturmadı. Köylüler yaşlarına göre sırayla peykelere bağdaş kurdular, kimisi de hasır kahve iskemlelerine oturdu. Devamı »

Toplam okunma (14217) Bugün(6) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , , , ,

22
Nis

Emrah Serbes“Niye öyle yapsın ki?”
“Çünkü kadınlar doğuştan suçlu olduklarına inanmaya yatkındırlar.”
“Tamam,” dedim. “Bunu değerlendireceğim.”
J&B bitti, parkın karşısındaki tekelden bira alıp geldim.
“Ne iş yapıyorsun?” diye sordu.
“Ansiklopedi işindeyim.”
“Ansiklopedi mi pazarlıyorsun?”
“Hayır, yazıyorum.”
“Ne Ansiklopedisi?”
“Hisler Ansiklopedisi. İnsan duygularını sınıflandırıyorum. Biraz saçma gözükebilir ama gerçek. Üçüncü cilde geldim. Üçüncü defter yani.”

Devamı »

Toplam okunma (12024) Bugün(8) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , ,

05
Nis

Aziz-NesinŞimdi romanda yeni bir moda çıktı; roman kahramanını, İsa’dan beşbin yıl öncesinden zamanımıza dek doğurta öldürte bikaç kez yaşatıyorlar. Kalıp değiştiren bir ruh, ikibin yıl önceki maceralarını hatırlıyor.
Benim de başıma geldi. Esrar içmedim, rüya da görmedim. Her zamanki gibi, kağıdın üstünde borçlarımı hesaplıyordum. Birden kapı açıldı. Tarihi filmlerdeki gibi baştan aşağıya zırhlar içinde, Haçlı ordusundan biri girdi içeri:
Haşmetli Fransa Kralı Altıncı Louis’nin selamı var, «Zahmet olmazsa, bir dakika saraya kadar gelsin!..» diyorlar…
Anladım, herif sapıtmış:
Çocuklar!., diye içeriye seslendim. Devamı »

Toplam okunma (18180) Bugün(3) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , , , ,

31
Mar

Aziz-NesinTarihimiz boyunca bütün kötü, yanlış, gülünç işlerin eski dönemde yapılmış olduğunu söylemek gelenektir. Biz bu geleneğimizi bozmak istemediğimizden, bu hikâyede anlatılan olayların da eski günlerde geçmiş olduğunu açıklarız.
Apona kenti uluslararası fuarı, şimdiye kadarkilerin hepsinden üstün olacaktı. Bundan iyi propaganda fırsatı ele geçemezdi. Bütün ticaret ataşeliklerine, fuarda kendilerine yer ayırtabilmeleri için, en geç iki ay içinde cevap verilmesi istenen mektuplar yazıldı.
Mektupları alan devletlerin ticaret ataşelikleri, çağrıya teşekkürle, fuara katılmak istediklerini bildirdiler. Yalnız biyerden ne “evet”, ne “hayır” diye cevap geldi.
Cevap vermeyen bu memleketle fuarı açacak memleketin ticaret heyetleri arasında o sırada bir anlaşma yapılmaktaydı. Devamı »

Toplam okunma (13629) Bugün(5) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , , , ,

09
Mar

Aziz-NesinAmerikan Cart Vakfından ödenen paralarla, Amerika’nın tanınmış bikaç iktisatçısı, azgelişmiş ülkelere gittiler. Bu gezinin ereği, o ülkelerde incelemeler yapıp neden az geliştiklerini anlamaktı. Önce bunun adını “Gelişmemiş Ülkeler İnceleme Gezisi” koymuşlardı. Ama “gelişmemiş” sözünden, gelişmemiş olanların alınıp kızacakları düşünülerek, uluslararası incelik kurallarına uyarak “gelişmemiş” yerine, gelişmeyenlerin gönüllerini almak için “azgelişmiş” demeyi daha uygun buldular. “Azgelişmiş Ülkeler İnceleme Gezisi” kurulundan Mr. Charles Whithy adında iktisat profesörü bir üye de Türkiye’ye gelmişti. Kendisine kolaylık olmak üzere, bilgi almak için Türkiye’de kiminle konuşacağı önceden söylenmişti. Mr. Charles, Türkiye’de önce Bay Sıtkı ile konuşacaktı. Bay Sıtkı bu konuda bilgi verecek en yetkili kişilerden biriydi. Devamı »

Toplam okunma (66768) Bugün(3) Son okunma tarihi (23 July 2014)

, , , , , ,

Arşivler