Bu Kategorideki Konular

31
Eki

ragip duran“Kendimi Yeni Akit’i özel olarak okumak zorunda hissediyorum. Erdoğan’ın nefes alış verişlerini iyi hisseden, yansıtan bir gazete. Nefret dilini çok iyi kullanması, Kürt düşmanlığını yürütmesi açısından önemli. Koleksiyonları taradığınızda sürekli bir Kürt düşmanlığı görürsünüz. Bu gazetenin genel yayın yönetmeni ise hükümet yetkililerinin uçaklarına, Akil İnsanlar Heyeti’ne alınarak ödüllendirilmiştir. Yeni Akit, legal olarak üst düzey yetkililerin söyleyemediklerini okumamızı sağlıyor. Siyasi iktidarın parametrelerinden, göstergelerinden biri.
Yeni Akit’in son 2-3 yıllık yayın politikasına baktığınızda, demokratik bir hukuk devletinde yayımlanamayacağını görürüz. Sadece Kürt meselesinde değil; Ermenilere, azınlıklara, sola, eşcinsellere, kadınlara da aynı nefret söylemiyle, hedef göstererek yaklaşıyor. “
Devamı »

Toplam okunma (3261) Bugün(2424) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , , , , , , , ,

30
Eki

David CromwellNeden aktivistler çoğu kez motivasyon, yalnızlık, kendini tüketme, bencillik ve ıstırap gibi hassas insani meselelerle ilgilenmeyi savsaklarken zor olaylara, bir sürü şahıs ve sıkıcı tartışmalara odaklanır? Neden seçkinlerin iktidarına çoğunlukla öfke, nefret ve bazen de şiddetle tepki gösteririz? İnsanlığımızı koruyarak gayri meşru otoriteyi nasıl alt ederiz?
Karl Marx bir keresinde şuna dikkat çekmişti: “Radikal olmak kökene inmektir ve köken insanın kendisidir.” “Mülkiyet hırsızlıktır” diye yazan Pierre Joseph Proudhon şunu öğütlemişti: “Eski Dünya çözülme süreci içerisindedir. O sadece düşüncedeki ve kalplerdeki yekpare devrimle değiştirilebilir.” Devamı »

Toplam okunma (3324) Bugün(410) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , , , , , , , ,

29
Eki

MarksHindistan’ın bir altın çağı olduğuna inananların görüşlerini paylaşmıyorum, ama bu görüşümün doğrulanması için de, Sir Charles Wood gibi Khuli Han’ın otoritesine başvurmuyorum. Ama, örneğin, Aurung-Zebe zamanını alınız; ya da Kuzeyde Moğolların, ve Güneyde de Portekizlilerin ortaya çıktığı evreyi; ya da müslüman istilası ve Güney Hindistan’daki Heptarşi[313] çağını; ya da, isterseniz, daha da gerilere, antikiteye gidiniz; Hindistan sefaletinin başlangıcını, dünyanın hıristiyan yaradılışından bile çok daha gerilerdeki bir evreye dayanan brahmanın[314] kendi mitolojik kronolojisini alınız.
Ne var ki, İngilizlerin Hindistan’a getirdikleri sefaletin esas olarak farklı ve tüm Hindistan’ın daha önceleri çekmiş olduğundan sonsuz ölçüde daha yoğun türden olduğundan kuşkuya yer yoktur. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi[315] tarafından asyatik despotizmin üzerine oturtulmuş bulunan ve Salsette Tapınağı’ndaki[316] bizi ürküten kutsal canavarların herbirinden daha canavarca bir bileşim oluşturan Avrupa despotizmini kasdetmiyorum. Devamı »

Toplam okunma (3661) Bugün(65) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , ,

23
Eki

Ahmet NesinSosyalizm zor iş, “Ben artık oldum!..” denilince olunmuyor, meyve ağacını bile aşılamazsan, bir sebzeyi zamanında ekmezsen olmuyor ki insan nasıl olsun. Sosyalistler arası tartışma olmaz mı, mutlaka olur ama bizdeki tartışma komik oluyor, bir sosyalistin başka bir sosyalisti onaylaması sanki suçmuş gibi gözüküyor. Bu 12 Mart darbesi öncesi de böyleydi, darbe sonrası da, 12 Eylül darbesinde de… Bütün sorun marksizmi yeteri kadar irdeleyememekte, onun şartlara ve kendi ülkenin konumuna göre uygulayamamaktan kaynaklanıyor.
Türkiye’de sosyalistlerin bir kısmı yıllarca Kürtlerin haklılık savaşı için “Siz bizim aramıza katılın, biz sosyalizmi kuralım, ondan sonra sizin işinizi de çözeriz…” martavalını okudular. Geldiğimiz nokta ortada, 12 Eylül darbesinde Kenan Evren’in bildirgesini dinledikten sonra teslim olmak için sıkıyönetim mahkemelerinin kapılarında kuyruğa girenleri gördü bu ülke, mesai saati bittiğinde ertesi sabah yeniden kuyruğa girdiler. Devamı »

Toplam okunma (14259) Bugün(18) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , , , ,

22
Eki

Hayatımda hiç pişmanlık duymadım,” diyenler var. Arkasında bir yaşam felsefesi, bir deneyimler toplamı varmış gibi görünen, içeriği değer kaybına uğramış günün popüler sözlerinden biri de bu. Hiçbir pişmanlığı olmayan bir hayat olur mu? olabilir mi? O zaman insana sorarlar: “Nerede, nasıl öğrendin, nelerden ders aldın; hiçbir pişmanlığı olmayan hayat mümkün mü?” diye. Sürekli anılan pişmanlığın kimseye bir yararı yoktur elbet, ama anısının izlerini sonraki deneyimlerimiz için hayatımızda taşırız. Pişmanlık, yaşamın öğreticilerindendir. Hayata karşı efelenerek kişiliğini savunur gibi görünen bu cümleyle, sağlam bir karakter, şaşmaz bir tercihler kesinliği ve tutarlı davranış bilgisi sunma iddiasında olmaya çalışan bu profildeki insanlar, bize aslında içlerinin nasıl da boş olduğunu, yaşam hakkında ne kadar az şey bildiklerini istemeden söylemiş olurlar.   Devamı »

Toplam okunma (21174) Bugün(29) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , , , ,

20
Eki

kürt kadınlarDünya medyasında pek çokları panik içinde, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) diye bilinen grubun Bağdat kapılarına dayandığı sonucuna varmış gibi gözüküyor. IŞİD, her zaman için Irak’ın belâlı “vahşi Batısı” olmuş olan Anbar eyaletinde çarpıcı başarılar elde etti ve Anbar da Bağdat’ın hemen yakınında. Öyleyse, bir sonra düşecek olan hedef Bağdat. ABD Başkanı Obama’nın Salı günü IŞİD’e karşı başvurulacak strateji ve taktikleri koordine etmek üzere 21 ülkenin savunma yetkililerini Andrews Hava Kuvvetleri Üssünde âcil konferansa çağırmış olması da muhtemelen bundan bağımsız değil. Devamı »

Toplam okunma (8218) Bugün(9) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , , , ,

17
Eki

Suphi Nejat AğırnaslıIŞİD’e karşı savaşırken Kobani’de 5 Ekim günü yaşamını yitiren Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olan sosyolog-çevirmen Suphi Nejat Ağırnaslı (Paramaz Kızılbaş), Kobani’ye  gitmeden önce ailesi ve dostlarına bıraktığı mektupta, “Sıradan bir genç olarak sıradan çelişkilerden dolayı, sadece bir tercihte bulundum; her şeyden önce bu tercihi kendim için yaptım” diyor. Bir bölümü, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen anma etkinliğinde okunan mektubu: “Türkiye’nin batısında sıradan emekçi insanların hayatını büyüleyecek, sıradan kahramanlar çıkaracak büyük bir çıkışın tohumlarını, hakikat arayışçılığının öncü ve artçı örgütünü yaratmanız dileğiyle” bitiriyor.  Devamı »

Toplam okunma (11721) Bugün(5) Son okunma tarihi (31 October 2014)

, , , , ,

Arşivler