Bu Kategorideki Konular

29
Eki

Stephen HawkingModern bilimin doğuşunu Galileo kadar belki de hiç kimse etkilememiştir. Felsefenin temelinde Katolik Kilisesiyle olan ünlü çelişkisi yatmaktadır, çünkü Galileo, insanın, dünyanın nasıl işlediğini kavramayı umabileceğim ve üstelik bunu, gerçek dünyayı gözlemleyerek elde edebileceğini ileri süren ilk kişiydi.
Galileo, Kopernik’in kuramına (gezegenlerin güneş etrafında döndüğü kuramı) ta baştan beri inanmaktaydı, ama ancak, bu görüşü doğrulayacak tanıtları bulduktan sonra yaygın olarak desteklemeye başladı. Kopernik’in kuramına ilişkin İtalyanca (normal olarak kullanılan akademik Latince değil) yazılar yayınladı ve görüşleri kısa bir süre içinde üniversite dışında da geniş destek gördü. Bu, Aristocu profesörleri çileden çıkartarak, Katolik Kilisesini, Kopernik’in düşüncelerini yasaklamaya ikna etmek üzere Galileo ‘ya karşı birleşti. Devamı »

Toplam okunma (8169) Bugün(13) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , , , , ,

26
Eki

“Tekellerin barbarlığını yıkmadık mı?” diye haykırıyor ikiyüzlüler. “Dünyanın uzak bölgelerine uygarlık taşımadık mı? Halklar arasına kardeşlik getirip savaşların sayısısnı azaltmadık mı?” Evet, bunların hepsini yaptınız – ama nasıl Tek büyük temel tekel, mülkiyet, daha serbestçe ve kısıntısızca iş görebilsin diye küçük tekelleri yokettiniz. Aşağılık açgözlülüğünüzün yayılması için yeni alanlar kazanmak üzere yeryüzünün ücra köşelerini uygarlaştırdınız. Halklar arasına kardeşlik getirdiniz – ama bu kardeşlik hırsızların kardeşliğidir. Savaşların sayısını azalttınız – barış zamanında daha da büyük olan bütün kârları kazanmak için, bireyler arasındaki düşmanlığı, alçakça rekabet savaşını son kertesine dek şiddetlendirmek için! Genel çıkarlar ile bireysel çıkar arasındaki karşıtlığın saçmalığının bilincinden hareketle, ne zaman salt insanlığınızla bir şey yaptınız ki? Çıkarınız olmaksızın, kafanızın içinde ahlak-dışı, çıkarcı güdüler kurmaksızın, ne zaman ahlaklı oldunuz ki? Devamı »

Toplam okunma (19724) Bugün(23) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , , ,

22
Eki

Ali Şeriati

Marx’ın “Mülkiyet, güç kazanma etkenidir.” Şeklindeki görüşü, tarihin bu hassas anında, doğru anlaşılması için doğru yansıtılmalıdır. Şu anlamda ki işin başlangıcında, mülkiyeti bireye özgü kılan etken güç ve kudretti. Güç, bireysel mülkiyeti yarattı. Bireysel mülkiyetse güce süreklilik ve silah verdi; onu yasal, doğal ve meşru kıldı.
Özel mülkiyet, tek parça toplumu ortadan ikiye böldü. Temel, sahiplenme ve bireysel mülkiyet üzerine kurulduğunda, zahitlik edecek, gerçek ve gereksinim duyduğu kadarıyla yetinecek hiç kimse yoktur. O zaman, bu gereksinimin miktarını kendisi belirlemelidir! Devamı »

Toplam okunma (14912) Bugün(1) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , , , ,

11
Eki

rojavaRojava Demokratik Özerk Yönetimi Yasama Meclisi, 6 Ocak Rojava’nın Amûdê kentinde toplanarak “Toplumsal Sözleşme”yi (Anayasa) kabul ediyor. Demokratik Özerk Yönetim üç kantondan (Cizîr, Kobanê, Efrîn) oluşur . Sözleşmede Cizîre Kantonu’nda 3 resmi dil (Kürtçe, Arapça, Süryanice) belirlenirken, bölgedeki tüm diğer dillerin öğretilmesi de karar altına alınıyor. Qamişlo, Demokratik Özerk Yönetimi Cizîre Kantonu’nun merkezi olarak tarif edilerek, Kürt, Süryani, Ermeni, Çeçen, Müslüman, Hıristiyan ve Ezidîlerin  ortak yönetimi  ile idare edilmesi karara bağlanıyor.
Yüzde 40 kadın kotasının uygulandığı Rojava Anayasası’nda, kadınlar, gençler ve Süryaniler için pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Tüm kurumlarda kadın – erkek eşbaşkanlık sistemi getiriliyor. Cinsler arası her türlü ayrımcılık yasayla ortadan kaldırılıyor. Çocukların çalıştırılması ve evlendirilmesi yasaklanıyor. İşçi hakları korunuyor. Güvenlik, istikrar ve ücretsiz eğitim her vatandaşın hakkı olarak tanımlanıyor. Çevrenin korunmasına öncelik veriliyor.
Söz konusu anayasayı 34 yıldır yönetildiğimiz 12 Eylül darbesinin faşist anayasasıyla kıyaslamanız için yayınlıyoruz. Devamı »

Toplam okunma (9618) Bugün(5) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, ,

09
Eki

Norbert EliasMedeniyet hiçbir zaman tamamlanmış değildir ve sürekli olarak tehlike altındadır. Tehlike altındadır, çünkü medeni davranış standartlarının korunması, görece istikrarlı bir bireysel özdisiplin düzeyi gibi belirli koşulları gerektirmektedir. Bu koşullar da karşılık olarak, mal ve hizmetlerin tedariki, alışılmış bir yaşam standardının korunması ve özellikle de toplumsal edilginleştirme -yani, çatışmaların devlet aracılığıyla şiddete dayalı olmaksızın giderilmesi- gibi özel toplumsal yapılarla ilişkilidirler. Ancak toplumun içeriden edilginleştirilmesi, daima toplumsal yaşamın normal olayları arasında yer alan ve edilginleştirici kurumların çözmeye çalıştığı toplumsal ve kişisel çatışmaların tehdidi altında bulunmaktadır. Gizli ön kabullere bağlı olarak, toplumsal yaşamdaki bu fiziki şiddet sorunu -edilginleştirme ile şiddet arasındaki gerilim sorunu- çoğu kez gözlemlenebilir bağlamlara gereken özeni göstermeyen bir biçimde incelenmiştir. Şu iki yaklaşımı alın. Devamı »

Toplam okunma (9719) Bugün(23) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , , , , , , , , ,

02
Eki
Kurban tasviri
Aşağıda Kur’an’da ‘kurban’ ile ilgili ayetlerin bir haritasını çıkardım. En çok bilinen meal (Diyanet) ile Kur’an’ın Arapçasını karşılaştırdım. Doğrular ve yanlışlar kendi araştırma ve bilgilerime göredir.
Bizim işimizin “gönüller fethetmek” değil; “zihinler açmak” olduğunu hatırlatırım. Malum bu işin bedeli ağır, sabrı zor ve fakat meyvesi tatlıdır.
Bakın ortaya nasıl bir sonuç çıktı.

Devamı »

Toplam okunma (8815) Bugün(1) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , , , , , ,

01
Eki

Seyh BedreddinCennet, esasında melekût âleminden ibarettir. Âdem aleyhisselam buradan çıkıp, yoğunlaşarak yeryüzüne aldığı şekille inmiştir. Âhiret işleriyle ilgilenen bilginler, âhiret yolu için gerekli olan bilgileri kitap ve sünnetten öğrendiler. Fıkıhla uğraşan bilginler de, dünya işlerine dair bilgileri ve alım satımlara dair meseleleri yine, o kitaplar ve sünnetten elde ettiler. Kişi, âhiret yoluna dair bilgileri elde etmek isterse, âhiret konularını ele alan kitapları incelemelidir. Fıkıh konularına dair bilgileri elde etmek istiyorsa, o halde, fıkıh kitaplarını okumalı ve incelemelidir. Biri kalkıp, ben de kitap ve sünnetten yararlanarak bu bilgileri, âhiret ve fıkıh işleriyle ilgilenen bilginlerin eserlerini gözden geçirmeden elde edebilirim; onlar insandı, ben de insanım derse, doğru olmaz ve bu düşünce ömrü boşa harcamaktan başka bir işe yaramaz. Âhiret yolu da böyledir. Devamı »

Toplam okunma (25) Bugün(0) Son okunma tarihi (01 November 2014)

, , ,

Arşivler