Bu Kategorideki Konular

20
May

Fikret-BaşkayaNeden savaşlar var? Neden öncelikle Orta Doğu ve Afrika’yı hedef alıyor? Neden şimdi? Ve neden bu emperyalist saldırılara Türkiye her seferinde ortak oluyor?

1 -Savaşlar var zira kapitalizm emperyalizm üretmeden var olamıyor. Zaten “kapitalizm emperyalizmdir” denmiştir. Hegemonya da düşmansız yapamaz. Netice itibariyle kapitalizmin geçerli olduğu bir dünya’da emperyalist savaşlar kaçınılmazdır. Lâkin İkinci emperyalistler arası savaştan sonra emperyalist kampta bir değişiklik ortaya çıktı. O zamana kadar emperyalizmler çoğul olarak ifade ediliyordu: İşte, İngiliz emperyalizmi, Amerikan emperyalizmi, Alman emperyalizmi, Japon emperyalizmi, Fransız emperyalizmi, vb. Aralarındaki rekabet birinci ve ikinci emperyalistler arası savaşlarda olduğu gibi büyük yıkımlara neden olabiliyordu. More »

Toplam okunma (6790) Bugün(130) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, ,

17
May

erdoğan esadReyhanlı ileri sürüldüğü gibi PKK ile devlet arasındaki ‘barış’ sürecini baltalamaya yönelik bir eylem de değil. Özellikle AKP tarafından yapılan bu tür açıklamaların esas amacı, Kürtlerle Esad rejimini savaştırmak, AKP’nin çöken politikasına bir nefes aldırmaktır

Suriye’nin iç politik denklemindeki gelişmeler, bölgesel politikaları yeniden tanımlamayı zorunlu kılıyor. Esad’ın Kaddafi gibi erken gideceğine inanan ve buna uygun bölgesel politikalar geliştiren İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkelerin politikaları başarısız kaldı. Rusya ve İran’ın aktif desteğiyle ayakta kalmayı başaran Esad rejimi, son birkaç aydır inisiyatifi önemli oranda ele aldı. More »

Toplam okunma (5791) Bugün(58) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, , , , , , ,

16
May

erich frommKafka, Dava adlı romanında, bu türden teslimiyetçi ve edilgin umudu çok güzel betimlemiştir. Bir adam cennete (Yasaya) açılan kapının önüne gelir ve kapıcıdan içeri girme izni ister. Kapıcı, şu an için izin veremeyeceğini söyler. Yasa’ya giden yola açılan kapı aslında ardına dek açıktır, ama adam giriş izni alıncaya dek beklemenin daha iyi olacağına karar verir. Ve oturur, beklemeye başlar; günlerce ve yıllarca bekler. Tekrar tekrar içeri girme izni ister, ama bütün bu uzun yıllar boyunca durup dinlenmeksizin kapıcıyı inceler; kürk yakasındaki bitleri bile yakından tanıyacak hale gelir. Giderek yaşlanır; ölmek üzeredir. İlk kez şu soruyu sorar: “Nasıl oluyorda bütün bu yıllar boyunca benden başka kimse girmek istemedi bu kapıdan?” Kapıcı, “Senden başka hiç kimse giremezdi ki bu kapıdan” diye yanıtlar onu. “Çünkü yalnız ve yalnız senin içindi. Şimdi artık kapayacağım.” More »

Toplam okunma (6879) Bugün(26) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, ,

02
May

ragip duranMerhaba,
Bizde gazeteciler, günlük yoğun koşuşturma telaşı içinde meslektaşlarıyla bir araya gelip meslekî konuları ve uzmanlık alanlarını konuşmaya pek zaman ve mekân bulamıyor. Eskiden —eskiden dediğim, galiba yirmi yıl oldu— hepimiz Cağaloğlu’nda iken, Cemiyet’in lokali vardı, işten çıkınca, çalıştığımız gazetelerin rengine ve cinsine aldırmadan, bir araya gelir, bir şeyler yer, içerdik. Hoş sohbetler olurdu orada. Hatırlıyorum, İslam Çupi, barın taburesine adeta tünemiş, bir şeyler anlatırdı. Pazartesileri Cemal Süreya’ların grubu gelirdi. Barmen Hıdır hepimizin cemaziyelevvelini bilirdi, ama kimseye bir şey söylemez, bir rivayete göre, bütün bildiklerini akşam eve gittiğinde akvaryumdaki balıklarına anlatırmış. Türkiye’nin bir döneminin gerçek basın tarihini bir gün Hıdır’ın balıkları yazacak! More »

Toplam okunma (8017) Bugün(1) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, , , , , , ,

30
Nis

Fakir BaykurtYakınlardaki öğretmen okullarından birinde öğrenci olan İsmail’le oturduk, eğitim işlerimizdeki gevşeme ve gerilemelerden konuşuyoruz, ismail, dal boylu, açık sözlü, konuşkan bir arkadaş. Kafası işlek. İzinli olarak köyüne gidiyormuş. İki yıl önce bizim okuldan çıktığı için, «Öğretmenlerimi bir göreyim…» demiş.
Çevremiz biraz seyrelir gibi olunca kulağıma eğildi. İki yanına bakma bakma şunları söyledi: «Bir psikoloji öğretmenimiz var, derse gelip, falanca adam Masondur, filânca adam Masondur, sakın siz Mason olmayın! diyor. Anlaşıldığına göre masonluk kötü bir şey. Fakat öğretmenimizin Mason dediği adamlar hep büyük adamlar. Ömürlerini bu yurdun yükselmesi için harcamışlar. Hâlâ da ona çalışıyorlar. Nasıl kötü olurlar? Şayet öğretmenimizin dediği doğruysa, Masonluk kötü! İyiyse, öğretmenimizin dedikleri yanlış!..» More »

Toplam okunma (6898) Bugün(1) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, , , , , ,

26
Nis

Hangi büyük mağazanın, alışveriş merkezinin kapısında, devlet dairesinin, hastanenin girişinde ve üniversitenin “nizamiyesi”nde özel güvenlik yok artık. Sadece özel güvenlikçiler değil, emniyet teşkilatının çokça övündüğü gibi her yerde polisler de var. İnsanın kendisini güvende hissetmesi için tüm koşullar sağlanmış gibi. Ama yine de suç, hırsızlık, kapkaç, mala mülke zarar verme vb. olayların, oranları azalmak bir yana giderek artmakta. Bu kadar güvenlik ideolojisinin salgılandığı bir dönemde yaşanan güvensizlik niye acaba? Dahası kendisini güvende hissetmeyenler kim, yani kimin güvenliği? Devlet esas görevlerinden biri olan toplumsal güvenliği sağlayamayacak durumda mı? More »

Toplam okunma (3952) Bugün(2) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, , , , ,

17
Nis

çevreAKP’li yıllar boyunca çevre politikasını değerlendirdiğimizde tüm resmi belgelerde ve yetkililerin söylemlerinde “sürdürülebilir kalkınma” lafzının hatırı sayılır bir ağırlığı olduğu görülmektedir. Dahası “sürdürülebilir kalkınma” söyleminin sadece retorikte kalmadığını AKP hükümetleri dönemindeki on yıllık bir süreçte uygulana-gelen neo-liberal politikalar ile çevre politikalarının bir nevi tamamlayıcısı olarak ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Bu konuda AKP hükümetleri çok tutarlı davranmışlardır. Neoliberalizm nasıl sorgulanamaz bir amentü olarak kabul edilmişse, bu amentünün gereği olarak sürdürülebilir kalkınma söylemi de bu temel politikayı ve ideolojiyi destekleyen en önemli kaldıraç olarak görev yapmıştır. Birçok çevreci grubun, AKP’nin çevre politikalarını yeteri kadar sürdürülebilir kalkınmayı dikkate almadığı konusunda eleştirmelerine karşın, bizce AKP hükümeti kadar Türkiye’de bu kavramı hakkıyla uygulayan başka bir hükümet daha gelmemiştir. More »

Toplam okunma (7559) Bugün(2) Son okunma tarihi (21 May 2013)

, , , , , ,

06
Nis

Nuray MertAkil insanlar konusu neredeyse barış sürecinin diğer boyutlarının önüne geçti. Demek ki, her şeyden önce bu nedenle, iktidar partisi açısından, akıllı bir seçim. Bu konuda tartışılacak asıl konu isimler değil, bu heyetin ne yapacağı meselesi olmalıydı, bu konu es geçildi, bu açıdan da, bu seçim akıllı bir seçim. Liste kimlerden oluşursa oluşsun beğenmeyen, küsen, karşı çıkan olur, o nedenle isim seçimi ‘gönülleri hoş etmeye’ yoğunlaşamaz, bu boşuna gayret olurdu.
Bir adım öteye gidelim; listede farklı çevrelerden temsili isimlerin olmaması ilk bakışta anlamlı bir itiraz gibi görünüyor, ama değil. Bu sürece toptan karşı çıkan çevreleri temsil eden isimlerin işlevi ne olabilir diye düşünmek lazım. More »

Toplam okunma (7505) Bugün(3) Son okunma tarihi (19 May 2013)

, , , ,