Bu Kategorideki Konular

30
Eki

Ernest Hemingwayİnsanlık tarihinin en önemli sanat eserleri tarihin dönüm noktaları denebilecek tarihsel zaman dilimlerinde ortaya çıkmıştır. Fransız devriminin ya da Rus devriminin peşi sıra çıkan eserler halen dünyada onlarca dilde milyonlarca insan tarafından okunmakta/izlenmektedir. Emperyalist savaşlar, devrimler ve karşı devrimlerin yüzyılı olan 20. asır bu anlamda en verimli dönemdir. Nice akımlar, yazarlar, şairler ortaya çıkmış; bir o kadarı da dünyanın dinamikliği karşısında kalıcı değerleri yaratamadıklarından yok olup gitmiştir. Devamı »

Toplam okunma (10063) Bugün(9746) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , ,

29
Eki

Albert-CamusKaranlık limandan resmi kutlamanın ilk fişekleri yükseldi. Kent uzun ve boğuk bir haykırışla selamladı fişekleri. Cottard, Tarrou, Rieux’nün sevdiği ve yitirdiği kadın ve erkekler, ölü ya da suçlu, hepsi unutulmuştu. Yaşlı adam haklıydı, insanlar hep aynıydı. Ama her acının ötesinde, onları birbirine bağlayan güçleri ve suçsuzluklarıydı ve Rieux bunu burada hissediyordu. Kuvveti ve süresi iki katına çıkan, çınlaması terasın altına kadar uzanan haykırışların ortasında, rengârenk ışık demetlen gökyüzünde çoğalarak yükselirken, Doktor Rıeux, susanların arasında yer almamak, o vebalılardan yana tanıklık etmek, onlara yönelik adaletsizliğe ve şiddete ilişkin en azından bir anı bırakmak ve felaketlerin ortasında neler öğrenildiğini, insanların içinde hor görülecek şeylerden çok, hayranlık duyulacak şeylerin bulunduğunu söylemek için burada son bulan anlatıyı kaleme almaya karar verdi. Devamı »

Toplam okunma (9540) Bugün(198) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , ,

28
Eki

milenaBak Milena, önemli olan görmek mi, yoksa, yazılı görmek mi? Meran’da yazdığın son mektuplardan birinde sözünü etmiştin bunun, karşılık vermeye vakit bulamamıştım.
O güç yolculuğa katlanmak için Robinson yarışmaya girmişti; başarısızlığa uğramış, bir sürü şey gelmişti başına… Ben yalnız seni yitirmemle düşüveririm Robinson’un durumuna. Gene de ondan çok ben Robinson sayılırım. Onun bir adası vardı, bir Cuma’sı, bir sürü şeyi daha. Gemisi de vardı, onu kurtaran, olup bitenleri bir düşe çeviren bir gemisi vardı onun… Benim hiçbir şeyim yok, adım bile yok… Onu bile sana verdim. Bu yüzden bir çeşit bağımsızlığım var sana karşı… Bağımlılık sınır tanımaz da ondan. “Ya hep, ya hiç” sözü, büyük bir söz! Ya benimsin, ya değilsin. Devamı »

Toplam okunma (6881) Bugün(58) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , , , ,

27
Eki

Cogito“Çok mutsuzum, galiba gün geçtikçe sizi daha çok seviyorum. Sizse artık bana eskiden gösterdiğiniz en basit dostluğu bile göstermiyorsunuz. Aşkımın son derece çarpıcı bir kanıtı var. Bu da sizinle birlikteyken içine düştüğüm, kendi kendime kızmama neden olan, ama bir türlü üstesinden gelemediğim sakarlık. Salonunuza gelene kadar cesaretim yerinde, ama sizi görür görmez titremeye başlıyorum. Sizi temin ederim ki başka hiçbir kadın uzun süredir bu duyguyu uyandırmadı bende. Öylesine mutsuz ediyor ki beni neredeyse artık sizi görmemek zorunda kalmayı ister oldum ve aldığım kararlara karşın her gün sizin evde bulunmamak için ihtiyatlı olmayı düşünmeye ihtiyacım var.” Devamı »

Toplam okunma (6877) Bugün(82) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , , , , , , , , ,

26
Eki

Lev TolstoyEğer mutlu ve rahat bir yaşımın tam ortasındayken, birdenbire yaşamayı sürdürmeye bir neden olmadığını, yaşamın anlamsız olduğunu düşünmeye başladıysanız, bu ne anlama gelebilirdi?
Tolstoy’un “İtiraflarım” isimli eserinden alınan bu pasajlar, böyle bir deneyimi tanımlamakta ve William James’in “Hasta Ruh” diye isimlendirdiği şeyin bir tablosunu çizmektedir.


“Yaşamım birden durdu.
Nefes alabiliyor, yemek yiyebiliyor, içebiliyor ve uyuyabiliyordum…
Ama içimde gerçek yaşam yoktu.
Devamı »

Toplam okunma (10679) Bugün(56) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , , ,

24
Eki

oguz-atayYatağa uzanıp yattığım ve bu satırları yazdığım anların dışında ne yaptığımın pek farkında değilim. Sokaklarda yürüyorum, bir masanın başına ulaşıp oturuyorum; parçalanmamak için çok yavaş yapıyorum bu hareketleri.
Çocukluğumda geçirdiğim çok ağır bir hastalıktan sonra yürümeyi unutmuşum. Hatırlıyorum: duvarlara tutunarak yürümeye çalışırdım.
Bugün de yollarda, duvarlara çarpmamak için büyük bir çaba gösteriyorum.
Küçük adımlarla yürümek isterdim kimsenin bana bakmayacağını bilsem.
Devamı »

Toplam okunma (7925) Bugün(14) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, ,

23
Eki

Furuğ Ferruhzad“Uyuduğum bu yerden deniz görünüyor. Denizin ortasında kayıklar var ve sonunun nerede olduğu belli değil. Eğer bu sonsuzluğun bir parçası olabilseydim o zaman istediğim her yerde olabilirdim… böyle bütünleşmek veya böyle devam etmek istiyorum. Topraktan her zaman beni cezbeden bir güç yükseliyor. Yükselmek veya ilerlemek benim için önemli değil. Yalnızca sevdiğim bütün şeylerle gömülmek istiyorum. Tamamen değişmesi imkansız bütün sevdiğim şeylerde gömülüp eriyeyim. Bana öyle geliyor ki sadece kaçmak, yok olmakla, değişimle, yitip gitmekle önemsiz bir şey olmakla aynı şey.”[1] Devamı »

Toplam okunma (8467) Bugün(28) Son okunma tarihi (30 October 2014)

, , , ,

Arşivler