Bu Kategorideki Konular

11
Eki

rojavaRojava Demokratik Özerk Yönetimi Yasama Meclisi, 6 Ocak Rojava’nın Amûdê kentinde toplanarak “Toplumsal Sözleşme”yi (Anayasa) kabul ediyor. Demokratik Özerk Yönetim üç kantondan (Cizîr, Kobanê, Efrîn) oluşur . Sözleşmede Cizîre Kantonu’nda 3 resmi dil (Kürtçe, Arapça, Süryanice) belirlenirken, bölgedeki tüm diğer dillerin öğretilmesi de karar altına alınıyor. Qamişlo, Demokratik Özerk Yönetimi Cizîre Kantonu’nun merkezi olarak tarif edilerek, Kürt, Süryani, Ermeni, Çeçen, Müslüman, Hıristiyan ve Ezidîlerin  ortak yönetimi  ile idare edilmesi karara bağlanıyor.
Yüzde 40 kadın kotasının uygulandığı Rojava Anayasası’nda, kadınlar, gençler ve Süryaniler için pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Tüm kurumlarda kadın – erkek eşbaşkanlık sistemi getiriliyor. Cinsler arası her türlü ayrımcılık yasayla ortadan kaldırılıyor. Çocukların çalıştırılması ve evlendirilmesi yasaklanıyor. İşçi hakları korunuyor. Güvenlik, istikrar ve ücretsiz eğitim her vatandaşın hakkı olarak tanımlanıyor. Çevrenin korunmasına öncelik veriliyor.
Söz konusu anayasayı 34 yıldır yönetildiğimiz 12 Eylül darbesinin faşist anayasasıyla kıyaslamanız için yayınlıyoruz. Devamı »

Toplam okunma (9468) Bugün(9) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, ,

09
Eki

Norbert EliasMedeniyet hiçbir zaman tamamlanmış değildir ve sürekli olarak tehlike altındadır. Tehlike altındadır, çünkü medeni davranış standartlarının korunması, görece istikrarlı bir bireysel özdisiplin düzeyi gibi belirli koşulları gerektirmektedir. Bu koşullar da karşılık olarak, mal ve hizmetlerin tedariki, alışılmış bir yaşam standardının korunması ve özellikle de toplumsal edilginleştirme -yani, çatışmaların devlet aracılığıyla şiddete dayalı olmaksızın giderilmesi- gibi özel toplumsal yapılarla ilişkilidirler. Ancak toplumun içeriden edilginleştirilmesi, daima toplumsal yaşamın normal olayları arasında yer alan ve edilginleştirici kurumların çözmeye çalıştığı toplumsal ve kişisel çatışmaların tehdidi altında bulunmaktadır. Gizli ön kabullere bağlı olarak, toplumsal yaşamdaki bu fiziki şiddet sorunu -edilginleştirme ile şiddet arasındaki gerilim sorunu- çoğu kez gözlemlenebilir bağlamlara gereken özeni göstermeyen bir biçimde incelenmiştir. Şu iki yaklaşımı alın. Devamı »

Toplam okunma (9085) Bugün(63) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , , , , , , , , ,

02
Eki
Kurban tasviri
Aşağıda Kur’an’da ‘kurban’ ile ilgili ayetlerin bir haritasını çıkardım. En çok bilinen meal (Diyanet) ile Kur’an’ın Arapçasını karşılaştırdım. Doğrular ve yanlışlar kendi araştırma ve bilgilerime göredir.
Bizim işimizin “gönüller fethetmek” değil; “zihinler açmak” olduğunu hatırlatırım. Malum bu işin bedeli ağır, sabrı zor ve fakat meyvesi tatlıdır.
Bakın ortaya nasıl bir sonuç çıktı.

Devamı »

Toplam okunma (8752) Bugün(2) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , , , , , ,

15
Eyl

Ulus Baker1. Çağımız, kitleler karşısında duyulan bir korku içinde. Bu korku bir taraftan devletçi bir mutlakçılığın imgelerini, öte yandan kamu vicdanının elektronik bir denetimini de birleştirmekten geri kalmıyor. Bu korkunun öteki kutbundaysa “devrimci” şiddet (bunun ‘sosyalizm’ çerçevesinde kurulmuş olmasının zorunlu olmadığı da artık günümüzde, İslam ve milliyetçilikler sayesinde ortaya çıkıyor) ya da terörizm yer alıyor. Her ne hal ise, “totaliterlik” söylemlerinin belli bir süre oluşturduğu mitos, varlığını farklı düzlemlerde sürdürmeyi seçiyor. Geçmişe, özel olarak sosyalizmin geçmişine oranlıyor kendini. Ancak “totaliterlik” tezlerinin içselleştirilmiş oluşunun, “milliyetler” sorununun patlayışını yaşayan günümüzde bazı varsayımlar uyandırabilme konusunda özel bir yeteneği var. Devamı »

Toplam okunma (2293) Bugün(2) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , ,

14
Eyl

Yusuf ArslanŞarkışla’dayız; Deniz’le ben. Ateş ediliyor üzerimize. Yanlışlıkla tel çitli hükümet konağının bahçesine girdik. Deniz atladı çitin üzerinden. Ben tam bacağımı çitin üzerinden atarken, havada vuruldum; düştüm yere, kalkamadım, kaldım orada. Kurşunu yiyince bir sıcaklık, bir yanma duydum yalnızca. Hemen bayılmışım. On beş dakika kadar tam baygın kalmışım. Sonra biraz kendime geldim. Yarı baygındım. Hafif kar serpeliyordu, hatırlıyorum. Yarı baygınken, Deniz’in, elindeki makineliyle tarayarak uzaklaştığını duydum. Birde bağırış çağırışları. Ben yüzükoyun düşüp kapaklanmışım yere, kaldırıma. Yarı baygınım ve duyuyorum bağırışları ve makinelinin sesini. Devamı »

Toplam okunma (13906) Bugün(1) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , , ,

12
Eyl

“Bir söz bitişi gibi son buldu sevişler
Bir yaz guneşi gibi eritir hep bu terk edişler
Bir an duruşu gibi ömrün gidişi gibi
Veda ederken aşk ateşi gibi söner iç çekişler
Aman, aman, yandım aman kurşun gibi izler
Son bakışta ki o gözler kaldı aklımızda
Aman, aman acı yüzler kurşun gibi izler
Son bakıştaki o yüzler kaldı aklımızda”
Erdal Eren’e…
Şarkı: Sezen Aksu, Söz: Aysel Gürel, Beste: Onno Tunç

12 Eylül döneminde idam edilen gençten sadece birisiydi Erdal Eren. Fakat onun bir farkı vardı 17 yaşındaydı. Kağıtlar üstünde yaşı büyütüldü, kilitli kapılar arkasında bir hafta içinde yargılandı ve idam edildi.
2 Şubat 1980’de ODTÜ öğrencisi Sinan Suner’in katledilmesini protesto gösterisi nedeniyle gözaltına alınan 24 kişi arasında Erdal Eren de vardı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Eren tarihin belki de en hızlı yargılamasıyla 19 Mart 1980’de idama mahkum edildi. Devamı »

Toplam okunma (16332) Bugün(36) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , , , , , , , , , , , , ,

10
Eyl

Cemal SüreyaMilli ligin kuruluşundan sonra, doğal olarak, üç büyük kulübe Anadolu’dan yeni transfer akışı azalmaya başladı. Hatta, işin bir yerde sonunun geldiğini varsayanlar da var. En iyisi bunun kolay bir önyargı olduğunu söyleyerek konuya girmek.
Galatasaray taraftarı ayrık kişidir: çoğu zaman toplum içinde “ayrılmış”, ya da kendini “seçilmiş” sanan bir kişi. Köşeye itilmiş değil, ayrı düşmüş.
Roman kişisi.
Posterini Fenerbahçeli gibi başucuna koymaz; Beşiktaşlı gibi arabasının camına yapıştırmaz. Hem posteri değil, albümü var onun: yastığının altında saklar. Albümünü kıskanır. Bu yönleriyle ilginçtir ve öbürlerinden hemen ayrılır.
Bütün Fenerbahçelilerin ve bütün Beşiktaşlıların ortalaması alınabilirse, ortalama yurttaşın profili çıkar karşımıza. Devamı »

Toplam okunma (11567) Bugün(4) Son okunma tarihi (21 October 2014)

, , , , ,

Arşivler