Yaşadığı bölgede tanınan bir halk ozanının oğlu olarak 1956`da Dersim- Hozatta doğdu. Düğün ve eylencelerde saz, seman ve cümbüş çalan, Kürtçe, Zazaca şarkılar, Türkçe türküler söyleyen babasından etkilendi. Küçük yaşta müzikle ilgilenmeye başladı. Kürt – Alevi Müziği ile iç içe olan bir evde büyüyen Baran, 6-7 yaşında davul çalar, 12 yaşında ise saz çalma ya başlar. Orta Okulu Elazığda okur, Elazığ Halkevi ile iliski kurar. Lise döneminde burada tiyatroda ve foklör çalışmalarında yer alır. Siyasi nedenle 1973 ten Elağız’da okuldan uzaklaştırılır.
Ali Baran, 1973 yılında Almanya’ya gider. ilk defa 1976 `da Hozatta sahne de Kürtçe Türkü okur. Sonrasında polisin takibinden kurtulmaz, bir kaç defa içeri alınır. 1977 yılında Diyarbakırda Dilan sinamasında verdiği Kürtçe konserden sonra tutuklanır. Bir süre hapiste kalır. 1978`de Almanya’ya kaşmak zorunda kalır. Karlsruhede Üniversitesinde kimya okur. 1982 Askeri darbe`de ilk 12 kişiyle (M.Demirag, S.Yurdatapan ve bazı sendikacılar) birlikte vatandaşlıktan çıkarılır.
1992 den sonra Baran Alman Pasaportuyla 14 yıllık sürgünden sonra M.Demirag – S.Yurdatapan ile birlikte Türkiye’ye gelir.
‘Lo ware’ (1981), ‘Deriye Hepisxane’ (1984), ‘Ey Dersime’ (1987), ‘Helepçe u Zindan’ (1989), Çene Çene (1992) ‘Deste ma’ ve ‘Evina me’ (2000) adlarında çıkmış sekiz albümü var.
Dersim’in kültürel dokusunu müziğine yansıtarak özgün bir renk katan sanatçı Ali Baran 9. albümü Teberik’te daha önceki albümlerinde olduğu gibi Kurmancı, Zazaki ve Türkçe eserler seslendirmiş. Teberik ile Ali Baran topraklarından kopanların yaşadığı hasreti ve hüznü müziğine yansıtarak
terk edilmiş topraklara manevi bağımlılığını dile getiriyor. Bu bağlılığı geleneksel müzik öğelerine sadık kalarak sürdürmeyi amaçıyor. Albümün adını ise; eskiden beri ziyaret ve kutsal olarak kabul edilen türbelerden alınan bir tutam toprakğa (yada taşa) verilen “Teberik” sözcüğünden alıyor. Temelde geleneksel müzik üzerine çalışmalar yapan sanatçı bu albümde geçmiştekilerden farklı olarak Mikail Aslan ile birlikte çalışmış.
Ali Baran- Askin divanesi
Ali Baran; “İnanç gereği sevgililer karşılıklı teberik yiyip ayrılmayacaklarına, aşklarına bağlı kalacaklarına yemin edip sözleşirler. Yine kavgalı olanlar büyükleri tarafından kutsal ziyaretlerin içine getirilip teberik yedirilip mutlaka barıştırılırlar. Bu sözleşmelerde, yeminlerde Munzur, Sarısaltık, Düzgün Baba, Ağuiçen, Sultan Xidir tanık olarak kabul edilir” diyor.