jump to navigation

Tuncel Kurtiz: ‘Komünizmden başka bir yol var mı?’ Şubat 8, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts, Sinema /film Tiyatro - Simema Theater , add a comment

Yeni Harman dergisinden Başar Başaran’ın Sinema oyuncusu, yönetmen, yapımcı, senarist Tuncel Kurtiz ile  yaptığı söyleşide  Kurtiz: “Başka bir yol var mı yani? Başka bir düşünce, başka bir hissiyat, başka bir felsefe var mı? Dünyayı bir bahçe haline getirebilecek, insanoğlunun insanca yaşamasını, köleliğin kalkmasını, ırkçılığın kalmamasını öneren bir yol var mı? Bir hayal dünyasında yaşıyorum belki ama ona inanıyorum. Bir gün gerçekleşecek” dedi.

Toplam okunma (6339) Bugün(224) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Sanat Sınıflandırması ve Toplumsal Çevre Üzerindeki Etkisi – Dr. Özand Gönülal Şubat 7, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

İnsanlık tarihi ile yaşıt olduğu söylenen sanatın sorgulanmaya başlaması, günümüzden 2500 yıl öncesine dayanmaktadır. Bilgi teorisinin yöntemleri ile gerçekleştirilen kategorik yaklaşımlar sanat olgusun içerisine “gelişme” ifadesini de sokmuştur. Sürekliliğin, gelişmeyi içeren bir sonucu ortaya çıkarmasını bekleyen bilim için “gelişme” ifadesi doğaldır. Sanat ise görme, sezme ve yaratma şeklinde gerçekleşmektedir. Bu çerçevede, bilimsel disiplin içinde kavranılan şey genel, sanatta ise kavranılan tamamen özel ve bireyseldir.

Toplam okunma (4097) Bugün(4097) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Sanat Nedir? Lev Nikolayeviç Tolstoy ve sanata bakışı Şubat 4, 2010

Posted by cafrande.org in : Kitap Kitaplık - Book Library, Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

“Sanatçının görevi, açık bir tehlikeyi sezen kişilere ölüm reçetesi yazmak değil, çıkış yolları göstermektir…”
Tolstoy Sanat üzerine düşüncelerini kaleme aldığı Sanat Nedir? adlı kitabı 1897’de yayımlandı. “İçinde acı çekmiş ve tatmin olmamış bir sanatçı” olan Tolstoy’un, güzel kavramından yola çıkıp sanat denilen estetik yaratıcılıktan neler anlamamız gerektiği hakkındaki görüşlerini açıklar. “Sanat Nedir” sorusuna İnanmak ve inanmamak arasında gidip gelen bir yaşamın çelişkileriyle beraber  hayatın sonlarına yaklaştıkça işin özüne daha fazla  din faktörünü de yerleştiriyor. Tolstoy, soylu/gerçek sanat anlayışından uzaklaşıp haz duygunsa önem verip gündelik sanata yöneldikleri için  Beethoven, Nietzsche, Oscar Wilde, Baudelaire, Verlaine, Moreas, İbsen, Wagner vb. ünlü bazı isimleri eleştiriyor. İnsanları “birlik ve kardeşlik duygularına” yönlendiren Dickens, Hugo, Dostoyevski gibi bazı isimleri ise  övüyor.

Toplam okunma (5181) Bugün(12) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Savaş ve Barış’ın yazarı; Lev Nikolayeviç Tolstoy’un ölümünün 100. yılı Şubat 1, 2010

Posted by cafrande.org in : Edebiyat - Literature, Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment
“Oysa bir sanat yapıtının güzel ama anlaşılmaz olduğunu söylemenin, bir yemeğin çok iyi, çok lezzetli, çok besleyici olduğunu, ama onu insanların yiyemeyeceğini söylemekten bir farkı yoktur.”

Büyük  Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy 9 Eylül 1828′de Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana’da doğdu. Kültür, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biri olan Tolstoy, çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybettiği için yakınlarının elinde büyüdü. 19 yaşında “gereksiz ve boş bulduğu” üniversiteyi terk etti. 34 yaşında kendisinden 18 yaş küçük  olan 16 yaşındaki Sophie Behrs ile yaptığı evliliğikten  12 çocukları oldu. Bu çocuklardan 5′i öldü.

Toplam okunma (5634) Bugün(2) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Dünyanın en büyük ruh bilimcisi Sigmund Freud’un eşi Martha’ya yazdığı mektup Ocak 27, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

Sevgili canım
Benim aşkımın tüm ulviliğini ne yazık ki yoksulluğumun tüm dipsizliğini, ancak senin davranışlarından sonra anlayabileceğim. Bunu çok iyi biliyorum. Bunun ne derece önemli olduğunu idrak etmeye devam ediyorum. Bu küçük güzel kutu ve o hayranlık duyulası fotoğraf karşımda olmasaydı yaşananların sadece birer düş olduğunu zannedecek yaşar ve gözlerimi açmaktan korkacaktım. Fakat arkadaşlarım bunun bir gerçek olduğunu söylüyorlar. Bunun gerçek olması gerekir

 

Toplam okunma (6454) Bugün(2) Son okunma tarihi (09 February 2010)

En Güzel Hürriyet ve Vazgeçmemek – Kutsiye Bozoklar Ocak 21, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , 1 comment so far

Nazım o güzelim “Sevgilim” başlıklı şiirinin sonunda ;“Sevgilim,/ bu ayak sesleri, bu katliamda/ hürriyetimi, ekmeğimi ve seni kaybettiğim oldu,/ fakat açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden/ güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan/ gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman” der. Devrimci olmanın aydınlık yanı işte bu güvendir. Bana öyle gelir ki, kişisel ilkemiz de karşılaştığımız tüm karanlık günlerde, ışıklı elleriyle kapımızı çalacak güneşli günlere inanmaktan vazgeçmemek olmalıdır her zaman. Sonra sıkı tutunmalıdır yaşama ve en güzel hürriyete dair düşlerimize…

Toplam okunma (8531) Bugün(1) Son okunma tarihi (09 February 2010)

“Yani, biz kendi çocuklarımızı da bir yandan öldürüyoruz” diyen Sinan Çetin’i nereye koymalı Ocak 11, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , 1 comment so far

Marlon Brando, 1972 yapımı The Godfather (Baba) filminden dolayı aldığı Oscar ödülünü reddetti. Gerekçe olarak, ABD’nin yaptığı Kızılderili katliamını gösterdi. Oyuncu Jean Seberg, ABD’deki siyahi direnişin örgütü ‘Kara Panterler’e açıktan destek verdi. İngiliz oyuncu Vanessa Redgrave, İngiltere’deki işçi sınıfının ve göçmenlerin sorunları ile bire bir ilgilendi, hala ilgileniyor. Fransız düşünür J. Paul Sartre, Cezayir bağımsızlık mücadelesinin aktif militanı oldu. Bildiğiniz gibi Cezayirliler, Fransızlara karşı mücadele veriyordu ve Sartre bir Fransız’dı.Oyun yazarı Harold Pinter, yasaklanan dil Kürtçe’nin üzerine ‘Dağ Dili’ adlı eseri yarattı. İngiliz müzik grubu Beatles, dünya barışı için şarkılarını seslendirdi. Akademisyen Edward Said, elleriyle İsrail askerlerini taşladı. Sinema oyuncusu Sean Penn, işgal altındaki Irak’ta ’savaşa hayır’ diye bağırdı. Aktör Yves Montand, Fransız kapitalizminin en büyük karşıtlarından biriydi. İtalyan yönetmen Vittorio De Sica, faşizmin hüküm sürdüğü İtalya’da, direnişçi ruhu ölüm pahasına beyaz perdeye taşıdı.

Toplam okunma (6879) Bugün(2) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Ali Asker: 12 Eylül öyle bir süreç yaşattı ki tırpanla biçildi toplum, tüm genleriyle oynandı Ocak 7, 2010

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

Türkiye’de çok ciddi sorunlardan biri 12 Eylül anayasasının değişmemesi, bu Türkiye’de faşizmin devam ettiği anlamına geliyor. Bugün, her şeyde ambargo var; öğrenci, işçi, memurun en küçük demokratik talebinin karşısında joplu, panzerli, dipçikli devlet görevlilerini görüyoruz. O gaz sıkanlar da aslında mağdurlardan… Askere gidip de bize zorunlu dipçik vuranlar da halk çocukları… Geçmişte değerleri için uğruna seve seve yürüyüşler, gösteriler yapan aileler bugün sessiz, suskun bireyler haline geldiler. Kapitalizm sistemin yürümesi için toplumların birey olmasını istiyor, kesinlikle örgütlü insan istemiyorlar.

Toplam okunma (10446) Bugün(3) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Sanat, Estetik ve Politika | Georgy Lukacs’a Karşı – Bertolt Brecht Aralık 25, 2009

Posted by cafrande.org in : Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

Georgy Lukács’ın bazı denemelerinin, içerdikleri bunca değerli malzemeye rağmen neden tam anlamıyla doyurucu olmadıkları sık sık kafamı kurcalamıştır. Kendisine temel aldığı ilke çok sağlam da olsa, Lukács’ın gerçekliğe uzak düştüğünü sezmemek elde değil. Burjuva romanının, burjuvazi henüz ilerici bir sınıfken eriştiği yüksek düzeyden düşüş sürecini araştırır Lukács. Burjuva romanının klasik modellerini örnek aldıkları ve hiç değilse biçimsel olarak gerçekçi bir tarzda yazdıkları sürece, çağdaş romancılara karşı tutumu yumuşaktır ama onlarda bile bir düşme süreci görmekten kendini alamaz. Bir türlü klasik romanlardaki gerçekçiliğe eşit derinlikte, genişlikte ve ataklıkta bir gerçekçilik bulamaz. Bu bakımdan, kendi sınıflarının üstüne çıkmaları onlardan zaten beklenemez.

Toplam okunma (7207) Bugün(2) Son okunma tarihi (09 February 2010)

Lenin’in Maksim Gorki’ye Mektubu: Sevgili Aleksey Maksimiç Aralık 21, 2009

Posted by cafrande.org in : Genel Kültür - General Culture, Kültür Sanat - Cultural Arts , add a comment

leninTonkov’la görüştüm, ve bu görüşmeden de, mektubunuzu almamdan da önce, Kadetlere yakın burjuva aydınlarının tutuklanması konusunu denetleyip bırakılabilecek herkesi bırakmak üzere Kamenev ve Buharin’in atanmasını Merkez Komitesi’nde kararlaştırmıştık.* Çünkü bize göre, bu konuda da hatalar yapılmış olduğu açıktır.
Genellikle, KadetIere (ve onlara yakın kişilere) uygulanan tutuklama önleminin gerekli ve doğru olduğu da açıktır.
Bu konudaki içten görüşünüzü okurken, (Londra’daki, Kapri’deki ve daha sonraki) konuşmalarımız sırasında aklıma takılmış olan bir sözünüzü anımsıyorum:
“Biz sanatçılar sorumsuz kişileriz.”

Toplam okunma (8041) Bugün(3) Son okunma tarihi (09 February 2010)