Bu Kategorideki Konular

13
Nis

Bilimin yetersizliğini ileri sürenler: bilimin “değerler” konusunda söyleyecek hiçbir şeyi olmadığını savunmaktadırlar.
Geleneksel ahlak çalışmaları iki yön gösterirler, bunlardan biri töre kurallarıyla ilgilenir, ikincisi de neyin iyi, neyin kötü olduğunu kendince belirtmeye çabalar. Çoğunlukla dinsel törenlerden doğmuş olan davranış yasaları ilkellerin, gelişmemiş toplumların yaşamında büyük bir yer tutar. … Hırsızlığa, adam öldürmeyi yasaklayan töre kurallarına benzer kurallar, açıkça toplum yararı uğruna ortaya çıkmışlar, kaynakları olan ilkel tanrıbilim sistemleri çöktükten sonra da geçerliklerini yitirmemişlerdir. Ama insan düşüncesi geliştikçe, kurallar üzerinde daha az durmak, daha çok zihinsel durumlara önem vermek eğilimi belirmiştir. Bu, iki kaynaktan ileri gelmektedir: Felsefe, mistik din. Devamı »

Toplam okunma (14608) Bugün(38) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , ,

28
Mar

VPN
Özel hayatın korunması gerekçe gösterilerek, belli içeriklerin TİB tarafından engellenmesi durumunda yasaklı sitelere DNS değiştirerek giremeyeceğiz. Ancak özgür İnternet kullanımı için pek çok başka yol mevcut. Devamı »

Toplam okunma (69616) Bugün(22) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , , , , , , , , , , , , ,

24
Mar

Albert EinsteinAlbert Einstein ismini duymayanımız var mı? Bilimle ilgilensin veya ilgilenmesin, büyükten küçüğe hemen herkesin ismini bildiği, az çok hayatı hakkında bir şeyler duyduğu büyük bir dahi Einstein. Bu yazının konusu, ne Einstein’ın fizik alanında bir devrim yaratmış olan görelilik (relativite) kavramı, ne dünyanın en meşhur denklemi olan E = mc2 ‘nin bulunuş öyküsü. Aldığı Nobel ödülünden de bahsetmeyeceğiz, zira bütün bunları zaten daha önce, Einstein’in İdrakı, Nazım’ın Hikmeti isimli bir başka yazıda anlatmıştık. Bugünkü konumuz, hikayesi sahibinin ölümü ile başlayan, Einstein’in beyninin tuhaf hikayesi.
Ünlü fizikçi Albert Einstein, 18 Nisan 1955 yılında, 76 yaşındayken aort anevrizması yırtılması nedeniyle vefat etti.
Devamı »

Toplam okunma (48440) Bugün(1) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , , ,

20
Mar

Hala Türkiyede mahkemeler, birkaç sayfasının “zararlı” ya da” yasadışı” olduğuna hükmettikleri, bütün dünyada milyonlarca kişinin kullandığı İnternet sitelerinin tamamına erişimi engelleme kararı veriyor. Bunun en son örnekleri myspace, lastfm ve akillitv.  Bu engellemelerle ilgili olarak Bianet’e konuşan Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Doç, Dr. Yaman Akdeniz, “Korsan ve illegal olarak nitelendirilen yayınlara karşı başvurulsa dahi, genel olarak internet sitelerine erişim engellemeleri, dinozor çağından kalma bir mücadele yöntemi… Etkisiz, ölçüsüz, aşırı, biraz da ormana mangal yakmaya gitmişken ormanı da yakmaya benzer bir yöntem…” olduğunu söylüyor. Devamı »

Toplam okunma (292920) Bugün(1331) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , , , , , , , , , ,

05
Mar

Albert EinsteinEinstein’ın bilimsel çalışmaları bu yazının konusu olmayacak. Işık hızına yakın hızlarda seyreden kütlelerin hareketini incelediği ve E=mc2 denklemiyle özetlediğimiz özel görelilik kuramı, evrenin üç boyutlu yapısına ilave olarak zamanı eklediği ve evrenin (daha doğrusu uzay-zamanın) kütleler tarafından eğilip bükülebileceğini gösterdiği ve Newton’un yerçekimini daha genel boyutlara taşıdığı özel görelilik kuramı, günümüz fotosellerinde sıklıkla kullandığımız ve ışığın foton adı verilen kütlesiz parçacıklardan oluştuğunu gösteren fotoelektrik etki teorisi, haliyle bu yazıda geçmeyecek. Dahası, öldükten sonra Einstein’ın, aslında beyninin, başına gelenler de keza bu yazıda yer almayacaklar (gene dilerseniz Işıl Arıcan’ın yazdığı bu makaleye bakabilirsiniz). Biz daha çok, pek bilinmeyen, bilinse de biraz yanlış bilinen çocukluk dönemine odaklanacağız. Devamı »

Toplam okunma (8881) Bugün(4) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , , ,

04
Oca

DarwinBizim için bazı kişiler birer “dahi”dir. Yaptıkları işleri görürüz ama nasıl yaptıklarını, ne şekilde düşündüklerini, bu işleri nasıl ortaya çıkardıklarını pek anlayamayız; birer kapalı kutudurlar bizim için. Öte yandan eminim ki, bu kişilerin dehalarını ve nasıl yaptıklarını anlamak için çok büyük bir istek duyarız. Elbette, kolay karşılanabilecek bir istek değil bu. Yıllardır süregelen psikolojik, sinirsel, toplumsal ve kalıtsal araştırmalara rağmen henüz dehanın oluşumunu açıklamaktan aciziz. Ama belki de bu dahilerin hayatlarının pek azımızın bildiği çocukluk yıllarına giderek, dahilerin yaratıcı süreçlerinin nasıl başladığına dair biraz fikrimiz olabilir. Devamı »

Toplam okunma (11506) Bugün(11) Son okunma tarihi (16 April 2014)

, , , , , , , ,

Arşivler