Etimolojik olarak antik Yunancadaki deniz kelimesinden ismini alan Helesa, karadeniz halklarının müziğini özgün ve aslına uygun biçimde icra eden gruplardan biridir. Solisti Ayşenur Kolivar, Birol Topaloğlu, Kazım Koyuncu, Gökhan Birben gibi günümüz karadeniz müziğinin en önemli sanatçıylarıyla çalıştı.
Karadenizde varolan kültür çeşitliliği içerisinde hem birlikte üretmeyi hem de paylaşmayı amaç edinen Helesa, Karadeniz kültürlerini paylaşmanın ifadesi olarak grubuplarını bu ismi seçtiklerini belirtiyor.
www.musicwebtown
Grup Üyeleri: Ayşenur Kolivar (vokal), Ender (akordion) Onur (vurmalılar) Muhammet (vokal) Fatih (bass) Hüseyin (vokal) Kenan (vokal, panduri) Vivi (gitarlar) Ulaş ( kemençe, tulum) Onur (kemençe, tulum)
Helesa, yaptığı müzik çalışmaları hakkında şunları söyliyor; “Kültürümüzün popülerleşmeye ve medyatikleşmeye başladığı bir döneme denk gelen sahne çalışmalarımızda, yörede zaten popüler olan türküleri icra etme kolaycılığına kaçmadan, kültürümüzün hakettiği emeği vererek icra etmeye özen gösterdik. Neden daha sık sahneye çıkmadığımızı soranlara, hem gerçekten paylaşmaya değer ürünler üretmenin hem de bunları hakkıyla icra edecek ortamları bulmanın o kadar kolay olmadığını söylemek durumundayız. Bugün Türkçe, Lazca, Hemşince, Pontus Rumcası, Megrelce ve Gürcüce türküler içeren repertuarımızı ve yorumlarımızı geliştirmek konusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
ODTÜ’de Elektrik-Elektronik mühendisliği eğitimi alan sanatçı, doğup büyüdüğü coğrafyaya ait müziğin bilimsel kriterlere kavuşması ve gelişmesi için yıllardır büyük çaba harcadı. Çalışmalarıyla Karadeniz ve Laz müziğinin önemli isimleri arasında yer aldı ve yöresine ait müzik kültürünü arabesk ve pop’a bulaştırmadan gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir yer edindi.
Birol Topaloğlu ilk olarak 1997 yılında Heyamo isimli albüm çalışmasıyla müzikseverlerin karşısına çıktı, ardından 1999 yılında Metropol Müzik bünyesinde, çeşitli sanatçıların yer aldığı ortak bir çalışma olan Salkım Söğüt isimli albümde yer aldı; ikinci solo albümünü ise 2000 yılında yine Kalan Müzik’ten Aravani ismiyle çıkardı. 2001 yılında yine Kalan Müzik çalışması olan Lazeburi Arşiv-Derlemeler albümünü hazırladı. Bunun dışında gerek tulumu, gerek sesiyle çeşitli albümlerde konuk sanatçı olarak yer aldı.
BİROL TOPALOĞLU-KARDEŞ TÜRKÜLER
Dünyanın her yerinde müzikseverlerin ve Karadenizlilerin ilgisini çeken Topaloğlu, derlediği ve geleneksel yapıya sadık kalarak düzenleyip yorumladığı müziği ile birçok uluslararası festivalde yer alarak büyük beğeni topladı. Böylece Karadeniz ve Laz müziğini dünyaya tanıttı.
24 Haziran 2007’de çıkan Ezmoce adlı yeni albümde altı Türkçe, sekiz Lazca; iki tane de Megrelce olmak üzere on altı eser alıyor
Geleneksel yayla-yol ezgileri, tulum eşliğinde horon havaları ve yöre kültüründe önemli bir yere sahip olan destanın yanı sıra; Didou Nana şarkısı bu albümde bestekarı Nana Belkania ile birlikte düet yaparak seslendirmiş, anonim olarak bilinen bu şarkının gerçek sahibinin bilinmesine katkı sağlamıştır. Bilindiği gibi Didou Nana şarkısı 1997 yılında ilk kez Birol Topaloğlu’nun Heyamo albümünde yer almıştı.
Ezmoce’de şarkıların birçoğunun düzenlemesi sanatçının kendisine ait. 1970’lerde söylenen Karadeniz’in Tara Saçını Tara şarkısı Kemal Sahir Gürel’in düzenlemesi ve Birol Topaloğlu’nun yorumu ile albüme nostaljik bir renk katarak sevenleri ile tekrar buluşuyor.
Diğer albümlerden farklı olarak bu albümde tabla ve dijiridu gibi dünya müziğinde önemli yerlere sahip enstrümanlar kullanıldı. Ayrıca Megrelce aşk şarkısı olan Margaluri Oropa ile Karkalaki şarkısı Gürcistan-Tiflis’te kaydedildi.
Karadeniz etnik müziğinin arabesk ve pop(üler) müziğe mahkum edenlere karşı Kazım Koyuncu Fuat Saka ve Birol Topaloğlu gibi sanatçıların yanında ver alan Volkan Konak 1967 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi, Devlet Konservatuarına girdi.
1988 yılında konservatuarı bitirip aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde Sosyal Bilimler master eğitimine başladı. Karadeniz müziğini evrensel müzik formlarıyla buluşturarak, özgün bir yapıda yeniden şekillendiren Volkan Konak, ilk albümü Efulim’i 1993 yılında çıkardı. Albüm müzikseverlerin beğenisini ve ilgisini kazandı daha sonra 1994 yılının ekimayında gelirmisin benimle adlı albümünü hazırladı.
1993 yılından bu yana albüm çalışmalarında yaklaşık elli adet bestesini sergilemiş ve bu çalışmalar sonunda gazeteciler cemiyeti, çeşitli vakıf ve dernekler tarafından yılın sanatçısı seçildi. 1997 yılınıda politika dergisi tarafından yılın en iyi müzik sanatçısı seçildi. Volkan Konak’ın 1993 yılında ürettiği bir bestesinin tüm dünya hakları kuzey müzik prodüksiyon ile fransız prodüktör Alain Finet tarafından yapılan sözleşme sonucunda alain finet tarafından satın alındı. Bu beste İspanyolca olarak tüm dünyada yayınlanmak üzere single olarak çıkarılacaktır.
……….
1-Herkesin Bir Derdi Var 2-Gardaş Kazım Koyuncu’ya 3-Vasiyet Nazım Hikmet 4- Karıma Mektup Nazım Hikmet 5-Eledim Eledim Nazım Hikmet 6- Che 7 -Ela Ela Leose 8- Hastane Önünde 9- Gül Ektim 10- Penceresi Önünde 11- Dido 12- Zigana Dağları 13- Gurbetçilerin Türküsü 14- Ben Seni Sevdiğimi 15- Gelevera Deresi 16-Ayşem Destanı 2 17- Nefesim Nefesine 18- Oy Trabzon
-
Şevval Sam’ın “Karadeniz” adını verdiği ikinci albümü etnik Karadeniz türkülerinden ve Şevval Sam ‘ın Kazım Koyuncu ile Gülbeyaz dizisinde seslendirdiği şarkılardan oluşuyor. “Sek” adlı ilk albümünde Sanat Müziğini başarılı bir şekilde icra eden Şevval Sam, bu albümde ise sesi ve müziği ile Karadeniz türkülerini söylemekteki ustalığını gözler önüne seriyor. [Albümü aşağıdan dinleyebilirsiniz.]
Sanatçı Leman Sam’ın küçük kızı olan Şevval Sam 11 Kasım 1973 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünü bitirdi. Sanatçının bu albüm dışında “Sek 2007″ adlı şeçilmiş eserlerden oluşan bir sanat müziği albümü, birde World Music tarzında dünyanın değişik yerlerinden çeşitli gruplarla düetler yaptığı “İstanbul Secret’s” adlı albümü daha var.
MusicWebTown.com
Alternatif dinleme
Albüm içeriği: Hey Gidi Karadeniz – Ander Sevdaluk – Bu Dünya Bir Pencere – Sirlarumi Söyledüm – Dertliyim Kederliyim – Çay Elinden Öteye – Ahmedum – Potpori – Alim – Trabzon – Karardi Karadeniz – Giresun Kayıkları – Oy Benim Sevdiceğim – Ben Seni Sevdugumi – Gelevare Deresi – O Vay Beni Ağlarum http://www.dailymotion.com/videox77pav
Sonbahar Filmi Fragmanı
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Anadolu’nun yok olmaya yüz tutmuş etnik müziklerini toparlayarak geniş bir arşiv oluşturan Kalan Müzik, bu kez 1930′lu yıllarda Pontusluların kendi sesinden kaydedilen şarkılarından oluşan önemli bir albüme imza atıyor. Yaptığı arşiv çalışmaları nedeniyle Hollanda’dan “Prince Claus” gibi önemli bir ödülü almaya hak kazanan Kalan Müzik, arşivlerine eklediği ve Melpo Merlie Müzik Folklor Arşivi Dostları’nın hazırladığı “Pontus Şarkıları/ Songs of Pontus” adlı bu albümle beraber özel bir kitapcık veriliyor.
Karadeniz’den Yunanistan’a giden Pontusluların şarkılarının yer aldığı bu albüm daha öncede Yunanistan’da çıktı. Albümde 1930′lu yıllarda yapılan araştırmalarda kayda alınan Doğu Karadeniz’e ait 62 şarkı yer alıyor. Yıllar öncesinden kaydedilen ve günyüzüne çıkan bu şarkıların sözleri her ne kadar anlaşılmasada, müzikler ve sesler kulağa yabancı gelmiyor. Müzikseverler bu albümle, yıllar önce bu topraklarda beraber yaşadığı ve zorunlu sürgüne gönderilen, Pontus halkının kendi yöresel enstrümanlarından söylediği şarkılara kulak verecek. 1930′lı yıllarda Melpo Merlie ve araştırma ekibi Karadeniz bölgesine giderek, burada 104 şarkı kaydederler. Kaydettikleri şarkılardan 82′si Doğu Karadeniz Bölgesi’ne, 24′ü Kafkasya’ya, 32′si Trabzon ve çevresine, 26′sı da Gümüşhane bölgesine ait. Geriye kalan 22 parça ise Batı Karadeniz Bölgesi’nden derlenmiş. Gün ışığına çıkan şarkılar Yapılan bu çalışmada, Yunan halk müziği literatürünün alışagelmiş şarkılarının dışında, ilk defa gün ışığına çıkan şarkılar da yer alıyor. Geleneksel Yunan müziğinde rastlanılan güfte çeşitleri dışında albümde, özellikle ‘İamviko’ denilen 15 heceli güfteler ağırlıkta olup, Yunan adaları ve ana kara bölgeleriyle benzerlik gösteriyor.
Yöreninin müzik aletlerinden davul, zurna, kaval ve üç telli kullanan pontuslar, küçük telli kemençe kullanıyorlar. Pontus kemençesi tamamıyla kendine özgü çalma tekniği ile kendini gösteriyor. CD ile birlikte çıkan özel kitapta, Melpo Merlie ve Dimitris Laukopoulos’un öncülüğünde yapılan kayıtlar sırasında müzisyen ve şarkıcıların kendi anlatımlarından derlenmiş biyografileriyer alıyor. Albümde sesleriyle yer alan isimlerin hemen hemen hepsi Karadeniz’de doğmuş, sürgün hayatı yaşamış; bazıları ise şu anda hayattalar. Kitapta, Pontus halk danslarının yanında, CD’de bulunan şarkılarla ilgili kısa bilgiler ve Pontus danslarına ilişkin resimlerde bulunuyor.
CD-1
01- Kirk Kirmizi Elma – Lazikon (Enstrümantal) (2:54) 02- Evin Çok Küçük (1:09) 03- Uyudugum Yerde Ana (3:06) 04- Ölürsem Ana (3:07) 05- Güvercin Uçarken (1:42) 06- Senin Için Kiz (1:48 ) 07- Yeni Yil Sarkisi (1:10) 08- Annecigim (0:50) 09- Kilisede Ayin Yapilir (2:36) 10- Lemona (1:32) 11- Günes Anasina Gidiyor (2:02) 12- Zeytin Gözlüm (3:26) 13- Timisman (3:29) 14- Sanki Küçük Çocuksun (3:26) 15- Ugurlama (3:28 ) 16- Agit (3:24) 17- Sera Dansi (2:36) 18- Size Kimi Gördügümü Anlatayim (3:09) 19- Kiz Çagir Beni (3:30) 20- Bu Gece Bir Rüya Gördüm (3:39) 21- Santa Dansi (3:26) 22- Yalniz Yanni Ve Kurtadam (3:15) 23- Kil Köprüsü (3:20) 24- Ben Kizimi Toprak Onu… (3:17) 25- Bir Yildiz Dogdu (1:41) 26- Enstrümantal (1:52) 27- Aleksios’un Hikayesi (1:24) 28- Yusuf’un Hikayesi (1:05) 29- Yemen’in Öyküsü (3:01)
CD-2
01- Bir Zamanlar Santa’da 02- Bir Gün Hareket Ettim 03- Haber Verip al beni Kızım 04- Nişanlanana Ne Mutlu 05- Kraliyet Yollarında 06- İsa doğuyor 07- Aziz Vasil Geliyor 08- Aşk Olsun 09- Güneşin Kalesi 10- On iki Yaşında Deliknalı olsam 11- Kurban Olayım Sana MEryem ana 12- Çimende Oturuyorum 13- Bugün Pazar 14- Türk Muhacir Türküsü 15- Ağıt 16- Beni Hasatalık bitirecek 17- Maçka Uzun Havası 18- Ne olup bitiyor 19- Tonya Havası 20- Kars Havası 21- Zamanın az Olsun 22- Harman Dalı 23- Kromni’nin Aya Teodorisi’nde 24- Gel Uykum 25- Akritas Tarla Sürerken 26- Kocanın Ruhu İçin 27- Ana Uzak Tepede 28- On İki Yaşında Delikanlı olsam 29- Kıl Köprüsü 30- Enstrumental 31- Uzun 32- Ev Kadını Teyze 33- Enstrumental
Katkıda Bulunanlar Mastering: Yannis Hristodoulatos Prodüktör: Markos F. Dragumis Prodüktör: Thanasis Moraitis Yayına Hazırlayan: Thanasis Moraitis Yayına Hazırlayan: Markos F. Dragumis Metin Yazarı: Markos F. Dragumis Metin Yazarı: Dimitris Loukopoulos Metin Yazarı: Hristos Samouilidis Türkçe Çeviri: Anna Kondu Türkçe Çeviri: Vula Berber Koordinasyon: Stelyo Berber Restorasyon: Yannis Hristodoulatos Müzikolojik Analiz: Markos F. Dragumis Şarkı: İoannis Haralambidis Şarkı: Ksanthippi İosiffidou Şarkı: Athina Korsavidou Şarkı: Vasilis Papantoniou Şarkı: Nikos Tiftikidis Şarkı: Vasilis Yfantidis Şarkı: Nikos Halivoopoulos Prodüksiyon: Melpo Merlie Müzik Folklor Arşivi Dostları Mastering: Athens Mastering Grafik Tasarım: Arternatif Baskı: FRS Matbaacılık Telif Hakları: Müzik Folklor Arşivi Fotoğraf Arşivi: Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Restorasyon: Athens Mastering
Enstrumanlar Karadeniz Kemençe: İoannis Haralambidis Karadeniz Kemençe: Nikos alivoopoulos Karadeniz Kemençe: Nikos Tiftikidis Karadeniz Kemençe: İoannis Orfanidis Karadeniz Kemençe: Theodoros Mistakopoulos Tulum: Georgios Halkidis Tulum: Georgios Paraskeuopoulos Kaval: Georgios Panayotidis Kaval: Eustathios Mihailidis
Kazım Koyuncu: “Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve bir çok güzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, devirler değişebilir, şimdi dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra üstelik bütün kötülüklerine rağmen unutulabilirler.”
Kazım Koyuncu, Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Sugören Köyü’nde 10 Mayıs 1972′de doğdu. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, “üstadım” dediği, “Kemençeci Yaşar” lakabı ile tanınan Yaşar Turna’nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul’a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden siyasi sebeplerle ayrıldı. 1992 yılında profesyonel müzik hayatına atıltı. 2004′ün sonlarında sanatçıya akciğer kanseri teşhisi konuldu uygulanan tedavinin cevap vermemesi sonucunda 25 Haziran 2005′de, 33 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirerek aramızdan ayrıldı.
Kazım Koyuncu’nun genç yaşta kaybı, toplumcu duyarlılığı, devrimci tavrı ile toplumun ezilen kesimlerini, Laz dilinin tanınmasına yaptığı katkılardan dolayı Laz halkı, çevre sorunları konusunda gösterdiği duyarlılığın yanısıra alçakgönüllü, samimi ve hümanist kişiliğiyle kalbini kazandığı büyük halk kitleleri tarafından büyük bir üzüntüyle karşılandı. Cenaze törenine ülkenin yer yerinden binlerce kişi katıldı.
musicwebtown.com
Dinlemekte olduğunuz ikinci solo albüm ”Hayde” sanatçının büyük bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
Kazım Koyuncu, Kanser olduğunu öğrendikten sonra yaptığı bir konuşmada şunları söylüyordu;
“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”
Müzik kariyeri
1992′de henüz 20 yaşında iken Ali Elver le “Dinmeyen” adlı özgün müzik grubunu kurmuş ve profesyonel müzik hayatı başlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock’tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başlamıştır.
1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurmuştur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995′te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998′de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.
Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardıktan sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan popüler TV dizisi Gülbeyaz’ın [3]hem müziklerini yapınca yurt çapında tanınmıştır. Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırlamıştır..
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmış, Nisan 2004′te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile popülaritesini arttırmıştır.
Ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başlamış ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu’nun hayat hikâyesinin yanısıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç’ın yaptığı “Şarkılarla Geçtim Aranızdan” belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.
Kâzım Koyuncu (November 7, 1971 in Hopa, Artvin Province, Turkey – June 25, 2005 in Istanbul, Turkey) was a Turk-Laz folk-rock singer, song writer, and activist.
An ethnic Laz, Koyuncu recorded songs in a number of languages spoken along the northeastern Black Sea coast of Turkey, as well as the language of Laz. He was the founder and singer of Zuğaşi Berepe (“The Children of the Sea” in Laz), a folk rock group founded in 1993. Following the group’s break-up in 2000, Koyuncu went on to record two solo albums, Viya! in 2001 and Hayde in 2004, which proved to be extremely popular across Turkey and also in Georgia.
He died during treatment for lung cancer in 2005. Although strongly denied by Health Minister Recep Akdag, it is generally assumed that the Chernobyl disaster was the cause of Koyuncu’s cancer, a sentiment shared by many locals and referenced twice in Fatih Akın’s film, The Edge of Heaven.
Besides Turkish, he is most famous for having sung in Lazuri, but his albums also contain several songs in Armenian, Homshetsi, Georgian and Megrelian. He also fought for nature and was against the construction of a nuclear reactor at Sinop on the northern Black Sea coast of Turkey. He was a well-known activist in environmental and cultural issues, and other things that were at risk and needed awareness and protection in Turkey.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Ermenicenin Hemşimce* lehçesi ile şarkılar söyleyen Karavan popüler Hemşin halk müziklerinden topladığı ”First Hamshenian” adlı albümü, Ermeni Hemşin Bilimsel, Enformasyon ve Kültür Merkezi ile yerel yardım organizasyon desteği ile ortaya çıkan bir çalışma.
musicwebtown.com Karavan – First Hamshenian (Perviy Amshenskiy): 01. Ari, ari yavriges 02. Al aylugh 03. Sra bar 1 04. Sra bar 2 05. Amman doktor 06. Chobni erke 07. Mek, ergu, erek, chors 08. Of-of 09. Topal bar 10. Dzapik bar 11. Tikko bar 12. Titremya
* Hemşince
Homşetsi ya da Homşetsi lizu “Hemşin Dili” olarak da bilinen arkaik bir Ermenice olup, Ermenice’nin Batı (İstanbul) lehçesinin içerisinde değerlendirilir. Batı Ermenice’nin kuzey şivesi olarak da yorumlanır. Ancak en doğru tanımıyla Hemşince bir Batı Ermenice’nin lehçesidir.
Doğu Karadeniz’de kendilerini Hemşinliler olarak adlandıran Müslümanlaşmış Ermenilerce konuşulur. Ancak bazı Hemşinliler, kenilerinin ayrı bir Müslüman halk olduğunu iddia edip Ermeniler ve Ermenice ile olan akrabalıklarını kabul etmezler. Ve kendilerini Hemşinliler olarak adlandırırlar.
Hemşin lehçesi, Türkiye’de başta Artvin’in Hopa ilçesindeki Laz köyleri içinde kalan bazı köylerde yoğun olmak üzere, Borçka ilçesi ve bazı muhacirlerce Batı Marmara’da dil adaları şeklinde konuşulur. Bunun dışında 1915 Olayları (Sözde Ermeni Soykırımı)’ndan sonra sürgüne giden Hemşinlilerce; Abhazya’nın özellikle Gagra kentinde, Rusya’nın da Stravropol oblastında yaşayan halk tarafından konuşulur. Tahminî konuşucu sayısı birkaç yüz bindir. Türkiye’de 40.000 kadar insanca konuşulur.
Yazımı için Türkiye’de Türk alfabesi, Rusya ve Abhazya’da Kiril alfabesi ve Ermenistan’da araştırma mâhiyetinde Ermeni alfabesi kullanılmaktadır.
Nikos Mihailidis “Horon ke Tragodia/Horon ve Türkü” adlı albümü yaparak, Yunanistan’a göçmüş karadeniz kökenli rumların (pontus) müziğini ilk kez derleyip bir araya toplayan genç bir müzisyen. İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesin’de master yapan Mihailidis müziğe ve geçmişine ilgisi, Yunanistan’ın bir dağ köyünde karadeniz’e özlem duyarak ölen dedesinden kalmış. Genel olarak Rumca ve Türkçe ezgilerden oluşan albüm bazı ezgilerde iki dil karışık kullanılmış. “Trabzon Horon Ke Tragodia” özelikle Rumca ile bozuk bir Türkçenin iç içeliği ve kemençenin kusursuz kulanılışı ile dikkat çekiyor. Kültürel anlamda müzikal yolculuğuna Yunanistan’da başlayıp Trabzon’a varan Mihailidis, geçmişin gizinde içindeki tutkuyu şöyle ifade ediyor :
“Kökleri tarihin derinliklerine uzanan Trabzon’u coğrafi bir bölgeden çok, bir yasam bicimi, yaşama ve ölume karsi bir tavir, akan zamana karşı devamlı bir direniş olarak gören ve bu coğrafyanin melodik ve ritmik yapısından etkilenen, kokularıyla renklerini tenlerinde taşıyan bu insanlara çok şey borçluyum. Onlar sayesinde Trabzon hala askın ölumle mücadelesinin şarkı, türkü ve dansta bulduğu ifadedir….”
Lela Tsurtsumia (Gürcüce: ლელა წურწუმია) (d. 1969, Tiflis), 1975-1986 yıllarında Tiflis’te okudu.. Güzel sesi ve müziğe olan ilgisinden ötürü konservetuvara girdi. Şota Rustaveli Tiyatro Enstitüsü, müzik ve sanat uzmanlığı bölümünü bitirdi. Asıl olarak Megrel kökenli bir Gürcistanlı olan şarkıcı, Samegrelo’nun Hobi kentinde yaşıyor.
İlk albümü 1999 yılında yayınlanan Lela, sonrasında birçok festivale katılarak 15 kadar ödülün sahibi oldu. Almanya, İsrail ve Rusya’da birçok konser verdi.
Hemen hemen çıkardığı her albüme bir Lazca şarkı koyan Lela Tsurtsumia “Ç’ut’a Ç’ani (Küçük Laz) isimli Lazca şarkısının internet üzerinden dolaşmaya başlanmasıyla Lela hem Gürcistan hemde Türkiye’de tanınsına , sevilmesine ve “Yamo Helessa” isimli 8 şarkıdan oluşan bir Lazca albüm çıkarmasına sebep oldu.
Önceki albümlerinde okuduğu bütün Lazca şarkıları bir araya getirip, Koçari adlı şarkının bir bölümünü de Türkçe sözüyle yorumladı.
“Yamo Helessa” isimli albüm içeriği: 1-Ç’ut’a Ç’ani(ჭუტა ჭანი) 2-Megruli P’op’uri 3-Koçari 4-Ma Si So Ggora 5-Yamo Helesa 6-Lazi Bozoş Birapa 7-Rakanis Xçe Dumani 8-Xorumişi(khorumishi) Birapa-Dovixoronat Mcveşuri
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı “ilk”ler cafrande.org’ta Daha önce sitemizde yer verdiğimiz Nikos Mihailidis’in (Kypourgos) “Trabzon Horon Ke Tragodia” (2001) isimli Karadeniz ve Pontus müziği sentez çalışmasından sonra 2006 yılında Kanadalı Cline Leigh ile birlikte, tamamı Giresun, Trabzon ve Rize ezgilerinden oluşan “Al Asha Bi Daha” adlı bu albümünü aşağıdan dinleyebilirsiniz.
Nikos Mihailidis: “Ben ne zaman kemençe çalsam dedem ağlardı. Biz acılarımızı, sevinçlerimizi, dertlerimizi kemençeyle anlatıyoruz. Zaten bir insan topraklarını kaybeder ve başka bir yerde yerleşirse o zaman vatan olarak hiçbir şey kalmaz, her zaman muhacir olur. Kemençe benim vatanım, anlıyor musun? Vatanı müziğine, kültürüne, horonlarına taşırsın. Şu anda benim durumum da aşağı yukarı böyle” diyor
Pontuslu Nikos Mihalidis’in ailesi Selanik’te, akrabalarının çoğununun izleri kaybolmuş ama bir kısmı Bafra, Sivas’ta yaşıyor. Selanik’te kendisiyle aynı adı taşıyan ve birkaç yıl önce ölen dedesinin «memleket hikâyeleri» ise capcanlı zihninde. Hikâyelerin izini sürerek yıllar sonra İstanbul’a gelen Nikos Mihailidis’in müzik yaşamında da dedesinin etkisi büyük.
Dedesi, Pontus isyanında sonra Osmanlı askerlerinden kaçarak dağlara çıkışını ardından bir gemiyle İstanbul’a oradan da Selanik’e yerleştiklerini anlatıyor. Dedesinin «Memlekette hiçbir şey kalmadı ne ev, ne para, bir tek kemençe kaldı» sözleri ise torun Nikos’un kemençe öğrenme aşkını kendi deyimiyle efsaneleştiriyor. Dedesinin bir gün elinde kemençeyle eve gelmesi küçük Nikos’un bütün hayatını değiştiriyor. Sabah akşam kemençeyle yatıp kalkan Nikos, Selanik’te bir kültür derneğinde 11 yaşlarında kemençe çalmayı öğreniyor.
musicwebtown.com
“Al Asha Bi Daha” albümü “Trabzon Horon Ke Tragodia” adlı albümüne göre daha hareketli, daha ritmik, Rumcanın yanında Türkçeye daha fazla yer verilmiş.
Albüm içeriği: 01 – Enan Astren Ekseven 02 – I Mana Kai O Kiris An Ki Thelne Se – Tepeler 03 – Ti Il To Kastron 04 – Giresun Karshilamasi 05 – O Prosopos Triantafillon 06 – O Pitikon-Chayeli’nden Oteyi 07 – Sarikiz-Hopa’dan Arhavi’dan 08 – To Korits Nt’egapana-Nerelisun Nereli 09 – Poion Rashin Kratei Vreshin 10 – As’oksokh Fanairountai I Foutsani Ta’spalon 11 – Me To Na Eimai Orfanos 12 – Ta Nikhtas Ontas Tragodo Afka So Parathiris 13 – Tromakhton Tonya 14 – Tsambasin 15 – Serra 16 – Fisera Trapenzountas