Bu Kategorideki Konular

26
Kas

Sylvıa PlathBenim için, şimdi sonsuzdur, sonsuzsa durmadan değişir, akar erir. Hayatsa şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür. Ama yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorunda kalırsın. Tıpkı bir bataklık gibi… daha en başından umutsuz. Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum. Tıpkı benim yaptığım gibi, bir zamanlar, yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü. Ben şimdiyim ama biliyorum, ben de göçüp gideceğim. Zirvedeki o an, ani bir parıltı gelir ve seni alıp götürür, sonrası süregelen bataklık. Ama ben ölmek istemiyorum. Devamı »

Toplam okunma (2179) Bugün(2179) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , ,

25
Kas

DostoyevskiDünya edebiyatının değerini hiç yitirmeyecek üç başyapıtı olan Sophokles’in Kral Oidipus’u, Shakespeare’in Hamlet’i ve Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşleri’nde aynı konunun, baba katli motifinin işlenmesi pek rastlantı sayılamaz. Yapıtların her üçünde de öldürme eyleminin nedeni, yani kadın çevresinde dönen cinsel rekabet göz önüne serilir. Ama bu sergilemenin, konusunu Yunan söylencesinden alan Kral Oidipus’ta hepsinden açık yüreklilikle yapıldığı görülür. Burada öldürme eylemini gerçekleştiren kahramanın kendisidir henüz. Ancak, yumuşatma ve örtüp gizleme tekniklerine başvurmaksızın konu üzerine sanatsal açıdan üzerine eğilmek olanak dışıdır. Analizde amaçladığımız babayı öldürme isteğinin çıplak ve yalın itirafı, ruh çözümsel (psikanalitik) ön çalışmalar yapılmaksızın hastaların katlanabileceği bir şey değildir. Devamı »

Toplam okunma (9615) Bugün(21) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , , , ,

25
Kas

Furuğ FerruhzadEĞER AŞK VARSA ZAMAN AHMAKÇA BİR SÖZDÜR
Hayatımı kaybettiğimi hissediyorum… ve yirmi yedi yaşında bilmem gereken şeyden çok azını biliyorum. Belki de sebebi hiçbir zaman parlak bir hayatımın olmayışındandır. On yedi yaşında komik bir aşk ve evlilik gelecekteki hayatımın temellerini sarstı. Hayatta asla bir rehberim olmadı. Kimse beni fikren ve ruhen eğitmedi. Sahip olduğum şeyleri kendim elde ettim ve sahip olmadığım şeylere de sahip olabilirdim ama huysuzluklar, kendini bilmezlikler ve hayatın çıkmaz sokakları onları ulaşmama izin vermedi. Başlamak istiyorum. Devamı »

Toplam okunma (11509) Bugün(9) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , , ,

24
Kas

Virginia Woolf

Kulağa coşkulu gelen bir sesle, “sadece yazın demek istiyorum“, diyordu. “Sayfalar dolusu saçmalayın. Aptal olun, duygusal olun, Shelley’yi taklit edin; içinizden gelen her sese kulak verin; dilbilgisi kurallarını da, teknik ve biçimsel alanda bilinen tüm kurallarla beraber ihlal edin; dökün; devirin; kendi keşfiniz olan, olmayan her türlü kelimeyi kullanın, şiirsel bir biçimde, düzyazı bir metinde, ya da elinize geldiği gibi bir çırpıda yazılan anlamsız sözlerle öfkelenin, sevin, alay edin. Ta ki yazmayı öğrenene kadar.”
Belli becerileri kazanmak için de günlüğünü nasıl kullandığını anlatarak devam etti sözlerine. Betimleme, diyalog, hatta karakterlerini oluşturma çalışmaları ilk olarak bu sayfalarda kendini gösterirdi. Devamı »

Toplam okunma (13388) Bugün(22) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , , , ,

23
Kas

balzacBalzac’ın yapıtlarını anımsamak benim için tıpkı boş, sıkıcı bir vadide yürüyen yolcunun bir zamanlar geçtiği verimli, güzel bir diyarı anımsaması gibi hoş bir şey.
İlk Fransız kitabını okuduğumda on üç yaşındaydım. Bu, Edmond Goncourt’un Zemganno Kardeşler adlı kitabıydı ve sanatçıların, kendilerine karşı düşmanca bir merak duyan, dar, ruhu çirkinleştiren bir çevrede manevi yalnızlık kaderine mahkûm insanların dokunaklı öyküsünü anlatıyordu.
Bu güzel kitap, beni içerdiği insan hasretiyle heyecanlandırmış ve bana her zaman ruhunun en iyi yanlarını dünyaya sunan bütün insanlara karşı özellikle dikkatli, ilgili ve merhametli davranma düşüncesini aşılamıştı. Devamı »

Toplam okunma (8769) Bugün(0) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , ,

22
Kas

ömer hayyamÖlüm

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

Aslında Ömer Hayyam deyince pek çoğumuzun aklına “aşktan, şaraptan, eğlenceden” dem vuran dörtlükler (rubailer) gelir. Oysa O, neredeyse 9 asırdır unutulmayan şairliğinin yanı sıra bir bilim adamıydı.
Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (18 Mayıs 1048 – 4 Aralık 1131) İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronom. Devamı »

Toplam okunma (9279) Bugün(4) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , ,

21
Kas

Cemal Süreya Sevda Sözleri

.
Çıkarken yığılan basamaklar

Kaçı kaçıverirler inerken,
Beyaz sunağıyla gotik tapınak,
Eliniz sanki hep tırabzanda.

Bir şeyiniz olayım sizin,
Hani nasıl isterseniz,
Oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz;
Dünyanın bir ucuna
Birlikte gider miyiz?

Devamı »

Toplam okunma (9503) Bugün(5) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , , , , , ,

20
Kas

BukowskiYalnızlık, yalnız olduğunuz zamanlarla sınırlı değildir

Hiç yalnız hissetmedim kendimi.
Bir odada tek başıma kaldım, intiharın eşiğinde. Kendimi çok kötü hissettiğim oldu, ama hiçbir zaman birinin odaya girip kendimi daha iyi hissetmemi sağlayacağını düşünmedim? ya da birkaç kişinin.
Başka bir deyişle, yalnızlık beni hiçbir zaman rahatsız etmemiştir, çünkü yalnız kalmaya doyamam.
Ben kendimi insan dolu bir odada ya da tezahürat yapan seyircilerle dolu bir tribünde en yalnız hissederim. Devamı »

Toplam okunma (9516) Bugün(1) Son okunma tarihi (26 November 2014)

, , ,

Arşivler


more info