Bu Kategorideki Konular

20
Nis

Albert EinsteinAlbert Einstein 15 Mart 1879′da Güney Almanya’da, Suabiya Alplerinin eteklerindeki Ulm şehrinde doğdu. Doğduğu ev olan Bahnhofstrasse 135 Numara, II. Dünya Savaşı sırasındaki bir bombardımanda yıkıldı. Ebeveynleri I Iermann ve Pauline Koch Einstein dinlerinin gereklerini sıkı sıkıya uygulamasalar da birer Yahudiydi. Oğulları Albert’e ve iki yıl sonra doğan kızları Maria’va Eski Akit’ten Abraham veya Sarah gibi adlar yerine geleneksel Alman isimleri vermiş olmaları ortodoks Musevilikten uzaklaşmış olduklarını gösteriyor. Yine de üyesi oldukları din, yani Musevilik, Einstein’m doğum belgesinde yazılıydı. Bu bilginin ışığında, Einstein in aynı Alman şehrinde yarım asır önce veya yarım asır sonra doğmasının modern bilim tarihi için ne anlama gelebileceği üzerine fikir yürütmek ilginç olabilir. More »

Toplam okunma (8627) Bugün(2) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , , , ,

20
Nis

Kim senin yasanı çiğnemedi ki, söyle? Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle? Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödetirsen Senle ben arasında ne fark kalır ki söyle?

Halk arasında yüzyıllardır anlatılan bir hikâye vardır. Hikâyeye göre birbirlerini çok seven, oldukça başarılı üç öğrenci aralarında bir karar alırlar: “Hangimiz ileride bir gün yükselir, yeterli gücü eline geçirirse, diğerlerine de yardım edecek”. Bu üç öğrenciden biri olan Nizamülmülk yıllar sonra çok yetenekli bir devlet adamı olur ve selçuklu hükümdarı Alparslan ile onun oğlu Melikşah dönemlerinde vezirlik yapar. Kendisi sarayda böylesine önemli bir göreve geldikten sonra arkadaşlarına verdiği sözü unurmaz ve onların Hasan Sabbah’ın sarayda mabeynci olarak görev almasını sağlar. More »

Toplam okunma (9244) Bugün(7) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,

13
Nis

GDOKapitalizm, işleyişi itibariyle, doğasında var olan krizlerin yönetilmesine dayanır. Kapitalizm aynı zamanda, kârın maksimize edilmesine, piyasadaki rakiplerin mağlup edilmesine, genel giderlerin azaltılmasına ve ödenmesi gereken ücretlerin düşürülmesine dayanır. ABD, 1960’larda ve 1970’lerde, diğer ülkelerde gelişip, artış gösteren rekabet karşısında, daha ucuz yabancı iş gücünden faydalanarak, maliyetleri aşağıya çekmek üzere imalat sanayi ürünlerini dışarıda üretmeye başlamıştır. Diğer ülkeler de ABD’yi izlemişlerdir. Üretimde makileşmeye geçiş döneminde birçok el sanatları da kaybolmuştur. Daha fazla üstünlük sağlamak ve ücretlendirmeyi baskı altına almak amacıyla sendikal örgütlere ve sosyal yardın kuruluşlarına saldırı yapılmıştır. Soruna bu şekilde çözüm yolu bulunmuştur. Ya da, öyle sanılıyordu. More »

Toplam okunma (10886) Bugün(0) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , , , ,

04
Nis

Darwin DarvinDarwin’in Tedriciliği
“Bazen denir ki, diyalektiğin hareket noktası, evriminkiyle aynıdır. Bu iki yöntemin temas noktaları bulunduğundan kuşku duyulamaz. Buna rağmen, bunlar arasında esaslı ve önemli bir fark da vardır, ki bu farkın evrim öğretisinin lehine olmaktan hayli uzak olduğu da itiraf edilmelidir. Modern evrimciler kendi öğretilerine hatırı sayılır bir muhafazakârlık katıp karıştırıyorlar. Ne doğada ne de tarihte herhangi bir sıçrama olmadığını kanıtlamak istiyorlar. Diğer taraftan diyalektik çok iyi bilir ki, hem doğada hem de insan düşüncesinde ve tarihte sıçramalar kaçınılmazdır. Ancak diyalektik, aynı kesintisiz sürecin, değişimin tüm evrelerinde işlemekte olduğu reddedilmez gerçeğinin de üstünden atlamaz. O yalnızca, tedrici değişimin kaçınılmaz olarak bir sıçramaya yol açmak durumunda olduğu koşullar dizisini açığa kavuşturmaya çalışır.”[1] (Plehanov) More »

Toplam okunma (7153) Bugün(2) Son okunma tarihi (24 May 2013)

, , , , , , , , , , ,

02
Mar

Yaklaşık olarak İÖ 450′de, Heredotos, bütün hazinesini tüketince, kız kardeşini belli bir miktar getirmesini emrederek, bir geneleve gönderecek kadar soysuz bir firavun olan Khufu hakkında anlatılan bir öyküyü nakletmişti. Sadık kız kardeş denileni yapmıştı. Ama yattığı erkeklerin sayısının dışında, başka bir şeyle anımsanacağı umuduyla, yattığı her erkekten kendisine bir taş hediye etmesini de istemişti. İşte Nil nehri yakınlarındaki Gazze platosunda hala ayakta duran dev piramitlerden birini bu taşlarla inşa ettirmişti!
Heredot yazdığı sırada, piramitler birkaç bin yıllıktı. Bununla birlikte, o zamandan günümüze kadar geçen iki bin küsur yıla rağmen, piramitlerin kökeni konusunda garip teoriler hiç eksik olmadı.
Bazı Ortaçağ yazarları, piramitlerin Kutsal Kitap’ta söz edilen Yusuf’un Mısır’da bolluk yıllarında tahıl depolamak için kullandığı tahıl ambarlan olduğuna inanıyorlardı. Son zamanlarda, piramitlerin güneş saati ve takvim, astronomi gözlemevleri, gözlem araçları ve UFO’lar için yer istasyonları oldukları söylenmiştir. More »

Toplam okunma (7953) Bugün(4) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , ,

11
Şub

Albert Einstein

Bir su çözeltisinde biraz şeker erittiğinizi düşünün. Şeker molekülleri suyla bir dengeye ulaşana kadar suyun içine yayılacaklar. Şeker ve su düzgün bir şekilde karışmış olacak. Şeker moleküllerinin suyun içinde yayılması, çözeltiye ince bir levha daldırılıp şeker moleküllerinin dağılırken bu levhaya çarpması sağlanarak ölçülebilen bir basınç yaratacak.
Einstein bu süreçle ilgili olarak, çözeltideki şeker moleküllerinin hem büyüklüğünü hem de sayısını tahmin etmesine olanak veren bir kuram üretti. Bir maddenin bir “mol”ündeki (bir maddenin bir molekülünün gram cinsinden ağırlığına eşdeğer nicelik) molekül sayısına Avogadro sayısı denir. Bu sayı adını, 1811′de sabit bir sıcaklığa ve basınca sahip belirli bir hacimdeki herhangi bir gazın, aynı koşullardaki aynı hacme sahip herhangi bir başka gazla aynı sayıda molekül içereceğini tahmin eden italyan bilim adamı Amedeo Avogadro’dan alır. More »

Toplam okunma (7931) Bugün(3) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , , ,

03
Şub

Pek çok zaman pek çoğumuz deneysel kanıtlarla ve mantıksal akıl yürütmeyle çok az ilgili olan, çeşitli nedenlerle inançlarımıza sahip oluruz. Nadiren herhangi birimiz bir masa dolusu gerçeğin önüne otururuz, artı ve eksilerini değerlendiririz ve daha önce inandığımız şeyden bağımsız olarak en mantıklı ve akla uygun olan inancı seçeriz. Bunun yerine, dünyanın gerçekleri bize, yaşamımız boyunca biriktirmiş olduğumuz teorilerin, hipotezlerin, önsezilerin, ön yargıların ve peşin hükümlerin renkli filtresi içinde gelir. Sonra bilgi kütlesini sıralarız ve zaten inandığımız şeyleri en çok onaylayanları seçeriz ve onaylamayanları görmezden gelir ya da bahane buluruz.

More »

Toplam okunma (9020) Bugün(0) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,

25
Kas

Okula gitmem neden gerekiyor, babacığım?”
Sert görünüşlü baba, sekiz yaşındaki oğlunu tepeden
süzdü.
“Albert, kara cahil biri olarak mı büyümek istiyorsun, yoksa?” “Kara cahil de ne demek?”
İyi döşenmiş geniş salonun öbür ucundan bir kahkaha yükseldi. Baba ile oğul, birlikte, büyük piyano başındaki anneye döndüler.
“Ah Hermancıgım, bilmiyor musun, o oyunda Albert’le başa çıkamayacağını? “
“Doğrusunu istersen, ne demek istediğini anlayamıyorum” diye kekeledi kocası.
Eski bir Macar halk şarkısını çalmayı sürdüren Bayan Einste-in, “Haydi, haydi, bilmezlikten gelme. Bilmiyor muyum sanki, Albert’i soru sormaktan vazgeçirmek için sorusuna soruyla yanıt vermek taktiğini! Ama görüyorsun ya, yürümüyor!” dedi. Albert seğirterek annesinin yanma gitti; tuşlar üzerinde kayan usta parmaklar ona bir anda ne sorduğunu unutturmuştu. More »

Toplam okunma (8075) Bugün(1) Son okunma tarihi (25 May 2013)

, , , , ,