Bu Kategorideki Konular

21
Eki

Sabahattin AliKöprü’de, akşamüzerleri alışverişlerini yapıp paketlerini koltuklayan adamlara rastladıkça kendime sorardım: Senin neyin noksan? Neden? Neden sen evine bir şey götüremiyorsun? Neden borç alacak arkadaş veya olmayacak hülyalar peşinde koşmaktan başka elinden bir şey gelmiyor? Belki bunlar aslında o kadar feci şeyler değil… Belki yollarda gördüğüm insanların çoğu da benim gibi veya bana yakın vaziyette, fakat kafam her şeyi büyüten bir adese gibi… Oraya giren her şey, yünlü bir kumaş üzerine damlayan yağ lekesi gibi belli olmadan genişliyor, büyüyor… Başka bir şey düşünmek isteyince muvaffak olamıyordum… Devamı »

Toplam okunma (5869) Bugün(21) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , ,

20
Eki

Tomris UyarBir adın vardı senin, peşinde de üç büyük şair…
Tomris Uyar, 62 yaşında  ayrıldı aramızdan; ama arkasında öyle bir şiir demeti bıraktı ki, kıskanılası… Hayatına giren iki şair, yani sevdiği adam Cemal Süreya ile hayat arkadaşı, gözbebeği, eşi Turgut Uyar ve ‘onu hep uzaktan ve platonik bir tutkuyla seven’ Edip Cansever anıldığında, onun da adı geçer oldu.
Tıpkı öykücü olmasına rağmen, II. Yeni Şiir Akımı denildiğinde mutlaka adının geçmesi gibi… Kolay bir şey değil üç büyük usta şairin, Cemal Süreya aşkıyla yaşamak, onları yakasında madalya gibi taşımak. Allah’tan, “Tomris Uyar’ın yüreği öyle büyüktü ki, herkesle biraz paylaşmak istedi.” Devamı »

Toplam okunma (10489) Bugün(18) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , , , , , ,

19
Eki

Sait Faik AbasıyanıkBeyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşamış ne demektir, diye düşünüyorum: Belki bir, geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. Ama bu uzayan yaz, kışın gelmeyeceğine alâmet değil. Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek…
Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım. Herkes geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu. Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. Devamı »

Toplam okunma (16912) Bugün(16) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , ,

18
Eki

Halil CibranAşk Üstüne
Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk’ı soran sizler, Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir ?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden
bu ateş nedir ? Devamı »

Toplam okunma (16220) Bugün(12) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , , , ,

15
Eki

Delilik göreceli bir kavramdır. Hangimizin gerçekten deli olduğunu kim kesin olarak bilebilir? Central Park’ta üzerimde güve yenikli giysiler, yüzümde bir ameliyat maskesi, devrimci sloganlar atıp, isterik isterik gülerek dolaşırken, bu yaptıklarımın o kadar da mantık dışı olduğundan bugün bile emin değilim. Çünkü, sevgili okurum, ben her zaman, herkesin “New York sokak çılgını” dediği, o çöp tenekelerini eşeleyip alışveriş çantasını ip parçaları ve şişe kapaklarıyla dolduran tiplerden biri değildim. Hayır, ben bir zamanlar, yukarı Doğu Yakası’nda oturan, kahverengi bir Mercedes’le şehirde caka satan, üzerimde çeşit çeşit gözalıcı Ralph Laureen tüvitlerimle çok başarılı bir doktordum. Benim, yani üstün zekası ve amansız ters el vuruşlarıyla böbürlenen ve bir zamanlar tiyatro açılışlarında, Sardi’nin Yeri’nde, Lincoln Merkezi’nde, Hamptonlar’da sık sık rastlanan bir yüz olan Dr. Ossip Parkis’in, şimdi bazen sırt çantam ve fırıldak şapkamla, yüzümde bir karış sakal Broadway’den aşağı tekerlekli patenle kaydığıma inanmak ne kadar zor. Devamı »

Toplam okunma (10434) Bugün(10) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , , , , ,

13
Eki

DostoyevskiDostoyevski’de karşılaşılan nöbetlerin ne anlam taşıdığını bilmekteyiz. Nöbetler ölümü simgeliyor, ölüm korkuşuyla başlıyor, letarjik (atıl) uykulardan oluşuyordu. Henüz çocukken hastalık ansızın nedensiz melankoli nöbetleriyle sanatçı üzerine çullanıyor, sonradan dostu Solovyov’a anlattığı gibi hemen ölecekmişçesine bir duygunun ruhunda uyanmasına yol açıyor ve gerçekten de bu duyguyu, bildiğimiz ölüme tıpatıp benzeyen bir durum izliyordu… Kardeşi Andree’nin açıkladığına göre, Dostoyevski daha çocukluk yıllarında geceleyin yattığı zaman başkalarında öldüğü izlenimini uyandırabilecek bir uykuya dalacağından korkar, böyle durumda kendisini gömmeden beş gün beklemelerini kâğıt parçacıkları üzerine yazarak sağa sola bırakırdı. Devamı »

Toplam okunma (13136) Bugün(37) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , , , ,

13
Eki

Gabriel Garcia MarquezRomanda resmedilen, bitmeyecek gibi görünen iç savaş, doğrudan doğruya, Kolombiya’da 1885-1902 yılları arasındaki iç savaşlardan birine dayanmaktadır. Nitekim Albay Aureliano karakteri ile yazarın büyükbabasının, emrinde savaştığı General Rafael Uribe Uribe arasında pek çok benzerlik vardır. Uribe’in savaşı, romanda da yer alan, 1902’deki Neerlandia Antlaşması ile sona ermişti. 1900 ile 1928 yılları arasında Kolombiya’yı Boston’un birleşmiş Mahsul Toplama Şirketi devralmıştı. Ortaya çıkan işçi sorunu 7 Ekim 1928’de, 32.000 işçinin katıldığı toplu grevle sonuçlanmıştı. Bunun üstüne hükümet, işçilerle savaşmak üzere askeri birlikler gönderdi; 5 Aralık 1928’de Cienaga’da bir katliam yaşandı. Bu bilgilere ek olarak, romanı anlamamız açısından en önemli bilgiyse şu; yazarın ailesi ve kendisi de bu katliamın içindeydi. Devamı »

Toplam okunma (10487) Bugün(11) Son okunma tarihi (22 October 2014)

, , , , , , , ,

Arşivler