Karadeniz müziğini dinleyenlerin dikkatini çeken Aydoğan TOPAL, ilk Albümü “Heyyamo” ile daha faza dinleyiciye ulaşmayı amaçlıyor. Bu çalışma ile karadeniz müziğini farklı boyutlara taşıyıp dinleyicilerin beğenisine sunuyor.
Heyyamo Söz & Müzik. Anonim, Aydoğan Topal
Uzakta Söz & Müzik. Aydoğan Topal
Hayde Biglazat Söz & Müzik. Aydoğan Topal
Arde3uk Söz & Müzik. Aydoğan Topal, Ersin Makar
Tıkkına Ekaperi Söz & Müzik. Aydoğan Topal
Nçaiş Birapa Söz & Müzik. Hasan Xelimişi
Oy Benin Sevduceğum Söz & Müzik. Maçkalı Hasan Tunç
Ayağında Çoraplar Söz & Müzik. Mustafa Sırtlı
Ordunun Işıkları Söz & Müzik. Anonim
Siyox Söz & Müzik. Anonim, Aydoğan Topal
Bir Dünya Bir Pencere Söz & Müzik. Anonim
Laz asıllı halk müziği sanatçısı Birol Topaloğlu, 1965 yılında Rize’nin Pazar ilçesi Suçatı (Lazca adı: Apso) köyünde doğar. Gaziantep ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan ve bir süre elektronik mühendisliği yaptıktan sonra amatörce sürdürdüğü müzik çalışmalarını geliştirmeyi amaçlar. Geleneksel Laz müziği yapmak uğruna eğitimini aldığı mesleğinin tamamen bırakır.
10 yaşında ağabeyinin vasıtasıyla bağlamayla tanışması ve öğrenmesine karşın yaşı ilerledikçe geleneksel Laz entrümanları yönelerek tulum ve kemençeyi çalmaya başlar.
Otantik Laz müziğini oldukça başarılı yorumlayan Birol Topaloğlu, albümlerinde annesinin kardeşi için yaktığı ağıtlarıda albümleriyle dinleyicilerine sunmaktadır. Sanatçının Heyamo (1997), Aravani (2000) ve Ezmoce (2007) ve Destani adlı yayınlanmış 4 albümü bulunuyor.
Kazım Koyuncu: “Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve bir çok güzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, devirler değişebilir, şimdi dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra üstelik bütün kötülüklerine rağmen unutulabilirler.”
Kazım Koyuncu, Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Sugören Köyü’nde 10 Mayıs 1972′de doğdu. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, “üstadım” dediği, “Kemençeci Yaşar” lakabı ile tanınan Yaşar Turna’nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul’a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden siyasi sebeplerle ayrıldı. 1992 yılında profesyonel müzik hayatına atıltı. 2004′ün sonlarında sanatçıya akciğer kanseri teşhisi konuldu uygulanan tedavinin cevap vermemesi sonucunda 25 Haziran 2005′de, 33 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirerek aramızdan ayrıldı.
Kazım Koyuncu’nun genç yaşta kaybı, toplumcu duyarlılığı, devrimci tavrı ile toplumun ezilen kesimlerini, Laz dilinin tanınmasına yaptığı katkılardan dolayı Laz halkı, çevre sorunları konusunda gösterdiği duyarlılığın yanısıra alçakgönüllü, samimi ve hümanist kişiliğiyle kalbini kazandığı büyük halk kitleleri tarafından büyük bir üzüntüyle karşılandı. Cenaze törenine ülkenin yer yerinden binlerce kişi katıldı.
musicwebtown.com
Dinlemekte olduğunuz ikinci solo albüm ”Hayde” sanatçının büyük bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
Kazım Koyuncu, Kanser olduğunu öğrendikten sonra yaptığı bir konuşmada şunları söylüyordu;
“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”
Müzik kariyeri
1992′de henüz 20 yaşında iken Ali Elver le “Dinmeyen” adlı özgün müzik grubunu kurmuş ve profesyonel müzik hayatı başlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock’tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başlamıştır.
1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurmuştur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995′te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998′de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.
Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardıktan sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan popüler TV dizisi Gülbeyaz’ın [3]hem müziklerini yapınca yurt çapında tanınmıştır. Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırlamıştır..
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmış, Nisan 2004′te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile popülaritesini arttırmıştır.
Ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başlamış ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu’nun hayat hikâyesinin yanısıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç’ın yaptığı “Şarkılarla Geçtim Aranızdan” belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.
Kâzım Koyuncu (November 7, 1971 in Hopa, Artvin Province, Turkey – June 25, 2005 in Istanbul, Turkey) was a Turk-Laz folk-rock singer, song writer, and activist.
An ethnic Laz, Koyuncu recorded songs in a number of languages spoken along the northeastern Black Sea coast of Turkey, as well as the language of Laz. He was the founder and singer of Zuğaşi Berepe (“The Children of the Sea” in Laz), a folk rock group founded in 1993. Following the group’s break-up in 2000, Koyuncu went on to record two solo albums, Viya! in 2001 and Hayde in 2004, which proved to be extremely popular across Turkey and also in Georgia.
He died during treatment for lung cancer in 2005. Although strongly denied by Health Minister Recep Akdag, it is generally assumed that the Chernobyl disaster was the cause of Koyuncu’s cancer, a sentiment shared by many locals and referenced twice in Fatih Akın’s film, The Edge of Heaven.
Besides Turkish, he is most famous for having sung in Lazuri, but his albums also contain several songs in Armenian, Homshetsi, Georgian and Megrelian. He also fought for nature and was against the construction of a nuclear reactor at Sinop on the northern Black Sea coast of Turkey. He was a well-known activist in environmental and cultural issues, and other things that were at risk and needed awareness and protection in Turkey.
Etimolojik olarak antik Yunancadaki deniz kelimesinden ismini alan Helesa, karadeniz halklarının müziğini özgün ve aslına uygun biçimde icra eden gruplardan biridir. Solisti Ayşenur Kolivar, Birol Topaloğlu, Kazım Koyuncu, Gökhan Birben gibi günümüz karadeniz müziğinin en önemli sanatçıylarıyla çalıştı.
Karadenizde varolan kültür çeşitliliği içerisinde hem birlikte üretmeyi hem de paylaşmayı amaç edinen Helesa, Karadeniz kültürlerini paylaşmanın ifadesi olarak grubuplarını bu ismi seçtiklerini belirtiyor.
www.musicwebtown
Grup Üyeleri: Ayşenur Kolivar (vokal), Ender (akordion) Onur (vurmalılar) Muhammet (vokal) Fatih (bass) Hüseyin (vokal) Kenan (vokal, panduri) Vivi (gitarlar) Ulaş ( kemençe, tulum) Onur (kemençe, tulum)
Helesa, yaptığı müzik çalışmaları hakkında şunları söyliyor; “Kültürümüzün popülerleşmeye ve medyatikleşmeye başladığı bir döneme denk gelen sahne çalışmalarımızda, yörede zaten popüler olan türküleri icra etme kolaycılığına kaçmadan, kültürümüzün hakettiği emeği vererek icra etmeye özen gösterdik. Neden daha sık sahneye çıkmadığımızı soranlara, hem gerçekten paylaşmaya değer ürünler üretmenin hem de bunları hakkıyla icra edecek ortamları bulmanın o kadar kolay olmadığını söylemek durumundayız. Bugün Türkçe, Lazca, Hemşince, Pontus Rumcası, Megrelce ve Gürcüce türküler içeren repertuarımızı ve yorumlarımızı geliştirmek konusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
1952 yılında doğan Fuat Saka, İstanbul’da resim, Fransa ve Almanya’da müzik eğitimi aldı. 12 telli gitar, akustik gitar, bas gitar, buziki, davul, keyboard, mix, perkusyon, produktör, ritm saz gibi birçok müzik entrümanını iyi derecede kullanabilen sanatçının toplam 21 albümü var.
Söz yazarlığı ve beste de yapan sanatçı, içinde Kürtçe albümlerinde bulunduğu birçok albümün düzenlemesini de yaptı.
İlk albümünü 1982 yılında “Yıkılır Zulmün Son Kaleleri”, bir yıl sonra da “Ayrılık Türküsü” albümünü çıkardı. bir takim politik nedenlerle 20 yıl surgun yasadı. Bu yıllarda Almanya, Fıransa ve Danimarka’da yerli ve yabancı çok sayıda müzisyenle çalıştı.
Özelikle “Lazutlar” serisiyle tanınmaya ve sevilmeye başlanan sanatçı, serinin üçüncü albümü olan “Lazutlar III”ü 2002 yılında dinleyicisine ualaştırdı. Yaptığı müziklerle bir kültür elçisi gibi çalışan Saka, uluslararası bir çok solo konser verdi ve Almanya, Fransa, Danimarka ve Türkiye’den birçok müzisyenle çalıştı. Müzik hayatını İstanbul – Hamburg – Paris üçgeninde sürdüren sanatçının grubu Alman, Amerikalı, Gürcü ve Azerbaycanlı müzisyenlerden oluşuyor.
Yaşamınızda yer edecek farklı renkler sesler cafrande.org’ta İlknur Yakupoğlu, İsmail Türüt ve türlü tüccarlar tarafından hızla yozlaştırıp pazarlayanlara karşı Karadeniz müziğinin kendine özgü sadeliği ile yayla yollarında söylenen göç şarkılarını, ağıtlarını, oturak kaidelerini derleyerek son albümü “Keyvan”‘da da kimi zaman kederli, kimi zaman coşkulu ve buğulu bir sesle ulaştırıyor bize. ”Uzaklar Yakın Oldu” adlı ilk albümünde Fuat Saka ile çalışan Yakupoğlu’nun bu ikinci albümünde elinden bırakmadığı kemençesiyle horonlar ve ağıtlar kendi kökleri üzerinde üzerinde yükseltiyor.
İlknur Yakupoğlu
Trabzon Tonya’da 10 kardeşli kalabalık bir ailede dünyaya geldi. İlkokulu bitirince, kendi çabasıyla bağlama çalmayı öğrendi. Kemençe sanatçısı ağabeyi Muhammet Yakupoğlu’ndan kemençe çalma tekniklerini üzerine eğitim aldı. 93- 94 yılları arasında Ankara Büyükşehir ve Yenimahalle Belediyesi Halk Müziği Koroları’na katıldı.
Daha sonra, Kültür Bakanlığına bağlı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Topluluğu bünyesinde gerçekleştirilen yurt içi ve yurt dışı konserlerinde yer aldı. 98–99 yılları arasında Karadeniz müziği yapan bir meslektaşıyla kaset çalışması yaptı. Bu süreçte yöreye (karadeniz) özgü kemençe çalma ustalığını otantik özellikleriyle beraber öğrendi.
Kemençe çalabilen ve çaldığı kemençe eşliğinde türkü söyleyebilen sanatçılardan biri olan İlknur Yakupoğlu, Saldım Dağlara Atı, Ben Denizde Bir Gemi, Yar Ağlama, Sanki Dünyanın Yükü… gibi çalışmalarıyla, popüler müzik anlayışına karşı, halkın folklorik söz değerlerini bulup ortaya çıkarmaya çalıştı.
İlknur Yakupoğlu’nun ilk müzik albümü ” Yakınlar Uzak Oldu” Fuat Saka’nın prodüktörlüğünde hazırlanan “Eski Günler, Karayağız, Kukuvak, Çıra Gibi, Şekere Benzer, Bile Gezelim, Uruba, Yazuk Emeklerime, Mahalle,Yaylacılar, Kadırga.” adlı ezgilerin yer aldığı albümü geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
ikinci albümü KEYVAN’da ise:” Ağaç, Felek, Kara Yılan, Kemençe, Nenem, Of Of, Selam Söyleyin, Tonya Horon Havası ve Uy Bağa da Gidelim adlı şarkılar yer alıyor.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Ermenicenin Hemşimce* lehçesi ile şarkılar söyleyen Karavan popüler Hemşin halk müziklerinden topladığı ”First Hamshenian” adlı albümü, Ermeni Hemşin Bilimsel, Enformasyon ve Kültür Merkezi ile yerel yardım organizasyon desteği ile ortaya çıkan bir çalışma.
musicwebtown.com Karavan – First Hamshenian (Perviy Amshenskiy): 01. Ari, ari yavriges 02. Al aylugh 03. Sra bar 1 04. Sra bar 2 05. Amman doktor 06. Chobni erke 07. Mek, ergu, erek, chors 08. Of-of 09. Topal bar 10. Dzapik bar 11. Tikko bar 12. Titremya
* Hemşince
Homşetsi ya da Homşetsi lizu “Hemşin Dili” olarak da bilinen arkaik bir Ermenice olup, Ermenice’nin Batı (İstanbul) lehçesinin içerisinde değerlendirilir. Batı Ermenice’nin kuzey şivesi olarak da yorumlanır. Ancak en doğru tanımıyla Hemşince bir Batı Ermenice’nin lehçesidir.
Doğu Karadeniz’de kendilerini Hemşinliler olarak adlandıran Müslümanlaşmış Ermenilerce konuşulur. Ancak bazı Hemşinliler, kenilerinin ayrı bir Müslüman halk olduğunu iddia edip Ermeniler ve Ermenice ile olan akrabalıklarını kabul etmezler. Ve kendilerini Hemşinliler olarak adlandırırlar.
Hemşin lehçesi, Türkiye’de başta Artvin’in Hopa ilçesindeki Laz köyleri içinde kalan bazı köylerde yoğun olmak üzere, Borçka ilçesi ve bazı muhacirlerce Batı Marmara’da dil adaları şeklinde konuşulur. Bunun dışında 1915 Olayları (Sözde Ermeni Soykırımı)’ndan sonra sürgüne giden Hemşinlilerce; Abhazya’nın özellikle Gagra kentinde, Rusya’nın da Stravropol oblastında yaşayan halk tarafından konuşulur. Tahminî konuşucu sayısı birkaç yüz bindir. Türkiye’de 40.000 kadar insanca konuşulur.
Yazımı için Türkiye’de Türk alfabesi, Rusya ve Abhazya’da Kiril alfabesi ve Ermenistan’da araştırma mâhiyetinde Ermeni alfabesi kullanılmaktadır.
- Artvin Hopa 1970 doğumlu Yaşar Kabaosmanoğlu, Beyoğlu Metropol Müzik’ten çıkardığı albümü Rakani (Yüksektepe) ile karşınızda. Yörede “Bizim Yaşar” adıyla tanınan sanatçının bu albümünde ağırlıkla yok olmaya yüz tutmuş Hemşince, Lazca, Gürcüce ve Türkçe Karadeniz ezgileri bulunmakta. Karadeniz müziğinin yöresel enstrümanları Tulum, Kemençe, Kaval vs. ve vurmalı çalgıların ön planda olduğu albümün yönetmenliğini Aytekin Ataç üstlenmiş. Yaşar Kabaosmanoğlu Yüksek Tepe anlamına gelen “Rakani” adlı bu albümde, Karadeniz’in geleneksel müziğinden esinleniyor ve özgün yönüne sadık kalarak icra ediyor müziği. Daha önceleri Kardeş Türküler ile birlikte çalışmış olan Aytekin Ataç tarafından aranjesi yapılan albümde, geniş bir halk müziği mozaiği görülüyor.
Ataç’ın müzikal tarzının hakim olduğu “Rakani”de, Kabaosmanoğlu’nun kendisine ait bir bestesinin dışında Xasan Xelemişi’nin Kazım Koyuncu tarafından düzenlemesi yapılan bir bestesi de yer alıyor. Geriye kalan tüm parçalar anonim. Albümde Kazım Koyuncu tarafından düzenlemesi yapılan diğer bir parça da “Baba”. Hemşin halk şarkısı ezgisi olan bu parçayı Kazım Koyuncu, hastalığını öğrenmeden önce hazırlığını yaptığı yeni albümünün repertuarına almıştı. Parçaların değişik halkların müziğinden seçilmesine bağlı olarak enstrümanlarda da daha geniş bir yelpazeye sahip olan albümde Karadeniz ve Anadolu geleneksel enstrumanları ile şarkılar icra edilmiş.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Anadolu’nun yok olmaya yüz tutmuş etnik müziklerini toparlayarak geniş bir arşiv oluşturan Kalan Müzik, bu kez 1930′lu yıllarda Pontusluların kendi sesinden kaydedilen şarkılarından oluşan önemli bir albüme imza atıyor. Yaptığı arşiv çalışmaları nedeniyle Hollanda’dan “Prince Claus” gibi önemli bir ödülü almaya hak kazanan Kalan Müzik, arşivlerine eklediği ve Melpo Merlie Müzik Folklor Arşivi Dostları’nın hazırladığı “Pontus Şarkıları/ Songs of Pontus” adlı bu albümle beraber özel bir kitapcık veriliyor.
Karadeniz’den Yunanistan’a giden Pontusluların şarkılarının yer aldığı bu albüm daha öncede Yunanistan’da çıktı. Albümde 1930′lu yıllarda yapılan araştırmalarda kayda alınan Doğu Karadeniz’e ait 62 şarkı yer alıyor. Yıllar öncesinden kaydedilen ve günyüzüne çıkan bu şarkıların sözleri her ne kadar anlaşılmasada, müzikler ve sesler kulağa yabancı gelmiyor. Müzikseverler bu albümle, yıllar önce bu topraklarda beraber yaşadığı ve zorunlu sürgüne gönderilen, Pontus halkının kendi yöresel enstrümanlarından söylediği şarkılara kulak verecek. 1930′lı yıllarda Melpo Merlie ve araştırma ekibi Karadeniz bölgesine giderek, burada 104 şarkı kaydederler. Kaydettikleri şarkılardan 82’si Doğu Karadeniz Bölgesi’ne, 24′ü Kafkasya’ya, 32’si Trabzon ve çevresine, 26’sı da Gümüşhane bölgesine ait. Geriye kalan 22 parça ise Batı Karadeniz Bölgesi’nden derlenmiş. Gün ışığına çıkan şarkılar Yapılan bu çalışmada, Yunan halk müziği literatürünün alışagelmiş şarkılarının dışında, ilk defa gün ışığına çıkan şarkılar da yer alıyor. Geleneksel Yunan müziğinde rastlanılan güfte çeşitleri dışında albümde, özellikle ‘İamviko’ denilen 15 heceli güfteler ağırlıkta olup, Yunan adaları ve ana kara bölgeleriyle benzerlik gösteriyor.
Yöreninin müzik aletlerinden davul, zurna, kaval ve üç telli kullanan pontuslar, küçük telli kemençe kullanıyorlar. Pontus kemençesi tamamıyla kendine özgü çalma tekniği ile kendini gösteriyor. CD ile birlikte çıkan özel kitapta, Melpo Merlie ve Dimitris Laukopoulos’un öncülüğünde yapılan kayıtlar sırasında müzisyen ve şarkıcıların kendi anlatımlarından derlenmiş biyografileriyer alıyor. Albümde sesleriyle yer alan isimlerin hemen hemen hepsi Karadeniz’de doğmuş, sürgün hayatı yaşamış; bazıları ise şu anda hayattalar. Kitapta, Pontus halk danslarının yanında, CD’de bulunan şarkılarla ilgili kısa bilgiler ve Pontus danslarına ilişkin resimlerde bulunuyor.
CD-1
01- Kirk Kirmizi Elma – Lazikon (Enstrümantal) (2:54) 02- Evin Çok Küçük (1:09) 03- Uyudugum Yerde Ana (3:06) 04- Ölürsem Ana (3:07) 05- Güvercin Uçarken (1:42) 06- Senin Için Kiz (1:48 ) 07- Yeni Yil Sarkisi (1:10) 08- Annecigim (0:50) 09- Kilisede Ayin Yapilir (2:36) 10- Lemona (1:32) 11- Günes Anasina Gidiyor (2:02) 12- Zeytin Gözlüm (3:26) 13- Timisman (3:29) 14- Sanki Küçük Çocuksun (3:26) 15- Ugurlama (3:28 ) 16- Agit (3:24) 17- Sera Dansi (2:36) 18- Size Kimi Gördügümü Anlatayim (3:09) 19- Kiz Çagir Beni (3:30) 20- Bu Gece Bir Rüya Gördüm (3:39) 21- Santa Dansi (3:26) 22- Yalniz Yanni Ve Kurtadam (3:15) 23- Kil Köprüsü (3:20) 24- Ben Kizimi Toprak Onu… (3:17) 25- Bir Yildiz Dogdu (1:41) 26- Enstrümantal (1:52) 27- Aleksios’un Hikayesi (1:24) 28- Yusuf’un Hikayesi (1:05) 29- Yemen’in Öyküsü (3:01)
CD-2
01- Bir Zamanlar Santa’da 02- Bir Gün Hareket Ettim 03- Haber Verip al beni Kızım 04- Nişanlanana Ne Mutlu 05- Kraliyet Yollarında 06- İsa doğuyor 07- Aziz Vasil Geliyor 08- Aşk Olsun 09- Güneşin Kalesi 10- On iki Yaşında Deliknalı olsam 11- Kurban Olayım Sana MEryem ana 12- Çimende Oturuyorum 13- Bugün Pazar 14- Türk Muhacir Türküsü 15- Ağıt 16- Beni Hasatalık bitirecek 17- Maçka Uzun Havası 18- Ne olup bitiyor 19- Tonya Havası 20- Kars Havası 21- Zamanın az Olsun 22- Harman Dalı 23- Kromni’nin Aya Teodorisi’nde 24- Gel Uykum 25- Akritas Tarla Sürerken 26- Kocanın Ruhu İçin 27- Ana Uzak Tepede 28- On İki Yaşında Delikanlı olsam 29- Kıl Köprüsü 30- Enstrumental 31- Uzun 32- Ev Kadını Teyze 33- Enstrumental
Katkıda Bulunanlar Mastering: Yannis Hristodoulatos Prodüktör: Markos F. Dragumis Prodüktör: Thanasis Moraitis Yayına Hazırlayan: Thanasis Moraitis Yayına Hazırlayan: Markos F. Dragumis Metin Yazarı: Markos F. Dragumis Metin Yazarı: Dimitris Loukopoulos Metin Yazarı: Hristos Samouilidis Türkçe Çeviri: Anna Kondu Türkçe Çeviri: Vula Berber Koordinasyon: Stelyo Berber Restorasyon: Yannis Hristodoulatos Müzikolojik Analiz: Markos F. Dragumis Şarkı: İoannis Haralambidis Şarkı: Ksanthippi İosiffidou Şarkı: Athina Korsavidou Şarkı: Vasilis Papantoniou Şarkı: Nikos Tiftikidis Şarkı: Vasilis Yfantidis Şarkı: Nikos Halivoopoulos Prodüksiyon: Melpo Merlie Müzik Folklor Arşivi Dostları Mastering: Athens Mastering Grafik Tasarım: Arternatif Baskı: FRS Matbaacılık Telif Hakları: Müzik Folklor Arşivi Fotoğraf Arşivi: Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Restorasyon: Athens Mastering
Enstrumanlar Karadeniz Kemençe: İoannis Haralambidis Karadeniz Kemençe: Nikos alivoopoulos Karadeniz Kemençe: Nikos Tiftikidis Karadeniz Kemençe: İoannis Orfanidis Karadeniz Kemençe: Theodoros Mistakopoulos Tulum: Georgios Halkidis Tulum: Georgios Paraskeuopoulos Kaval: Georgios Panayotidis Kaval: Eustathios Mihailidis
Karadeniz Kültürünü tanıtmayı, çeşitli coğrafyalara ulaştırmayı ve bu yöreye ait ezgilerin unutulmasını veya deforme edilmesini engellemek amacı ile bir araya gelmiş, Lazcada “değirmen” anlamına gelen KARMATE ismi ile yola çıkan sanatçılardan oluşuyor. Grup, yozlaştırılan kültürleri ve dillerini özüyle yaşatmak için kendi köklerine bağlılığı ile üreterek, benimseyerek Türkçe, Lazca, Megrelce, Gürcüce, Hemşince, Rumca … şarkılara kendi dilleriyle sahip çıkıyor. Bir taraftan geçmişi aydınlatmaya öte taraftan bölgenin kültürel geleceğini güçlendirmeye çalışıyor.
Albüme Şevval Sam, İsmail Hakkı Demircioğlu, Efkan Şeşen, Bayar Şahin, Erdal Bayrakoğlu, Fatih Yaşar, Fatih Reyhan, Aydoğan Topal, Yasemin, Eylül Duru, Harun Topaloğlu ve Yaşar Kabaosmanoğlu vokalleri ile renk katıyor. Karmate, albümü hazırlarken Laz kültürüne katkılarıyla bilinen İsmail Avcı Bucaklişi’nın arşivinden de yararlanmış.
MusicWebTown.com
Resul DİNDAR ( Vokal ), Oktay ÜST ( Kemençe, Vokal ), İsmail AVCI İsmanaşi ( Tulum ), Gökhan ÖZKAN ( Akordion, Vokal), Muhterem SUR ( Buzuki, Lavta, Bağlama ), Eshat ALPKAYA – Aliş ( Klasik Gitar ), Yıldırım YALÇINKAYA ( Bas Gitar ) ve Ömür ARSLAN ( Perküsyon ) dan oluşan Karmate Grubu’nun ilk albümü Kalan müzik etiketi çıktı.
Nani albümünde yer alan ezgiler
Başındaki Çember (Vokal: Şevval Sam), Kara Duman (Vokaller: İsmail Hakkı Demircioğlu, Yaşar Kabaosmanoğlu, Fatih Yaşar, Aydoğan Topal, Yasemin, Eylül Duru), Atma Türkü (Vokaller: Efkan Şeşen, Erdal Bayrakoğlu, Bayar Şahin, Fatih Reyhan), Lazuri Nani – ‘Lazca Ninni’ (Vokal: Şevval Sam), Vardalı (Vokaller: Aydoğan Topal, Harun Topaloğlu); Yayla Çiçeği, Ninnay Gülüm, Atabarı (Vokal: Efkan Şeşen), Gene aldı bi merak (Yorumlayan: Şevval Sam), Skan Maskvama, Senin güzelliğin, Ayna ayna ellere, Sular akar doldurur (Vokal: İsmail Hakkı Demircioğlu)
Nani albümünün prodüktörlüğünü Hasan SALTIK yaparken, İsmail Hakkı Demircioğlu, Erdal Bayrakoğlu, Bayar Şahin, Şevval Sam, Engin Arslan, Osman Aktaş, Müslüm Karaduman, İberya Özkan, Kenan Yaşar, Yaşar Kabaosmanoğlu, Stilianos Flikos, Aydoğan Topal, Harun Topaloğlu, Fatih Yaşar, Fatih Reyhan, Ömer Aykut, Eylül Duru, Yasemin Kuru, Behçet Türkekul, Tamer Baki Küçükada, Tuncay Korkmaz, Alpaslan Türer, Mahir Kesgin, Mehmet Yöntem gibi sanatçı dostları da Karmate’nin bu güzel çalışmasına vokalları ve enstrümanlarıyla destek verdiler..
Karmate üretimi, paylaşımı ve emeği simgeliyor
Karmate (Karmaûe), Lazcada su değirmeni anlamına geliyor ve üretimi, emeği, karşılıksız yardımlaşmayı simgeliyor. Karmate Grubu üyeleri de üretim, paylaşım ve melodileri yeniden harmanlayıp öğüterek geniş kitlelere ulaştırmak amacı ile yola çıkmış. ”Karadeniz kültürünün müziğini icra edebilmek, özveri, en önemlisi sorumluluk gerektirir” diyen KARMATE, akustik enstrümanlarla ezgilerin hassas yapılarını bozmadan yorumluyor
Türküler kardeştir…
”Karadeniz kültürünün müziğini icra edebilmek, özveri, en önemlisi sorumluluk gerektirir” diyen KARMATE ,tozlu raflarda unutulmuş bant kayıtlarını, Karadenizli halk ozanlarının ezgilerini ( Türkçe, Lazca, Megrelce, Gürcüce,Hemşince,Rumca … ) gün ışığına çıkarmayı, bu melodileri yeniden harmanlayıp öğüterek akustik enstrumanlarla hassas yapılarını bozmadan evrensel boyutta sizlere sunmayı kendine bir hedef olarak koyuyor.
Karmate; dillere,kültürlere sahip çıkıldığında ve yarınlara daha da güçlendirerek taşınması başarıldığında,onları yok etmeye çalışanların karşısında asıl tehdit oluşturulacağı inancını benimsemektedir ve bu inancı daima canlı tutmaktadır.